21. Hukuk Dairesi 2006/4334 E. , 2007/684 K. "" Mahkemesi : Ankara 2.İş Mahkemesi Tarih : 22.12.2005 Davacı, 3201 sayılı yasa uyarınca borçlanmasınan ve yaşlılık aylığının iptal edilemeyeceğinin tesbiti ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafında…
**21. Hukuk Dairesi 2006/4334 E. , 2007/684 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Ankara 2.İş Mahkemesi Tarih : 22.12.2005 Davacı, 3201 sayılı yasa uyarınca borçlanmasınan ve yaşlılık aylığının iptal edilemeyeceğinin tesbiti ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle davalı Kurumca muris Halil Toplu'ya fuzulen ödenen aylıklar nedeniyle davacının miras hissesine göre bir miktar borcu var ise de bu borcun bulunmasının davalı Kurumca davacıya ölüm aylığı bağlanmasına hukuki engel sayılamayacağına göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının murisi H.T.'ya davalı Kurumca 3201 sayılı Yasa gereğince yapılan borçlanma dikkate alınarak bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile davacıya 01.03.2003 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir. Gerçekten, taraflar arasında uyuşmazlık, temelde, yaşlılık sigortasından faydalanmak isteyen 3201 sayılı yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının yaşlılık aylığı koşullarından “yurda kesin dönüş koşulu’nun” bulunmadığının sonradan anlaşılması halinde, Kurumca uygulanacak işlem ve yaptırımlara ilişkin olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle; öncelikle, belirtilen koşul noksanlığının saptanması durumunda; Kurum hak ve yetkilerinin, gerek 3201 sayılı gerekse temel Yasa niteliğinde bulunan 506 sayılı Yasa açısından ortaya koymak yararlı olacaktır. Gerçekten, 3201 sayılı Yasa, kendisinden önce yürürlükte bulunan 2147 sayılı Yasa ile birlikte; yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarına; yurt dışında çalıştıkları süreleri, döviz karşılığı borçlanma ve buna bağlı yaşlılık sigortasından yararlanma hakkı vermiş ve bu kişilerin, yurt dışındaki ülke sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında sosyal güvenliklerine gerek kalmaksızın anayurt Türkiye’de sosyal güvenceye kavuşma hakkı tanımıştır. Böylece Türkiye’de çalışıp, belli bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunan Türk Vatandaşları ile yurt dışında çalışanların sosyal güvenceleri açısından bir farklılık kalmamıştır.