11. Ceza Dairesi 2012/8443 E. , 2013/12384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Her iki suçtan beraat Gerekçeli karar başlığında 10.03.2003 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin suça konu çekin tanzim tarihi olan 10.07.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I-Katılan vekilinin sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve
**11. Ceza Dairesi 2012/8443 E. , 2013/12384 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Her iki suçtan beraat Gerekçeli karar başlığında 10.03.2003 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin suça konu çekin tanzim tarihi olan 10.07.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I-Katılan vekilinin sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Katılan vekilinin sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sanığın uzun süre arandıktan sonra yakalanarak alınan savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, suça konu çeki... isimli bir müşterisinden sattığı malzeme karşılığında aldığını, çek arkasındaki birinci ciranta olan Aydınoğulları firmasını hatırlayamadığını, çeki kendisinden aldığı malzemelere karşılık olarak da arkasını cirolayarak katılana verdiğini belirterek, ... isimli şahsın adresini araştırıp mahkemeye bildireceğini beyan etmesine rağmen takip eden celseye katılmadığı gibi daha sonraki aşamalarda da bu şahsın adresini mahkemeye bildirmemesi, çeki kendisinden aldığını beyan ettiği... isimli şahsın cirosunun bulunmaması, suça konu çek aslı üzerindeki yazı, rakam ve imzaların aidiyetine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; sanıktan çeki kendisinden aldığını savunduğu... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgileri ile varsa bu şahısla aralarındaki çekin dayanağı olan alışverişe ilişkin fatura ve belgeleri mahkemeye bildirmesinin istenmesi, açık kimlik ve adresini bildirdiği takdirde...'ın tanık sıfatıyla celbi ile olaya ilişkin olarak beyanının alınması, sanığın duruşmada yazı ve imza örnekleri alınıp, varsa olay öncesine ait yazı ve imzalarını içerir belge asılları da bulundukları kurumlardan getirtilerek, suça konu çek üzerindeki yazı, imza ve rakamların aidiyeti hususunda usulünce bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.