12. Ceza Dairesi 2012/21735 E. , 2013/21003 K. Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/1-2. cümlesi, 43/1-2, 62/1, 51/1-3, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Oluşa ve dosya kapsamına göre; Devlet Hastanesinde laboratuvar teknisyeni olarak çalışan sanığın, bayan çalışanların k…
**12. Ceza Dairesi 2012/21735 E. , 2013/21003 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/1-2. cümlesi, 43/1-2, 62/1, 51/1-3, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Oluşa ve dosya kapsamına göre; Devlet Hastanesinde laboratuvar teknisyeni olarak çalışan sanığın, bayan çalışanların kıyafetlerini değiştirmek için kullandıkları dinlenme odasında bulunan kanepe üzerine, çantasına dik olarak dayayıp, bıraktığı kamera sistemi çalışır durumdaki cep telefonuyla, 2007 yılı Mayıs ayında katılan ...'nin ve aynı yıl Temmuz ayında katılan ...'nın, ancak rızaları kapsamında paylaşabilecekleri fiziksel mahremiyetlerine ilişkin görüntülerini kaydettiği, 31.08.2007 günü de, aynı mahiyette görüntü elde etmek amacıyla ve aynı şekilde cep telefonunu odada bırakan sanığın, katılanlar Bilgin ve Dudu'nun gizli çekim yapıldığını fark etmeleri nedeniyle görüntülerini kaydedemediği olayda, eylemlerin gerçekleştirilme şekli, yeri, eylemler arasındaki zaman dilimi ve dosya kapsamına göre, sanığın katılanlar ...'ya yönelik eylemlerinden dolayı TCK'nın 134/1-2. cümlesi gereğince iki defa; diğer katılanlar Bilgin ve Dudu'ya yönelik teşebbüs aşamasında ve zincirleme suç hükümleri kapsamında kalan eylemlerinden dolayı TCK'nın 134/1-2. cümlesi, 35, 43/2 yollamasıyla 43/1. maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken, sanığın katılanlara yönelik eylemlerinin tamamı zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek, sanık hakkında TCK'nın 134/1-2. cümlesi, 43/1-2. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle sanığa eksik ceza tayini; ayrıca, TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanunun 3/1. maddesi gereğince işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, TCK'nın 53/3. maddesinde, “...Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.” ve aynı maddenin 4. fıkrasında, “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş...kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” düzenlemelerine yer verilmiş olup, hakkında hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53/1-a, b, c, d maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.03.2013 tarih, 2012/2-1500-2013/95 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, güvenlik tedbiri niteliğindeki bu hususun, kazanılmış hakka konu olmaması nedeniyle, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirildiğinden, bozma sebebi olarak görülmemiş; sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına yönelik mahkemenin takdirinde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bu sebeple bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin savunma haklarının kısıtlandığına, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.