Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2926 E. , 2024/476 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2926 Karar No : 2024/476 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av.... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının davacılar tarafından davanın süre aşımı nedeniyle reddine…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2926 E. , 2024/476 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2926 Karar No : 2024/476 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av.... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının davacılar tarafından davanın süre aşımı nedeniyle reddine yönelik kısmının davalı Ankara Valiliği tarafından ise idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları...'ın 13/03/2016 tarihinde Ankara ... mevkiinde meydana gelen bombalı saldırıda yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranılan zararın genel hükümler kapsamında karşılanması gerektiği ileri sürülerek müteveffanın babası ... ve annesi ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi; kardeşi... için 10.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi ve 2.500.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, müşteki sıfatıyla ceza davasına müdahil olunduğu, ceza yargılamasının temyiz aşamasında devam ettiği, Danıştay içtihatlarında sürelerin başlangıcında eylemin idariliğinin öğrenildiği tarihin esas alınması gerektiğinin belirtildiği, eylemin idariliğinin söz konusu patlamanın terör saldırısı olup olmadığının ve eğer terör saldırısı ise idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti ile ortaya konulacağı, olayın bir terör saldırısı olduğunun ceza yargılaması sonucu verilecek mahkumiyet hükmü ile ortaya çıkacağı, aksi yorumun hak arama hürriyetinin ihlaline neden olacağı, 1 yıllık sürenin bu sebeple henüz işlemeye başlamadığı, yargılaması devam eden eylemde devletin sorumluluğu bulunup bulunmadığının da söylenemeyeceği, 5 yıllık süre dolmadan gerekli idari başvuruların yapıldığı, derin üzüntü ve elem içerisinde olan aileden olayın failleri dahi tespit edilmeden, Devletin sorumluluğu bulunup bulunmadığı anlaşılmadan, 1 yıl içinde idareye başvurmalarının beklenilmesinin hakkaniyetsiz olacağı, kaldı ki halen psikolojik tedavi gördükleri iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise idareleri lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, istinafa cevap dilekçesinin sunulduğu ve halen hukuki yardımın sürdüğü iddialarıyla davacılar tarafından temyize konu kararın davanın süre aşımı nedeniyle reddine yönelik kısmının, davalı Ankara Valiliği tarafından ise idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava, davacılar tarafından, yakınları...'ın 13/03/2016 tarihinde Ankara ... mevkiinde meydana gelen bombalı saldırıda yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranılan zararın genel hükümler kapsamında karşılanması gerektiği ileri sürülerek müteveffanın babası ... ve annesi ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi; kardeşi... için 10.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi ve 2.500.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Yargılama sürecinde, İdare Mahkemesince davalı idarelerden savunma alınmaksızın davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, akabinde davacılar tarafından 11/12/2020 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunulması üzerine anılan dilekçe 23/12/2020 tarihinde davalı Ankara Valiliğine tebliğ edilmiş, davalı Ankara Valiliğini temsilen Avukat ... tarafından 15/01/2021 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile davacıların istinaf başvurusuna karşı cevap verilmiş, temyize konu karar ile davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ancak davalı Ankara Valiliği lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu`nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 171. maddesinin 1. fıkrasında, avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip edeceği hükümlerine yer verilmiştir. Temyiz istemine konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 2021 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi`nin 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücretinin karşılığı olduğu; 3. maddesinin 1. fıkrasında, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı; 5. maddesinin 1. fıkrasında, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı; 21. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı kuralları yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu; 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize Konu Kararın Davanın Süre Aşımı Nedeniyle Reddine Yönelik Kısımının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Kararın Davalı Ankara Valiliği Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmemesine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, dava sonunda hüküm verilene kadar hangi aşamada olursa olsun davayı takip edip hukuki yardımda bulunan avukatın, asgari ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından çok olmamak üzere, bu hukuki yardımda bulunurken sarf ettiği emeği ve çabası da göz önünde bulundurularak belirlenecek avukatlık ücretine hak kazandığı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; temyiz eden davalı Ankara Valiliği vekili tarafından davacı tarafın istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunulduğu ancak temyize konu kararda davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, yukarıda da açıklandığı üzere davalı Ankara Valiliği'nin, vekili aracılığıyla istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesini süresinde dava dosyasına sunduğu anlaşıldığından, idare vekili bakımından 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinde yer verilen ''hukuki yardım'' koşulunun gerçekleştiği, bu nedenle de süre aşımı nedeniyle davanın reddine yönelik karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi ile sonuçlanan davada davalı Ankara Valiliği lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı Ankara Valiliği lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden temyize konu kararda bu yönüyle hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı Ankara Valiliğinin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının davanın süre aşımı nedeniyle reddine yönelik kısmının ONANMASINA, davalı Ankara Valiliği lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.