Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/326 E. , 2024/962 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/326 Karar No:2024/962 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ...A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... İşletme A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale ili, ... ilçesi, ... mevkinde bulunan Çan2 Ter…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/326 E. , 2024/962 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/326 Karar No:2024/962 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ...A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... İşletme A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale ili, ... ilçesi, ... mevkinde bulunan Çan2 Termik Enerji Santrali'nde (TES) yerli kömüre (linyit) dayalı olarak elektrik üretimi yapan davacı şirkete bildirilen ek teminat tutarına ilişkin olarak sunması gereken teminat tutarını tamamlamadığından bahisle Teminat Usul ve Esasları'nın 11. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca CAN2 TES'in sistem bağlantısının kesilmesine ilişkin ...tarih ve E-... sayılı ... Anonim Şirketi (...) işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin davacı şirketin ek teminat tutarını sunmaması gerekçesiyle tesis edildiği, davalı ...'ın savunma dilekçesinde ise, sistem bağlantısının hiç kesilmediği, ek teminat tutarının sunulması nedeniyle sistem bağlantısının sağlandığının bildirildiği, ayrıca ...'ın... tarih ve E-... sayılı Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (...) Genel Müdürlüğü'ne dağıtımlı yazısında da teminat tutarının tamamlandığından sistem bağlantısının sağlanmasının bildirildiği; Dava konusu sistem bağlantısının kesilmesi işleminin bir uygulama işlemi olduğu ve ek teminat tutarının sunulması gerekliliğinden kaynaklandığı, ek teminat tutarının sunulması gerekliliğinin ortaya çıkmasının ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul)... tarih ve ... sayılı kararından kaynaklandığı, bu karara karşı ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında açılan iptal davasında hukuka aykırılık iddialarının incelenebileceği; Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı işlemin hukuka aykırı olup olmadığının.... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında incelenmesi, dava konusu işlemin uygulanmamış olması ve ek teminat tutarının sunulması karşısında işlemin icrailiğinin ortadan kalktığı, işbu dava dosyasında esasa yönelik verilecek bir kararın uygulanması ve hukuk aleminde bir etki doğurma imkânının da kalmadığı anlaşıldığından, işbu davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdarî Dava Dairesi'nce; Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 27/02/2023 tarih ve E:2023/133, K:2023/184 sayılı; 10/07/2023 tarih ve E:2023/163, K:2023/534 sayılı; 25/09/2023 tarih ve E:2023/396, K:2023/546 sayılı kararları incelendiğinde, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce, idarî yargıda açılacak davalarda, davalı konumunda her zaman idare olması gerektiği vurgulanmış ve kamu tüzel kişiliğine haiz olmayan şirketlerin hasım olarak gösterildiği bu nitelikteki davalarda işlemin niteliği konusunda herhangi ayrım yapılmaksızın yalnızca bu kriter üzerinden yani davalı konumunda idare olması gerektiğinden hareketle değerlendirme yapılarak görevli mahkemenin adli yargı olduğu yönünde kararlar verildiği; Bu durumda, idarî yargıda açılacak davalarda davalı konumunda idare olması gerektiği, bu bağlamda ...'ın özel hukuk tüzel kişiliğini haiz olduğu, özel hukuk tüzel kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin de adlî yargı yerlerince yapılacağının açık olması anlaşıldığından, ... tarafından tesis edilen işlemin yargısal denetiminin adlî yargı yerinde yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, anonim şirket statüsünde olmalarına karşın yürüttükleri elektrik piyasası işletmeciliği kapsamındaki işlemlerin "kamusal faaliyet" niteliğinde olduğu, dava konusu yazı yazılmış ise de hiç uygulanmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun hasım mevkinden çıkarılmaması gerektiği, elektrik üretiminin niteliği itibarıyla bir kamu hizmeti ve buna ilişkin sözleşmenin idarî sözleşme olduğu, davanın görüm ve çözümünde idarî yargının görevli olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, 23-24-25/01/2023 tarihlerinde yapılan kontrollerde davacı şirket tarafından ek teminat tutarının sunulmadığının tespit edildiği, bunun üzerine ...'a dava konusu bildirimin yapıldığı, davacı şirket tarafından teminatın sunulması üzerine tesisin sistem bağlantısı hiç kesilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından, gerekli teminat artırımı ödemelerinin, geriye yürütülen genel düzenleyici işlemin icraîliği dolayısıyla gerçekleştirilen bir ödeme olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı iradeyle tesis ettiği kesin ve yürütülebilir idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla, menfaati ihlal edilenler tarafından, idari yargı mercilerinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. İdari yargının görev alanının tespitinde belli başlı üç ölçüt kabul edilmektedir. Bunlardan kamu gücü ölçütüne göre, idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetkisine sahiptir. Bu sebeple idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işlemler ve eylemler, idari yargının görev alanına girer. Kamu hizmeti ölçütüne göre ise idari yargının görev alanı kamu hizmeti kavramıyla açıklanmaktadır. İdarenin kamu hizmeti görmek için yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukunun alanına girmektedir, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır. Karma ölçüte göre ise idarenin üstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünü yetersiz kılmıştır. Günümüzde birçok kamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukuk kurallarına göre yürütülmeye başlanmıştır. Örneğin elektrik, doğalgaz dağıtım, iletim ya da elektronik haberleşme gibi. Bu sebeple, günümüzde idari yargının görev alanının tespitinde yürütülen faaliyetin niteliğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığı önem taşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmektedir. Yukarıda yer verilen ölçütlere göre kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemler bakımından işlemi tesis eden kuruluşun; özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olması ya da yönetilmesi tesis edilen işlemin "idarî" niteliğini değiştirmediği gibi, bu işlemlerin iptali için açılacak davaların da idari yargı mercilerinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur. 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 Kanun'un "Piyasa işletim faaliyeti ve ...’ın kuruluşu" başlıklı 11. maddesinde, 6446 sayılı Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/01/2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi, ... Anonim Şirketi (...) ticaret ünvanı altında bir anonim şirketin kurulduğu, ...'ın bu Kanun ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olmayacak şekilde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) tarafından hazırlanacak ana sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanı ile faaliyete geçeceği, teşkilat yapısı ile çalışma esaslarının Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği ve ...'ın piyasa işletmeciliği yanında piyasanın gelişimi doğrultusunda görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarında yeni piyasalar kurulmasına yönelik çalışmaları yapmak ve Kurum'a sunmak, Bakanlıkça uygun görülmesi hâlinde; görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarının işletilmesi amacıyla oluşturulan veya ileride oluşturulabilecek uluslararası elektrik piyasalarına taraf olarak katılmak, bu amaçla kurulan uluslararası elektrik piyasası işletmecisi kuruluşlara ortak veya üye olmak, Kurum'un belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde piyasa işletim tarifelerini belirleyerek Kuruma sunmak gibi görev ve yükümlülüklerinin olduğu düzenlenmiştir. 6446 sayılı Kanun'un ''Tarifeler ve tüketicinin desteklenmesi'' başlıklı 17. maddesine, 08/03/2022 tarih ve 31772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7381 sayılı Kanun'un 27. maddesinin altıncı fıkrasıyla eklenen on birinci fıkranın Kurum'a verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan "Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar (Usul ve Esaslar)" Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilerek 18/03/2022 tarih ve 31782 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen ve 28/05/2016 tarih ve 29725 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Teminat Usul ve Esasları'nın "Ek teminat kontrolüne ilişkin genel esaslar" başlıklı 11. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, piyasa katılımcılarının teminat tutarlarını tamamlama yükümlülüğünün ihlâli hâlinde, ilgili katılımcının sistem bağlantısının kesilmesi için Piyasa İşletmecisi tarafından ...’a bildirim yapılacağı düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Kurum'un yerine getirdiği regülasyon işlevi doğrultusunda ve elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için gerekli olan düzenlemeleri yapma yetkisi kapsamında ihdas edilen Usul ve Esaslar uyarınca sabit fiyat ile ikili anlaşma yapılması hâlinde, bu anlaşmalara muafiyet tanındığı, muafiyet tanınan ikili anlaşmalar hususunda tereddüte düşülmesi üzerine muafiyet tanınacak ikili anlaşma sahibi piyasa katılımcılarının anlaşma kapsamında temin ettikleri elektrik enerjisinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyat ile tedarikinin sağlandığının da tespit edilmesi hâlinde ikili anlaşma miktarlarının destekleme bedeli hesabında kullanılması gerektiği yönünde değişiklik yapıldığı, söz konusu düzenlemeler nedeniyle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile eksik ödendiği tespit edilen 1.205.700.185,00-TL'nin ... aracılığıyla tahsiline karar verildiği, bu bedelin tahsili amacıyla davacı şirket tarafından verilen teminatların nakde çevrilmesi sonucu oluşan eksikliğin giderilmesini sağlamak amacıyla ek teminat istenildiği, uyuşmazlığın, ek teminat tutarına ilişkin olarak sunulması gereken teminat tutarının tamamlanmadığından bahisle davacı şirkete ait TES'in sisteme bağlantısının kesilmesi hususunda davalı idarece ...'a yapılan bildirimden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, statü itibarıyla özel hukuk kurallarına tabi kılınmış olsa da "piyasa işletmecisi" olan ...'ın, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma mevzuatı çerçevesinde tek yanlı, kamu gücü kullanarak idari işlemler tesis edebileceği, dava konusu işlemin idarece salt özel hukuk kurallarına göre değil, 14/04/2009 tarih ve 27200 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği", 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın uygun görüşü alınarak Kurul kararıyla ihdas edilen "Usul ve Esaslar" ve dava konusu işlemin dayanağı olan "Teminat Usul ve Esasları" hükümleri uyarınca tesis edildiği anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde idarî yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın görev yönünden reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın görev yönünden reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 27/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.