3. Ceza Dairesi 2021/11004 E. , 2022/1575 K. "" İlk Derece Mahkemesi : Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarih ve 2018/54 - 2018/280 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne yardım etme Hüküm : TCK'nın 314/3, 220/7 maddeleri delaletiyle TCK'nın 314/2, 220/7-2, 3713 sayılı Kanunun 3,5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyi…
**3. Ceza Dairesi 2021/11004 E. , 2022/1575 K.** **"İçtihat Metni"** İlk Derece Mahkemesi : Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarih ve 2018/54 - 2018/280 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne yardım etme Hüküm : TCK'nın 314/3, 220/7 maddeleri delaletiyle TCK'nın 314/2, 220/7-2, 3713 sayılı Kanunun 3,5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan müdafi yardımından faydalandırılmadan yargılanıp silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verildiği görüldüğünden ceza muhakemesi hukukunda savunmanın ayrılmaz parçası olan “müdafilik” kavramı üzerinde durmak ve sanığa 5271 sayılı CMK'nun 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanmasının zorunlu olup olmadığının, bu bağlamda zikredilen yasa maddesinde şart koşulan beş yıllık ceza süresinin, suçun basit hali için öngörülen temel cezaya göre mi yoksa uygulanması zorunlu nitelikli haller ile cezayı ağırlaştırıcı nedenlerin de dikkate alınması suretiyle belirlenecek cezaya göre mi tespit edileceğinin irdelenmesi gerekmektedir. Adil yargılamanın zımni gerekleri "hakkaniyete uygun yargılama" kavramından hareket ederek saptanmıştır. Bu gereklerden en önemlisi Anayasa'nın 36. maddesinde de açıkça ifade edilmiş olan "savunma hakkı"dır. Ceza yargılamasındaki savunma haklarının güvence altına alınması demokratik toplumun temel bir ilkesidir. Bu sebeple hakkaniyete uygun bir yargılamanın gerçekleştirilmesi için, yargılamanın yürütülmesi sırasında alınan önlemlerin, savunma hakkının yeterince ve tam olarak kullanılması ile uyumlu olması ve bu hakların teorik ve soyut değil, etkili ve pratik olacak şekilde yorumlanması gerekmektedir (Anayasa Mahkemesi B. No: 2013/4784, 7/3/2014, § 32). Müdafi; şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı ifade eder. (CMK m. 2/1-c) Müdafilik ihtiyari veya zorunlu olabilir. 1412 sayılı CMUK, kişisel savunmada kural olarak ihtiyari müdafiilik sistemini benimsemiş, sınırlı bazı hallerde ise kişilerin kendilerini yeterince savunamayacakları ve kamusal bir kurum olan savunmanın zaafa uğrayacağı kabulünden hareketle zorunlu müdafiilik sistemini getirmiştir. 5271 sayılı CMK ise zorunlu müdafiilik sistemini, istisna olmaktan çıkararak adeta kural haline getirecek derecede genişletmiştir. (CGK.17.02.2009 t.2008/1-172 E. 2009/26 K.)