(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/4306 E. , 2011/8089 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle …
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/4306 E. , 2011/8089 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazı yerinde değildir. 2-Davalının temyizine gelince; Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin davacının teklifi üzerine yapılan anlaşma üzerine feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatının yalnızca hizmet akdinin feshi durumunda ödenmesi mümkün olan haklar olması nedeniyle çelişki oluşturması ve gerek ikale sözleşmesinde ve gerekse ibraname içeriğinde işe iade davası açma hakkından feragat edildiğine ve açması halinde kendisine ödenen miktarın faiziyle birlikte ödeyeceğine dair taahhüt hükmü birlikte düşünüldüğünde, bunun gerçek anlamda bir ikale değil , işe güvencesi hükümlerinden yararlanma hakkını ortadan kaldırmak amacıyla düzenlenmiş ve davacının özgür iradesini yansıtmayan bir sözleşme olduğu , yani ikale değil fesih olduğu kanaatine varılmakla gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm taraflar avukatlarınca temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği uyuşmazlık konusudur. İkale, sözleşmenin, tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olduğundan tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Bu bağlamda ikale icabı işverenden gelmişse yasal tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaat(makul yarar) sağlanmalıdır. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez. Somut olayda, davacı tarafından 31.12.2009 tarihinde davalıya hitaben yazdığı yazıda, çalışmakta olduğu görevinden şahsi nedenlerden dolayı işten ayrılmak istediğini beyan ettiğinden dolayı 04.01.2010 tarihinde bir miktar tazminatını da alarak hizmet sözleşmesi sona ermiştir. Davacı, davalı işyerinde yönetici pozisyonunda çalışan ve eğitimi itibariyle imzaladığı belgelerin içeriğini ve hukuksal sonuçlarını tayin ve takdir edecek durumda personel olup, dilekçesini verdiği tarihe kadar işveren tarafından hizmet sözleşmesinin feshedileceği yönünde baskı olduğunu gösterir somut bir delil mevcut değildir. Bu nedenlerle davacının iradesinin sakatlandığı ve dilekçesinin geçersiz olduğu kabul edilemez. Davacının iş akdinin kendisinin talepi üzerine sonlandırıldığı, davacıya bir miktar tazminatta ödendiği uyuşmazlık konusu olmadığından, davacının iş akdinin sonlandırılmasına yönelik talebinin irade fesadına uğradığını da kanıtlayamadığından, taraflar arasında davacıdan gelen istek uyarınca iş sözleşmesinin ikale yoluyla sonlandırıldığının kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü yerinde değildir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yatırılan temyiz harcının istek halinde kendisine iadesine, kesin olarak 22/12/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.