6. Hukuk Dairesi 2010/10294 E. , 2011/1140 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ihtiyaç, yazılı taahhüt, akde aykırılık nedeniyle tahliye ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece tahliye ve tazminat istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı …
**6. Hukuk Dairesi 2010/10294 E. , 2011/1140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ihtiyaç, yazılı taahhüt, akde aykırılık nedeniyle tahliye ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece tahliye ve tazminat istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin tazminat isteminin reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili Bakırköy istasyon sahasında bulunan 33 m2 taşınmazın eczane olarak davalıya 1.1.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralandığını, 1.1.2007 tarihinde ek sözleşme yapıldığını, DLH Genel Müdürlüğü tarafından Gebze, Haydarpaşa, Halkalı hattının iyileştirilmesi Marmaray tüp geçiş ve üçleme projesi kapsamında 3.şahıslara kiralanan taşınmazların tahliyesinin kendilerine bildirildiğini, bunun üzerine davalıya 21.3.2008 tarihinde ihtarname göndererek 1.1.2006 başlangıç tarihli sözleşmenin 11/f-3. Maddesi ile 1.1.2007 tarihli ek sözleşmenin 3-5/f-2.maddelerinde kararlaştırılan hüküm gereği kiralananın1.9.2008 tarihinde boş olarak tesliminin istenildiği halde davalının kiralananı tahliye etmediğini ileri sürerek yazılı taahhüt, ihtiyaç ve akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Davalı vekili tahliye taahhüdünün geçersiz olduğunu, ihtiyaç iddiasının gerçek olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, akde aykırılık nedeniyle tahliye şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 1.1.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşmenin 11-3.maddesinde "..çalışmaları devam eden İstanbul Boğazı Tüp geçiş Marmaray Projesi Sirkeci, Halkalı, Haydarpaşa, Gebze üçleme projesi kapsamında ihtiyaç duyulduğunda sözleşme süresinin sona ermesi beklenmeden TCDD'nin yazılı ihtarını müteakip en geç iki ay içinde kiralanan taşınmazı ihtilafsız ve nizasız tahliye etmeyi kiracı taahhüt eder" hükmü öngörülmüştür. Yine taraflar arasında düzenlenen 1.1.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli ek kira sözleşmesinin 3-5/2.maddesinde de "ayrıca çalışmaları devam eden İstanbul Boğazı tüp geçiş Marmaray Projesi Sirkeci, Halkalı, Haydarpaşa, Gebze üçleme projesi kapsamında ihtiyaç duyulduğunda TCDD'den herhangi bir hak talebinde bulunmadan sözleşme süresinin sona ermesi beklenmeden kiracı TCDD'nin yazılı ihtarını müteakip en geç otuz gün içinde kiraladığı alanı ihtilafsız ve nizasız tahliye etmek zorundadır" hükmü yer almaktadır. Serbest irade ile yapılan bu düzenlemeler geçerlidir ve tarafları bağlar. Taahhüt nedeniyle açılacak tahliye davasının taahhüt edilen tarihi izleyen bir (1) ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış olması gerekir. Daha önce kiracıya bildirilen tahliye iradesinin süre koruyucu niteliği yoktur. Davacı kurum tarafından davalıya gönderilen 21.3.2008 keşide 31.3.2008 tebliğ tarihli ihtarnamesiyle kiralananın 1.9.2008 tarihinde tahliye edileceğine dair taahhütname vermek ve 2008 yılı için de sözleşme yapmak üzere davet edildiği davete uymadığı takdirde sözleşmelerdeki 11.3 ve 3-5.madde hükümleri uyarınca ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılacağının ihtar edildiği anlaşılmaktadır.31.3.2008 tebliğ tarihli ihtardan itibaren bir ay içinde dava açılmadığından 16.10.2008 tarihinde açılan dava süresinde değildir. Kamu kurumlarının imar veya proje uygulamaları sebebiyle açtıkları davalar Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre ihtiyaç sebebiyle Açılmış tahliye davaları olarak nitelendirilmektedir. İhtiyaç nedeniyle açılacak tahliye davalarının ise İİK.nun 272.maddesinin kıyasen uygulaması sonucu kira döneminin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması gerekir. Taraflar arasındaki en son düzenlenen 1.1.2007 başlangıç ve 31.12.2007 sona erme tarihli kira sözleşmesi 6570 Sayılı Kanunun 11.maddesi uyarınca bu tarihten itibaren bir yıl müddetle yenilendiğinden 16.10.2008 tarihinde açılan ihtiyaç nedeniyle tahliye davası da süresinde değildir. Davacı vekili her ne kadar akde aykırılık iddiasında bulunmuş ise de, akde aykırılık olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın bu gerekçeler ile reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi için kararın bozulup yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden kararın değiştirilmiş bu gerekçe ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 3.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.