5. Hukuk Dairesi 2024/10108 E. , 2025/2233 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/650 Esas, 2024/163 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2023 Tarihli ve 2023/670 Esas, 2023/3017 Karar Sayılı Kararı Davalı şirketin şirket merkezinin Şanlıurfa Yolu, 3.km ........... Mahallesi ............ Diyarbakır olduğu davalı şirketin Şanlıurfa İlindeki işlemlerinin takip edildiği birimin il müdürlüğü statüsünde olup h…
**5. Hukuk Dairesi 2024/10108 E. , 2025/2233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/650 Esas, 2024/163 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2023 Tarihli ve 2023/670 Esas, 2023/3017 Karar Sayılı Kararı Davalı şirketin şirket merkezinin Şanlıurfa Yolu, 3.km ........... Mahallesi ............ Diyarbakır olduğu davalı şirketin Şanlıurfa İlindeki işlemlerinin takip edildiği birimin il müdürlüğü statüsünde olup hukuken şube niteliği bulunmadı tespit edilmekle yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. B. Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.02.2024 Tarihli ve 2023/650 Esas, 2024/163 Karar Sayılı Kararı Taraflar arasında abonelik sözleşmesinin mevcut olduğu, davacının kaçak elektrik kullandığı iddiası ile Dedaş Şanlıurfa İl Müdürlüğü tarafından 10.01.2020 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiği, abonenin Şanlıurfa İl Müdürlüğü'nün abonesi olduğu ve abonelik işlemlerinin de Dedaş Şanlıurfa İl Müdürlüğü tarafından yerine getirildiği, davacının dava açacağı yer mahkemesi konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, davacının davasını ister genel yetkili davalının yerleşim yeri, ister varsa takibin yapıldığı yer, ister ise aboneliğin bulunduğu yani sözleşmenin ifa edildiği yerde açabileceği, eldeki dosyada da abonenin bulunduğu yani sözleşmenin ifa yeri Şanlıurfa olduğundan Şanlıurfa Mahkemesi de yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak tutulan tutanaklardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve alınan bedellerin iadesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir: “Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” 3. 6100 sayılı Kanun'un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 4. 6100 sayılı Kanun’un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesinin şöyledir: “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” 5. 6100 sayılı Kanun’un “Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.” C. Değerlendirme 1. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisi düzenlenmiş olup menfi tespit davalarında yetki kesin değildir. Bu davalarda kesin yetki kuralı bulunmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 2. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla genel ve özel yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı davasını, bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. 3. Somut olayda, sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkili olup sözleşmenin ifa edileceği yer ise, davacının aboneliğinin bulunduğu yer olan Eyyübiye ilçesidir. Yapılan araştırma ile davalının Şanlıurfa ilinde il müdürlüğünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, seçimlik hakkını kullanarak davayı, davalının şubesinden daha yetkili organı olan il müdürlüğünün bulunduğu Şanlıurfa ilinde açtığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.