8. Hukuk Dairesi 2012/8259 E. , 2012/7955 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve terkin Hazine ile ... (...) ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının esasıyla ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair Karasu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.12.2011 gün ve 420/516 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, mülki…
**8. Hukuk Dairesi 2012/8259 E. , 2012/7955 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve terkin Hazine ile ... (...) ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının esasıyla ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair Karasu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.12.2011 gün ve 420/516 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 77 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğundan tapu kaydının iptalini ve tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılardan ... davanın reddini savunmuş, diğer davalılar yargılama oturumlarına gelmemiş, bir cevap da göndermemişlerdir. Mahkemece, hak düşürücü süreden davanın reddine ilişkin karara yönelik davacı ... vekilinin temyizinin Yüksek Yargıtay tarafından reddine karar verilmiş olması sebebiyle yeniden esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, hak düşürücü süreden reddine dair önceki karar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 04.05.2011 tarih, 2011/3533-5276 Esas ve Karar sayılı kararında özetle; “ ...3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddine, ancak hüküm kurulduğu sırada yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması doğru ise de yargılama sırasında yürürlüğe giren 11.01.2011 tarih 6099 sayılı Yasanın 16.maddesi ile Değişik 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesindeki düzenleme karşısında yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulamayacağının açık olduğu, bu yönden kararın bozulması gerektiği...” açıklanarak mahkeme kararı bozulmuş olup, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur.