Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4775 E. , 2024/5480 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4775 Karar No : 2024/5480 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACILAR) 1- ...2- ... 3- ... 4- ...5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği ... Milli Emlak Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. Y
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4775 E. , 2024/5480 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4775 Karar No : 2024/5480 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACILAR) 1- ...2- ... 3- ... 4- ...5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği ... Milli Emlak Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları dahilinde bulunan ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı ve mülkiyeti hazineye ait taşınmazın 1578,00 m² lik kısmının mesken yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle işgal edilen 10/04/2009-14/03/2010 dönemleri arası için belirlenen 30.944,51 TL. tutarındaki ecrimisil bedeline ilişkin... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın 1578,00 m² lik kısmının mesken yapılmak suretiyle işgali nedeniyle yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda toplam 17.665,37-TL ecrimisil getirisi olabileceğinin hesaplanmış olduğu açık olup, dava konusu edilen ...tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin 13.279,14 TL'lik kısmında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ecrimisil tutarının 13.279,14 TL'lik kısmının iptaline, kalan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Hazırlanan tespit tutanağının ve hesaplamanın yanlış yapıldığı, söz konusu ecrimisil bedelinin fahiş olduğu, zamanaşımına uğradığı, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Ecrimisil bedelinin usul ve hukuka uygun olarak belirlendiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Davalı idarece yapılan temyiz başvusunun reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil isteneceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmeyeceği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı öngörülmüş, aynı Kanun'un 74. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığı'nca çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliği'nin işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "Ecrimisil:" Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak İdarece talep edilen tazminat; "Fuzuli Şagil" ise, Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 84. maddesinde, Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilerek tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruflar sebebiyle ecrimisil takip ve tahsilatı yapılacağı, bu taşınmazların denetim ve idare altına alınacağı açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Aktarılan düzenlemelere göre, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce izinsiz kullanılması halinde fuzuli işgalden söz edilebileceği ve bu şekilde bir kullanımın varlığı tespit edilebiliyor ise, o yerden ecrimisil alınabileceği gibi taşınmazın tahliyesinin de istenebileceği açıktır. Ancak, taşınmazın tahsis edilmesi, kiralanması veya verilen rıza veya muvafakate dayalı olarak kullanılması hallerinde ise ecrimisil istenemeyeceğinde duraksama bulunmamaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları dahilinde bulunan ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı ve mülkiyeti hazineye ait taşınmazın 1578,00 m² lik kısmının, davacılar tarafından mesken yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle, 10/04/2009-14/03/2010 dönemleri arası için belirlenen 30.944,51 TL. tutarındaki ecrimisil bedeline ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, işgale konu taşınmazın 10/04/2004-09/04/2009 tarihleri arasında "konut, müştemilat ve bahçe" yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacılar hakkında tanzim edilen ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemenin ''kısmen iptal, kısmen ret'' kararına yönelik taraflarca yapılan temyiz başvurusu neticesinde, Danıştay 10. Dairesinin 04/10/2016 tarih ve E:2016/8177 esas sayılı ara kararıyla; ''davalı idarece, davacılardan ... varislerine, ... ve ... adına verilen tapu tahsis belgelerinin iptaline ilişkin idari kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğinin ve tapu tahsis belgesinin iptaline ilişkin idari kararlara karşı dava açılıp açılmadığının sorulduğu'', verilen cevap yazısında ... adına verilen tapu tahsis belgesinin iptaline ilişkin idari kararının 23/05/2013 tarihinde kız kardeşi ...'a tebliğ edildiği, ... ve... varisleri adına verilen tapu tahsis belgesinin iptaline ilişkin kararının ise 15/03/2010 tarihinde tebliğ edildiğinin ileri sürüldüğü, ... adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptaline ilişkin işlemin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, ... varislerine verilen tapu tahsis belgesinin iptaline karşı ... tarihinde açılan davada ise ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemin davacılara usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle, davalı idarenin süre itirazını yerinde görmeyerek işin esası hakkında davanın reddine karar verilmiştir. Tapu tahsis belgesi bulunan taşınmazı kullanan davacıların, tapu tahsis belgelerinin iptal edildiğinin davacılara usulüne uygun tebliğ edildiği tarihe kadar fuzuli şagil olarak kabul edilemeyeceği ve bu tarihten öncesi için ecrimisil istenemeyeceği açıktır. Davalı idarece, dava konusu taşınmazın 1.578,00 m²'lik kısmının davacılar tarafından işgal edildiği, ... varislerine verilen 400,00 m²'lik tapu tahsis belgesinin iptal edildiği hususu usulüne uygun tebliğ edilmediğinden, taşınmazın 1.578,00 m²'si üzerinde konut, müştemilat ve bahçe yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiği belirlenmiştir. Ancak davacılar tarafından taşınmazın toplam 1.200,00 m²'lik kısmı adlarına düzenlenen ve tapuya şerh edilen tapu tahsis belgelerine dayanılarak kullanılmaktadır. Tapu tahsis belgesinin iptal edildiğinin davacılara tebliğ edilmeden önceki dönem için, davacılardan...ve... adına taşınmazın toplam 800,00 m²'lik kısmını da geçerli bir belgeye dayanarak kullanıldığından bu kısım ve tarihler için ecrimisil istenilmesi mümkün değildir. Bu durumda, davacıların tapu tahsis belgelerine istinaden kullandıkları alan da dahil edilerek belirlenen ecrimisilin tahakkukuna ilişkin işlemde ve Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın 800,00 m²'lik kısmına ilişkin tapu tahsis belgeleri göz önünde bulundurulmadan söz konusu dönem itibarıyle ecrimisil bedeli hesaplandığından, Mahkemece verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Ancak davacıların tapu tahsis belgesinin iptalinden önce belgeye dayalı olarak kullandıkları alan dışında kalan ve davacılar tarafından işgal edilen alandan, davalı idarece ecrimisil istenebileceğinden, tapu tahsis belgeleriyle verilen kullanım alanını aşan kısım için Mahkemece ek bilirkişi raporu istenilmek suretiyle yeniden karar verebileceği tabidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.