Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9800 E. , 2024/2403 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9800 Karar No : 2024/2403 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Konya İli, Çumra İlçesi, … Köyü, …, …, … ve … parsel sayılı taşınm…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9800 E. , 2024/2403 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9800 Karar No : 2024/2403 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Konya İli, Çumra İlçesi, … Köyü, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayacak şekilde yapılan toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu edilen parsellere karşılık, toplulaştırma işlemi sonucu davacıya … ve … nolu parsellerin tahsis edildiği, … numaralı parsele davacının ev ve su kuyusunu yaptırıp sabit tesisler inşa ettiği ve bu parseli benimsediği ancak dava konusu … sayılı taşınmaz açısından eşdeğer arazi verilmesi ve mümkün olduğunca yakından arazi verilmesi ilkelerine uygun işlem tesis edilmediğinden, davacının maliki olduğu taşınmazı da kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminde, davacının dava konusu taşınmazlarını kapsayan kısmı yönünden davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının farklı yerlerdeki parsellerinin birleştirilmesi ile ilgili taleplerinin olduğu, 3083 sayılı Kanun'a ait uygulama yönetmeliğinin ilgili maddelerine göre mümkün olan projenin tamamına uygun olacak en makul planlamanın yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmaları, desteklenmeleri, eğitilmeleri, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamak olarak tanımlanmıştır. Arazi Toplulaştırması Ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde; proje alanının yeniden düzenlenmesinde; maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsel değer sayılarından azami yüzde on ortak tesislere katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilmeye çalışılacağı, uygulamaya tabi parseller üzerinde zemine bağlı hakların varlığı halinde söz konusu parsellerin, hak lehtarlarının görüşü doğrultusunda parselasyon işlemine tabi tutulacağı, sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesislerin mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılacağı, ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteğinin dikkate alınacağı, proje alanında birden fazla yerleşim birimleri arasındaki sınır düzeltmelerinin, parsel değer sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılacağı, dikili tarım arazileri ile örtü altı tarımı yapılan arazilerin gerektiğinde kendi içinde toplulaştırmaya konu olacağı, bu yerlerde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında belirlenen parsel büyüklüklerinin esas alınacağı, uygulamaya tabi parsellerde kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak haklarının varlığı halinde; derecelendirme ile denklik sağlanarak ve mülkiyet-zemin uyumu korunarak parselasyon işlemi yapılacağı, kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak hakları, yeni parsellere maliklerin muvafakati alınmadan ve herhangi bir bedel ödenmeden aktarılacağı, proje sahasındaki sabit tesislerin tescile tabi olsun ya da olmasın tüm dokümanları ilgili kişi ve kuruluşlardan temin edilerek bunlardan yerleri değiştirilemeyecek olanların mevcut durumlarının korunabileceği, mevcut hali ile korunamayan, ancak korunması gereken sabit tesis içeren parsellerde kesinti miktarı kadar alan, öncelikle malikin diğer parsellerinden, bu yolla karşılanamaması halinde hazine arazisinin buraya taşınması ile hisseli hale getirilerek karşılanabileceği, buna rağmen karşılanamayan sabit tesisler için ödeme yapılabileceği, hazine taşınmazı ile karşılanacak alan, arazi toplulaştırması kriterlerine göre bağımsız bir parsel olma niteliğini kazanabilecek durumda ise müstakil parsel olarak, aksi takdirde sabit tesis parseli ile hisselendirilebileceği, davalı parsellerin, dava konuları incelenerek, tarafların rızası ve istekleri doğrultusunda toplulaştırmaya konu edilebileceği düzenlenmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Konya İli, Çumra İlçesi, … Köyü …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayacak şekilde yapılan toplulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğu, toplulaştırma sahası içerisinde kalan Çumra İlçesi … Mahallesinde mülkiyeti kendisine ait 8 adet taşınmaz ile Eşi …’ e ait iki ayrı taşınmaz ve gelini …’ e ait taşınmazın birleştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise bitişik parsel olarak verilmesini talep ettiklerini, davalı idarece yapılan toplulaştırma ile; davacı için mümkün olan en uygun büyüklükle parsel verilmediği gibi toplulaştırmanın amacına aykırı olarak yine davacıya ait taşınmazların parçalı olarak verildiği iddia edilmekte olup, davalı idare tarafından, davaya konu olan davacıya ait tam hisse ve hisseli olan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … nolu parsellerin …, …, …, … ve … nolu parsellerde planlandığı, eşi …'e ait tam hisse ve hisseli olduğu …, … ve … nolu parsellerin eşi …, oğlu … ile komşu ve hissedar olarak … ve … parsellerde planlandığı, dava dilekçesinde konu …'e ait toplulaştırma proje sahasında kadastro parseli bulunmadığı belirtilmektedir. 20/11/2020 tarihinde mahallinde yapılan keşif neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda da; dava dilekçesinde bahsi geçen Konya İli, Çumra İlçesi, … Köyü …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların davacıya ait olduğu, … ve … nolu parsellerin …'e ait olduğu, dolayısıyla …, …, … ve … parseller yönünden inceleme yapılacağı, dört parsele karşılık toplulaştırma işlemleri sonrasında … ve … nolu parsellerin davacıya tahsis edildiği, … nolu parsel üzerinde davacının toplulaştırmadan sonra yapılmış ev ve kuyu gibi sabit tesisler olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davacının bu parseli benimsediği, … nolu parsel bakımından ise bu parseli tercih etmediği, bu parselde eski kadastro parselinin bulunmadığı, bu parselde derecelendirme endeks değerinin 0,609772 olduğu, buraya tahsis edilen parsellerin derece endeks puanlarının daha yüksek olduğu, davacıya eski taşınmazları ile aynı bölgede arazi tahsisi yapılmamış olduğu ve bu durumun teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, 547/29 nolu parselin taşlık ve tarım yapması ve işçiliği zor olan parsel olduğu, davacının proje sahasında 15 parseli bulunmakta olup toplulaştırma işlemi ile 5 parsele düşürüldüğü, toplulaştırma oranında problem olmadığı, teknik yönden davacının parsellerinin tek parsel olarak verilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu … nolu parsel ile … nolu parselin bulundukları mevkiler birbirine yakın ve özellikleri kısmen benzemekte olduğu, … nolu parselin taşlılık oranının düşük, her iki parselde de yeni yapılan özel yeraltı kuyularından sulanabildiği ancak … nolu parselde ekilen pancarın taşlılıktan dolayı iyi hasat edilemediği, makineyi sık sık kırdığı ve veriminin düşük olduğunun görüldüğü, davacıya verilen yeni parsellerin eski parselleri ile eşdeğer olmadığı, yeni tahsis edilen … nolu parselin tarım için verimsiz ve taşlık olduğu, yapılan uygulamanın teknik açıdan, dağıtım yönüyle ilgili mevzuata uygun yapılmadığı görüş ve kanaatlerine yer verilmiştir. Davacıya ait hisseli ve hissesiz toplam 15 adet taşınmazın, Konya İli, Çumra İlçesi, … Köyünde bulunan …, …, … ve … parsel numaralı dört adedinin dava konusu edildiği, bu taşınmazlara karşılık toplulaştırma işlemi neticesinde davacıya … ve … numaralı parsellerin verildiği, bilirkişi raporunda yer alan …'e ait parsellerin yeni ve eski durumunu gösteren Harita 1 incelendiğinde, davacının biribirine çok uzak mesafedeki taşınmazlarının beş adet parselde birleştirildiği, bu taşınmazların üçünün biribirine çok yakın olduğu, eşi …'e ait tam hisse ve hisseli olduğu …, … ve … nolu parsellerin eşi …, oğlu … ile komşu ve hissedar olarak … ve … parsellerde planlandığı, gelini adına kayıtlı toplulaştırma sahasında parsel bulunmadığı, … numaralı parsele toplulaştırma işlemlerinden sonra davacının ev ve su kuyusu yaptırıp sabit tesisler inşa ettiği ve bu parseli benimsediği anlaşılmış olup bilirkişi raporunda da teknik yönden davacının parsellerinin tek parsel olarak verilmesinin mümkün olmadığı belirtilmektedir. Davanın, mülkiyeti kendisine ait taşınmazlar ile eşi …’ e ve gelini …’ e ait taşınmazın birleştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise bitişik parsel olarak verilmesi istemiyle açıldığı, bilirkişi raporunda ise teknik yönden davacının parsellerinin tek parsel olarak verilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, davacıya ait dağınık haldeki onbeş parselin beş parselde birleştirildiği, beş parselden üçünün yakın mesafede olduğu, eşi …'e ait tam hisse ve hisseli olduğu …, … ve … nolu parsellerin eşi …, oğlu … ile komşu ve hissedar olarak … ve … parsellerde planlanarak, çiftçi tercihlerinin kısmen karşılanmaya çalışıldığı, davacıya tahsis edilen … nolu parsele ev ve kuyu yapılmak suretiyle benimsendiği, toplulaştırmanın davacıya ait tek tek parseller yönünden değil, tüm parselleri yönünden bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği, davacıya ait dağınık haldeki parsellerin yerinin değiştirilmeden toplulaştırılamayacağı dikkate alındığında ve toplulaştırmada, parsellerin yola cephe olacak şekilde, sulama imkanlarından en iyi şekilde yararlanması sağlanarak mümkün olduğunca düzgün şekillerde ve parçalı arazilerin toplanması amaçlanmakta olduğundan ve bu işlem yapılırken toplulaştırma öncesindeki arazinin yerinin değişmesi mümkün olduğundan, tüm tercihlere uygun planlama yapılamaması, bir kısım tercihlerin yerine getirilememesinin de toplulaştırma işlemini sakatlayacağı kabul edilemeyeceğinden, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan mevzuata, toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olduğu, davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Davacıya ait Konya İli, Çumra İlçesi, … Köyünde bulunan …, …, … ve … parsel numaralı taşınmazlara ilişkin toplulaştırma işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu taşınmazlara karşılık toplulaştırma işlemi neticesinde davacıya … ve … numaralı parsellerin verildiği, … nolu parsel üzerinde davacının toplulaştırmadan sonra yapılmış ev ve kuyu gibi sabit tesisler olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davacının bu parseli benimsediği, ... no'lu parsel bakımından ise bu parseli tercih etmediği, bu parselde eski kadastro parselinin bulunmadığı, bu parselde derecelendirme endeks değerinin 0,609772 olduğu, buraya tahsis edilen parsellerin derece endeks puanlarının daha yüksek olduğu, davacıya eski taşınmazları ile aynı bölgede arazi tahsisi yapılmamış olduğu ve bu durumun teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, … nolu parselin taşlık ve tarım yapması ve işçiliği zor olan parsel olduğu, tarım için verimsiz ve taşlık olduğu, yapılan uygulamanın teknik açıdan, dağıtım yönüyle ilgili mevzuata uygun yapılmadığı görüş ve kanaatlerine yer verilmiştir. … nolu parsel üzerinde davacı toplulaştırmadan ev ve kuyu gibi sabit tesisler inşa etmiş olmakla beraber …, …, … ve … parsel numaralı taşınmazlara karşılık … ve … numaralı parsellerin verildiği, … no'lu parsel bakımından toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından, bu durumun … nolu parsele de sirayet ettiği ve toplulaştırma işleminin niteliği gereği işlemin tümünün iptal edilmesi, mahkeme kararı uygulanırken de davacıya ait sabit tesisler dikkate alınarak dağıtımın düzenlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.