1. Hukuk Dairesi 2010/7626 E. , 2010/9025 K. "" MAHKEMESİ : SEFERİHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/03/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalıya ait 11 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliği taşıyan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine karar verilmesini istemiştir Daval…
**1. Hukuk Dairesi 2010/7626 E. , 2010/9025 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SEFERİHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/03/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalıya ait 11 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliği taşıyan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine karar verilmesini istemiştir Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “ 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesine eklenen 3. fıkra 2 ve 3. cümle ve geçici 10. maddedeki düzenlemeler karşısında 10 yıllık hak düşürücü sürenin hazine yönünden dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi “ gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ve yargılama giderlerinden davacı yanın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Karar, davacı Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 5841 sayılı Yasa uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı hazine üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına avukatlık ücreti ödenmesine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli . ada, 11 parsel sayılı taşınmazın 24.12.1980 tarihli kadastro tespit çalışmaları sırasında senetsizden davalı Belediye adına tespit ve tescil gördüğü, kadastro tespitinin 07.01.1981 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 08.06.2000 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır Bilindiği üzere, 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 584 Sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Kadastro Yasası'nın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına "Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dâhil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır." cümlesi ve aynı Yasa'nın 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Yasa'ya "Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır." şeklindeki geçici 10. madde eklenmiştir. Öte yandan, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır.