1. Hukuk Dairesi 2013/8530 E. , 2013/9392 K. "" MAHKEMESİ : YILDIZELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2010 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Asıl dava, tapu iptal ve tescil,karşı dava ise tapu kaydının iptali ve haric…
**1. Hukuk Dairesi 2013/8530 E. , 2013/9392 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : YILDIZELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2010 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Asıl dava, tapu iptal ve tescil,karşı dava ise tapu kaydının iptali ve harici satış senedinin iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece,asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacı davalıya ait 6830 m2 alanlı taşınmazı M..K..mirasçılarından 1976 yılında haricen satın aldığını ve zilyetliğini devraldığnıı, dava konusu taşınmazın adına tescili için dava açtığını ve davanın kabulle sonuçlanıp tescil tapusu aldığını, malik olarak zilyetliğini halen devam ettirdiğini, yurt dışında bulunması nedeniyle 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın 101 ada 191 parsel numarası ile sınırlandırılıp davalıların murisi M..K... adına tespit ve tescil yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmış;davalıların bir kısmı cevap vermemiş, davalılardan S..S....dava konusu taşınmazın murisi aslında tapuda kayıtlı olduğunu, taksim yapılmadığını, harici satışın geçerli olmadığını anılan taşınmazı 30 yıldır nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, üzerindeki müştemilatın kendisine ait olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek karşı davasında; davacının açmış olduğu tescil davasından henüz haberdar olduğunu, davalı yerin tapulu olması taksim edilmemesi ve zilyetliklerinin de dikkate alınarak davacıya ait tapu kaydı ile varsa harici satış senedinin iptalinin ve karşı davalarının kabulüne karar verilmesini istemiş;mahkemece;asıl davada, tapulu taşınmazın zilyetlikle kazanabilme şartlarının oluşmadığı ve davalı S..S... tarafından açılan karşı davada ise Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesince tescil hükmü ile oluşan tapunun iptalinin talep edildiği, tapu kaydının iptal edilmesinin kesinleşmiş mahkeme kararının değiştirilmesi sonucunu doğuracağından ancak tescil kararını veren mahkemeye yapılacak yargılanmanın yenilenmesi istemi ile sağlanabileceği gerekçesi ile asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.Ne varki,dosyanın temyiz aşamasında dosyaya sunulan davalılardan S..M.. ve Y..vekili ile davacının imzasını taşıyan 09.06.2011 tarihli protokolde adı geçen davalıların davayı kabul ettiklerine dair beyanlarının olduğu görülmektedir. HMK'nın 308 vd.maddelerine göre davayı kabul, davaya son veren taraf işlemlerinden olup, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı Kanunun 311.maddesine göre; kabul kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Hal böyle olunca, bir kısım davalıların davayı kabul beyanı gözetilerek bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceğinde kuşku yoktur.