(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/14744 E. , 2013/14924 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, ...un "..." olan soyadının "..." olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının velayeti altında bulunan kü…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/14744 E. , 2013/14924 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, ...un "..." olan soyadının "..." olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının velayeti altında bulunan küçük...'un “Konduz” olan soyadının, halen yaşamını sürdürdüğü Almanya'da küfür ifade eden sözcüklerle eşdeğer telaffuza sahip olduğunu, bu soyadı nedeniyle toplumda küçük düşürüldüğünü, davacının yıllar önce eşinden boşandığını ve küçük ...'un annesi ile yaşaması nedeniyle soyadının “...“ olarak bilindiğini belirterek, soyadının annesinin soyadı olan “...” olarak değiştirilmesini talep etmiş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacı ile dava dışı ...'un evliliklerinden 30.11.1995 tarihinde soyadının değiştirilmesi istenen...'un dünyaya geldiği, davacı ... ile Turgut'un Karşıyaka 1. Aile Mahkemesinin 15.05.2007 kesinleşme tarihli ve 2008/452 esas -2008/912 karar sayılı kararı ile boşandıkları, mahkemece...'un velayetinin davacı anneye bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanununun 4. maddesinin ikinci fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek için bir çaba içine girip bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4. maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi Soyadı Kanununun, ilk defa soyadı alınması ile ilgili olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesindeki hüküm karşısında bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanununun 335 ve 366. maddeleriyle Anayasanın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirleriyle eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Eski 743 sayılı Türk Medeni Kanununun eşitliğe aykırı hükümleri, bu Yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.