4. Hukuk Dairesi 2021/10221 E. , 2023/11986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1180 Esas, 2020/81 Karar vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine/ davacının istinaf başvurusunun esastan reddine Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddin
**4. Hukuk Dairesi 2021/10221 E. , 2023/11986 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1180 Esas, 2020/81 Karar vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine/ davacının istinaf başvurusunun esastan reddine Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.07.2017 tarihinde davacı şirketin elektrik kablosu üretimi yaptığı fabrikasında bulunan değerli eşyalar ve paralarla birlikte çeklerin de çalındığını, davalı ... şirketinin mevcut sigorta poliçesi kapsamında kasa hırsızlığının olmadığından bahisle zararın tanzim, etmediğini davacı şirket yetkilisi 'in hırsızlık olayının tekrar olması ihtimalinden doğabilecek zararların karşılanması amacıyla, davalı ... şirketi ile görüşerek, fabrika sınırları içinde yaşanabilecek hırsızlık olaylarında aynı sorunu yaşamamak şartıyla poliçenin yenilenmesi hususunda anlaşarak 03.08.2017 tarihli kapsamlı işyeri poliçesinin imzalandığını, bu sigorta poliçesi ile fabrika sınırları içerisinde gerçekleşebilecek hırsızlık olaylarının teminat altına alındığı düşüncesinin hakim olduğunu, poliçenin imzalanmasından yaklaşık iki ay sonra 11.10.2017 tarihinde, fabrikanın sevkiyat alanında bulunan kablo malzemelerinin giriş kapısının kilidi kırılarak çalındığını davalının oluşan zararı tazmin etmediğini, müvekkilinin poliçe ve kapsamı hususunda aydınlatılmadığını, davalı tarafın açık alan muhteviyatı klozunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek hırsızlık olayı nedeniyle oluşan 377.391 TL zararın sigortacı şirket tarafından olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket içinde yaşanan hırsızlık olayının, dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla 11.10.2017 tarihinde fabrikanın sevkiyat alanında bulunan kablo malzemelerinin giriş kapısının kilidi kırılarak çalınmasından kaynaklandığını, taraflar arasında imzalanan kapsamlı iş yeri sigorta poliçesi incelendiğinde bina sabit kıymet hırsızlık klozu ve 30.07.2017 tarihli hırsızlık olayı sonrasında kasa hırsızlık klozu dahil edilmiş bulunduğunu fabrika sevkiyat alanında bulunan malzemelerin hırsızlığına ilişkin talebin poliçe teminatı kapsamına alınmadığını, açıkta bulunan muhteviyat klozu kapsamında sigortalanan eşyalardan olmakla sigortalıya ait açıkta bulunan muhteviyatın (, makina, emtia ve 3. şahıs emtia) aksi belirtilmedikçe poliçedeki toplam muhteviyat bedelinin azami %5'i ile sınırlı olmak üzere yalnızca yangın, infilak, deprem ve terör saldırılarına karşı teminat altına alındığını, hırsızlığın açıkta bulunan muhteviyat klozuna dahil edilen bir teminat olarak bulunmadığını, hırsızlık klozunun sigortalı iş yerinin içini kapsadığını, davacı şirketin açıkta bulunan emtialar için hırsızlık klozu talep etmediğini, sadece kasa hırsızlığı nedeniyle daha önceki 30.07.2017 tarihli kaza hırsızlığı nedeniyle talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi mevcut iken davacının iş yerinde 30.07.2017 tarihinde kasa hırsızlığı meydana gelmesi üzerine 20.07.2017-20.07.2018 tarihleri arasını kapsayan poliçe düzenlenerek bina sabit kıymet hırsızlık klozu ve kasa hırsızlık klozunun Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesine dahil edildiği, davacının fabrika bahçesinde açıkta 11.10.2017 tarihinde hırsızlık olayı olduğu, taraflar arasındaki poliçe incelendiğinde "açıkta bulunan muhteviyat klozu" bulunduğu, bu klozda "sigortalanan işyerinin sınırları içerisinde olması kaydıyla sigortalıya ait açıkta bulunan muhteviyat (demirbaş, makina, emtia ve 3.şahıs emtia) aksi belirtilmedikçe poliçedeki toplam muhteviyat bedelinin (demirbaş, makine, emtia ve 3.şahıs emtia bedellerinin toplamı) azami %5’i ile sınırlı olmak üzere yalnızca yangın, infilak, deprem ve terör risklerine karşı teminat altına alındığı bina bedeli içinde yer alan ve binanın ayrılmaz bütününü teşkil eden sabit tesisat bu kloz kapsamında değerlendirilmeyecektir." şeklinde yazıldığı, tüm poliçe ve mevcut klozlar incelendiğinde dava konusu olan fabrika bahçesinde açıkta hırsızlık olayının teminat dışı bırakıldığının anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1423/2. maddesi uyarınca bilgilendirme açıklamasının yapılmaması halinde sigortalının 14 gün içinde itiraz etmesi gerektiği, anılan sürede itiraz edilmemesi halinde poliçenin yazılı şartlarda geçerli olacağının benimsendiği, davaya konu hırsızlık olayının taraflar arasındaki poliçe ile verilen teminatın kapsamına girecek şekilde gerçekleşmediği sigortalının poliçe tanziminden sonraki 14 gün içinde itiraz ettiğine dair iddia ve delilin de dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının sigorta poliçesi tazmin ettirmesindeki asıl amacın ve bu amacın tespiti açısından delillerin toplanması ve maddi vakıaların ispatı açısından tanıklarının dinlenmesi hususunda gerekli ara kararların oluşturulmadığını, dava dosyasında, mevcut belgelerde poliçenin davacı şirket yetkilisine teslim edildiğine dair bir kayıt bulunmadığını, davacı şirket yetkilisinin dosyada mübrez hiçbir belgede ıslak imzası bulunmadığını dolayısıyla davacının görmediği poliçede anlaşmaya aykırı şartların mevcudiyetini bilmesinin mümkün olmadığını yasa (14) günlük sürenin başlangıç zamanı ve itirazın şekli konusunda bir hüküm içermediği halde yerel mahkemenin sözleşmenin tazmininden itibaren bu süreyi başlatması, ispat külfetini de davacıya yüklemesinin usul ve yasaya uygun olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ve mevcut klozlarına göre dava konusu olan fabrika bahçesinde açıkta hırsızlık olayının teminat dışı bırakıldığı, riziko tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun'un Kanun'un 1423/2. maddesi uyarınca bilgilendirme açıklamasının yapılmaması halinde sigortalının 14 gün içinde itiraz etmesi gerektiği 14 günlük sürede itiraz edilmemesi halinde poliçenin yazılı şartlarda geçerli olacağının sigortalı tarafından benimsendiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacı/sigortalının poliçe tanziminden sonraki 14 gün içinde itiraz ettiğine dair bir iddia ve delil ileri sürmediği kaldı ki Bilgi Edinme Yönetmeliği’ne göre değil poliçeye dayanarak poliçe teminat tutarını tazminat olarak talep ettiği, davaya konu 11.10.2017 tarihinde meydana gelen fabrika bahçesinde açıktan hırsızlık olayının taraflar arasındaki poliçe teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işyeri/hırsızlık sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 379 ve 371 inci maddeleri, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Kanun'un 1409, 1423 ve 1453 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme: 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6102 sayılı Kanun'un 1423/2. maddesi gereği poliçede yer alan kloza 14 gün içinde itiraz etme hakkı bulunan davacının bu kayda herhangi bir itirazda bulunmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.