2. Hukuk Dairesi 2015/15594 E. , 2015/20010 K. "İçtihat Metni" ... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından asıl dava ve 07.04.2015 tarihli tavzih kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, kısa kararda, müşterek çocuklar için nafakaya karar verildiği halde, gerekçeli kararda nafakalara ilişkin hüküm kurulmamış, davacı tarafından tavzih talebinde bul
**2. Hukuk Dairesi 2015/15594 E. , 2015/20010 K.** **"İçtihat Metni"** ... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından asıl dava ve 07.04.2015 tarihli tavzih kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, kısa kararda, müşterek çocuklar için nafakaya karar verildiği halde, gerekçeli kararda nafakalara ilişkin hüküm kurulmamış, davacı tarafından tavzih talebinde bulunulması üzerine, mahkemece; "Mahkememizin 2014/510 Esas 2015/170 Karar sayılı dosyasının kısa kararında, tarafların müşterek çocukları için nafakaya hükmedilmiş olup, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sehven yazılmamış olduğundan, "müşterek çocuk .... için aylık 300,00 TL, müşterek çocuk .... ve ... .... için aylık 250,00'er TL den toplam aylık 800,00 TL nafakanın dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak çocuklara harcanmak üzere davacıya verilmesine, fazla istemin reddine" şeklinde tavzihine karar verilerek, gerekçeli karara ilave edilmiştir Tavzih yeterince açık olmayan veya icrasında duraksama uyandıran yahut birbirine aykırı fıkralar ihtiva eden hükümlerin, açıklanması, tereddüt veya aykırılığın giderilmesi için kararı veren mahkemeye tanınan bir yoldur. Hükümde unutulan veya gösterilmemiş olan bir hususun tavzih (HMK. m. 305) yoluyla hükme ilave edilmesi mümkün değildir. Taraflara tanınan haklar, yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılıp,genişletilemez (HMK. m.305/2).Aynı şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilemez. Bu husus nazara alınmadan, tavzih yoluyla nafakalara ilişkin hükmün gerekçeli karara eklenmesi doğru bulunmamıştır. Bu bakımdan mahkemece kısa kararda çocuklar için nafakaya karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında nafakalara karar verilmeyerek çelişki yaratılmıştır. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.11.2015 (Pzt.) ....