2. Hukuk Dairesi 2025/6800 E. , 2026/1315 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/642 E., 2025/785 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı birleşen davalı erkek vekili tarafından birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi ve miktarları, vekâlet ücreti, velâyet, tedbir ve i…
2. Hukuk Dairesi 2025/6800 E. , 2026/1315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/642 E., 2025/785 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı birleşen davalı erkek vekili tarafından birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi ve miktarları, vekâlet ücreti, velâyet, tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesi, tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi, kişisel ilişki süresi, maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı birleşen davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları, baba ile kişisel ilişki tesisi, tedbir nafakasının başlangıç tarihi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesiyle ortak çocukla baba arasında yatılı kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kişisel ilişki süresi arttırılarak "velayet hakkı anneye verilen müşterek çocuk ile baba arasında her ayın ikinci ve dördüncü Cumartesi günleri saat 10:00'dan Pazar günü akşam 17:00'ye kadar, her yıl dini bayramların 2. günü saat 10:00'dan üçüncü günü saat 17.00 ye kadar, babalar günü sabah saat 10.00'dan akşam saat 17.00'ye kadar, her yıl 1 Temmuz sabah saat 10.00'dan 30 Temmuz akşamı saat 17.00'ye kadar kişisel ilişki tesisine," şekilde kişisel ilişki kurulmuştur. Karar taraf vekilleri tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir. Davalı- davacı kadının temyiz dilekçesindeki baba tarafından çocuğa yönelik şiddette bulunulduğu iddiası ve bu hususa ilişkin rapor sunulduğu nazara alınarak Mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan Adli Destek görevlisi uzman veya uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; kişisel ilişki konusundaki görüşleri alınarak ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, kişisel ilişki konusunda bir karar verilmesi gerekirken; bu hususta eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kişisel ilişki düzenlemesi yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı-davacı kadın vekilinin sair, davacı- davalı erkek vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ...'a yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'ye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.