10. Hukuk Dairesi 2023/13561 E. , 2024/729 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/468 E., 2023/523 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulara…
**10. Hukuk Dairesi 2023/13561 E. , 2024/729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/468 E., 2023/523 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili, birleşen davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, Kurum sigortalısı ... 'un geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybettiği, bu kaza olayı sebebiyle davalı hakkında taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle açılan dava sonucu davalının kusurlu bulunup mahkum olduğu, bu kararın kesinleştiği, Kurumca ölenin hak sahibine sürekli gelir bağlandığı, Kurum zararının tamamı olan 157.584,98TL peşin sermaye değer bedelli gelirin onay tarihi olan 07.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; Kurum sigortalısı ...'in davalılara ait işyerinde çalışırken kaza geçirip vefat ettiği, olayda işverenlerin de kusurlu olduğu, 10.000,00 TL PSD'nin bu davalılardan müştereken tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Birleşen dosya davalısı İDO vekili özetle; davanın usulden reddinin gerektiğini, kazada müvekkil şirketin herhangi bir kusuru olmadığını, kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyalar arasında bağlantı olduğundan 2022/83 Esas sayılı dosya işbu dosya ile birleştirilmiştir. Birleşen dosyadaki .... Şirketi'ne (Vira Koruma ve Güvenlik Hizmetleri LTD ŞTİ) tebligat çıkartılmış, bu şirket vekili özetle; olayda bir kusurlarının olmadığını, kazanın şirketle alakası olmayan bir yerde meydana geldiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 2015/346 E., 2016/517 K., sayılı kararıyla; davalının %25 oranında sigortalı müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğunu bildiren Adli Tıp Kurumu Raporu hükmüne esas alınarak ilk peşin sermaye değerli gelirin %25’inin Kurum zararı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 39.396,00TL ilk pesin değerli gelirin onay tarihi olan 07.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2017 tarihli ve 2017/216 E., 2017/327 K., sayılı kararıyla; mahkeme kararının yerinde olduğu belirtilerek davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/865 E., 2020/4920 K. sayılı kararıyla; dosya kapsamından, olayın Yalova Topçular feribot iskelesi güvenlik amiri olarak görev yapmakta olan müteveffa sigortalının, görevi başında İDO’ya ait motorsiklet ile feribota ücretsiz binen arabaya ceza kesmek için iskele çıkışında durdurduğu, ceza işlemi yapmakta iken davalının sevk ve idaresindeki araç ile sigortalıya çarparak ölümüne sebebiyet vermesi suretiyle gerçekleştiği meydana gelen olayla ilgili olarak Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2009/889 E sayılı dosyası ile dosya davalısı hakkında taksirle ölüme sebebiyet vermekten kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda TCK 85/1 maddesi gereğince taksirle ölüme sebebiyet vermekten ceza verildiği, kararın Yargıtay 12 Ceza Dairesinin onamasından geçerek 28/05/2012 tarihinde kesinleştiği, yine dava dosyasından alınan 01/04/2016 tarihli ... ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalı ... ....’ın gece vakti meskun dışı mahalde seyir halinde iken yola gereken dikkati vermediği, sağ ilerisinde bankette park halindeki otomobilin solunda uyarı lambası (tepe lambası) yanmakta olan motorsiklete ve yol içerisine girmiş yayayı zamanında fark etmeyerek gerekli tedbirlere başvurmaksızın çarptığı ve %25 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise olay mahallinde banket bulunmasına rağmen gece vakti meskun dışı mahaldeki bölünmüş Devlet karayoluna yaya olarak girmiş bulunmakla kendi can güvenliğini tehlikeye attığı, olay mahallindeki durumu jandarmaya bildirmeye çalıştığı sırada dikkatsiz davranarak aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda %75 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği hak sahibi dosyası ile ATK raporu arasında çelişki olduğundan yeni bir kusur raporu alındığı 01/08/2016 tarihli 3 kişilik heyet raporunda; davalı sürücünün %25, sigortalı müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğu ATK raporundaki gerekçelerle aynı olmak üzere rapor verildiği, Mahkemece de bu raporlar dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise de; Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2009/889 E. sayılı dosyası ile tazminat davasının görüldüğü ... 13. İş Mahkemesi 2012/276 E. sayılı dosyası gözetilerek alınan mevcut raporlar arasındaki çelişkiler giderilecek şekilde, denetime elverişli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl işveren İDO’nun %10, alt işveren Vira Koruma ve .... Hiz. Ltd. Şti. nin %20, 3. kişi sürücü davalı ...’ın %60 ve sigortalının %10 kusurlu olduğunu bildiren kusur raporunu hükme esas alarak %90 kusur karşılığı 141.826,48 TL PSD'nin onay tarihi olan 07.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu miktarın 10.000,00 TL'sinin davalı ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının ise işbu dosya davalısından alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili, birleşen davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davalıların tam kusurlu olduğunu, sigortalının kusursuz olduğunu, birleşen dava yönünden kararın kesin olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir. 2.Davalı İDO vekili; yazılı beyanlar ve raporlara yapılan itirazlar dikkate alınmadan itiraz dilen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun veya ihmalinin oluşan olayda bulunmadığını, kabul edilen ilk PSD yönünden de kararın hatalı olduğunu ve davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı .... Ltd. Şti. vekili; kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay bozmasında belirtildiği şekiylde araştırma yapılmadığını, kararın hatalı olduğunu ve bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 21/4 maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, alınan kusur raporlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.