20. Hukuk Dairesi 2019/2085 E. , 2019/6543 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, ....mahallesi 644 ada 33 parsel sayılı 6462 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalıların mirasbırakanı adına kayıt…
**20. Hukuk Dairesi 2019/2085 E. , 2019/6543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, ....mahallesi 644 ada 33 parsel sayılı 6462 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalıların mirasbırakanı adına kayıtlı olduğunu ancak taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili ve davalıların el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açmış, mahkemece davanın kabulüne, dava konusu....mahallesi 644 ada 33 parselde kayıtlı taşınmazın davalıların murisi .... adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidi 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1948 yılında yapılmıştır. Daha sonra 1984 yılında herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış, 07.05.1986 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 1960 yılında 766 sayılı Kanun uyarınca genel arazi kadastrosu yapılmıştır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/11/2019 günü oy birliği ile karar verildi.