(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/1152 E. , 2012/2522 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.05.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/1152 E. , 2012/2522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.05.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı bakanlık, davalı idare ile yapılan protokol gereği inşa edilen yağmur suyu hattından ... Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü arazisi içinde bulunan ... göletine kanalizasyon karıştığının belirlendiğini, ayrıca yapılan inşaat sırasında gölet çevresinde bulunan duvar ve demir korkuluğa zarar verildiğini ileri sürerek müdahalenin meni ve gölet ve çevresinin eski hale getirilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, yağmur ve atık su hatlarının ayrı ayrı yapıldığını, gölette bir kirlilik bulunmadığını ve gölet çevresindeki duvar ve korkuluk ile ilgili olarak yüklenici firmadan bir bilgi gelmediğini ve buna ilişkin olarak da bir sorumluluklarının bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulüne, drenaj suyuna kanalizasyon suyunun karışarak ... göletine akıtılması ile ilgili davalı idarenin müdahalesinin menine, davacının, göletin doğal yapısı, duvar ve korkuluklara verilen zarar konusundaki haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. Hükmü davacı ... davalı temyiz etmiş karar Dairemizin 09.11.2009 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyulmuş davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı bakanlık temyiz etmiştir. Davadaki istemin dayanağı komşuluk hukukundan kaynaklanmaktadır. Gerçekten Türk Medeni Kanununun 737. maddesi uyarınca bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından doğan yetkileri ve özellikle işletme faaliyetlerini komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıklardan kaçınmak zorundadır. Komşudan kasıt sadece birbirine komşu taşınmaz malikleri değil, taşınmaz maliklerinin mülkiyet hakkını taşkın kullanması sebebiyle olumsuz olarak etkileyecek herkestir. Kullanmanın taşkınlık olup olmadığı kullanmanın niteliğine taşınmazların bulunduğu mevkii ve mahiyetlerine ve de mahalli örf ve adete göre belirlenir. Komşu taşınmazlardan birinde ortaya çıkan zarardan komşunun sorumlu tutulabilmesi için öncelikle taşkın kullanım sayılan bir durumun olup olmadığı bundan dolayı ortaya çıkan bir zararın bulunup bulunmadığı zararla taşkın kullanım arasında illiyet bağı olup olmadığı unsurlarının üzerinde durulması gerekir. Komşuluk hukukuna ve komşunun sorumluluğunun koşullarına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;