12. Ceza Dairesi 2013/1127 E. , 2013/21396 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat, temyiz talebinin reddi 2- Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52, 53/1, 51, 51/3 maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin hükmün katılan vekilince temyizi üzerine, temyiz talebinin reddine…
**12. Ceza Dairesi 2013/1127 E. , 2013/21396 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat, temyiz talebinin reddi 2- Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52, 53/1, 51, 51/3 maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin hükmün katılan vekilince temyizi üzerine, temyiz talebinin reddine dair ek karar katılan vekili tarafından; sanık ... hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılan itiraz üzerine kaldırılarak hükmün açıklanmasına dair ek karar sanık ... tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'in beraatine ilişkin hükmün, katılan vekili tarafından temyizi üzerine mahkemece, yukarı sınırı 10.000 TL'yi geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümlerinin kesin nitelikte olduğu gerekçe gösterilerek, temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; 1412 sayılı CMUK'un 305/2 maddesine göre, sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda belirtilen sınır söz konusu olduğunda beraat hükmünün kesin nitelik taşıyacağı, sanık ... hakkında ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası gerektiren 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, bu bakımdan, sözü edilen usul hükmünün somut olayda uygulama olanağının bulunmadığı ve adı geçen sanık hakkındaki beraat hükmünün temyizi kabil olduğu kabul edilerek, 27.09.2010 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; 1- Kolluk kuvvetlerine, ... ve ... isimli şahısların, yanlarında bulunan tarihi eserleri şehirlerarası bir otobüs ile İzmit iline götürerek satacakları yönünde ihbarda bulunulması üzerine, bahse konu otobüs içerisinde arama yapıldığı, arama sonucunda, sanık ...'ın üzerinde herhangi bir suç unsuru bulunmamakla birlikte, sanıkların oturdukları koltuğun üç sıra arkasında korunması gerekli taşınır kültür varlıklarının ele geçirildiği,her ne kadar sanık ... aşamalardaki benzer ifadelerinde suçlamayı kabul etmeyerek sözü edilen kültür varlıklarının kendisine ait olmadığını savunmuş ise de, sanıkların yakalandıkları otobüste muavin olarak çalışmakta olup olayın hemen akabinde kollukta ifadesine başvurulan ...'ın, içinde kültür varlıklarının bulunduğu poşeti, sanık ...'ın elinde gördüğünü beyan ettiği, belirtilen hususun kolluk kuvvetlerince düzenlenen ve altında ...'ın imzasının bulunduğu tutanakta da yer aldığı, dosya kapsamında sanık ...'in suça konu kültür varlıklarını bulduğuna ya da ticarete konu ettiğine dair herhangi bir delil elde edilemediği, dolayısıyla adı geçen sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70/1 maddesinde düzenlenen “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile beraatine hükmedilmesi, 2- Sanık ... hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. ve devam eden fıkralarında düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarının aynı maddenin 12. fıkrasına göre itiraz kanun yoluna tabi olduğu, itiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında hata görüldüğü takdirde itirazın kabulüne, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilip, müteakip işlemlerin itiraza konu kararı veren mahkemece duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeksizin, sanık ... hakkındaki kararın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu açıklanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile sanık ...'in temyiz temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasına dair kararın sair yönleri incelenmeksizin, sanık ...'in beraatine ilişkin hükmün ise açıklanan sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.