T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2372 - 2026/404 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2372 KARAR NO : 2026/404 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2024 NUMARASI : 2023/499 Esas 2024/888 Karar DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... HİZMETLERİ ANO…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2372 - 2026/404 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2372 KARAR NO : 2026/404 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2024 NUMARASI : 2023/499 Esas 2024/888 Karar DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/11/2024 tarih ve 2023/499 Esas - 2024/888 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirket görevlilerinin 19/10/2022 tarihinde, "Merkez Mah. ... Sk. No:1 ... Apartmanı"nda bulunan ve davalıya ait "baz istasyonuna" güç vermekte olan ... seri nolu elektrik tesisatında yapmış oldukları kontrolde, davalının baz istasyonunda, ''şirket bilgisi dışında dağıtım sistemine bağlantı yapmak'' sureti ile kaçak/usulsüz elektrik kullandığını tespit ettiğini ve bu durum aynı tarihli, ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı ile tutanak aldıklarını, davalı firmanın borca itiraz etmesinin ardından 25.04.2023 tarihinde müvekkili şirket görevlileri tarafından gerçekleştirilen kontrolde, apartman yöneticisi ve aynı zamanda mahalle muhtarı olan Lütfi Şahin ile görüşüldüğünü, kendisi ... yetkililerini aradığını ve yetkililer de söz konusu sayacın kendilerine ait olduğunu beyan ettiklerini, bu durum 25.04.2023 tarihli ... seri numaralı görgü tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, bu nedenle davalı firmanın borca itiraz dilekçesindeki iddialarının reddi gerektiğini, söz konusu tutanağa tahakkuk eden fatura bedelinin davalı firma tarafından ödenmemesi üzerine tarafımızca davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/2991 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına itirazı üzerine icra takibi durduğunu, davalının borca itirazının hiçbir yasal dayanağı bulunmayıp, müvekkili şirketin haklı alacağına ulaşmasını olabildiğince geciktirmeyi amaçlamadığını, davalı fatura bedellerini ödemeden, usulsüz şekilde elektrik tüketimi yaptığı için kaçak tahakkuk bedelinden sorumlu olduğunu, borçlunun faize ve takibin ferilerine ilişkin itirazı da haksız olup icra takibindeki faiz oranları miktarları doğru olduğunui bu nedenle faiz hesabının takip talebinde belirtilen oranlar üzerinden yapılması gerektiğini, dava konusu tesisatın kullanıldığı baz istasyonu günde 24 saat faaliyet gösterdiğinden davalının günde 72,000 kWh kaçak elektrik tükettiği anlaşıldığını, günlük tüketim bedeli üzerinden, davalının tespit anına kadarki hesaplamasında ise davalının toplamda 6.480,000 kWh kaçak elektrik tükettiği anlaşıldığını, davalının 90 günlük tahakkuk döneminde kaçak olarak kullanmış olduğu elektriğin, yürürlükte bulunan tarifeye göre faturalandırılması, kaçak ceza tutarı ve diğer vergilerin eklenmesi neticesinde davalının kullanmış olduğu kaçak elektrik bedelinin 51.683,29 TL olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüyle borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına, icra dosyasına haksız olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:Müvekkili şirkete ait olmayan ve usulsüz de olsa herhangi bir kullanımda bulunmadığı elektrik tesisatına ilişkin 19.10.2022 tarihli tutanak tutulması da abesle iştigal olduğunu, davacı yan, dava konusu elektrik tesisatının hangi şirkete ait olduğunun tespitini sağlamadan müvekkiline husumet yöneltmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinden, müvekkili şirket aleyhine ikame edilen işbu davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı taraf kötü niyetli olarak davaya konu icra takibine ilişkin bilgi ve belgeleri müvekkili şirkete tebliğ etmekten imtina ettiğini, 19.10.2022 tarihli kaçak/usulsüz kullanım tespitinin 1 yıl aradan sonra icra takibine konu edilmesi, müvekkili şirketin türkiye çapında hizmet veren bir şirket olması ve ulaşılabilirliğinin yüksek olması göz önünde bulundurulduğunda ödeme emrinin 2023 yılında tebliğ edilmiş olması faize ilişkin gelirin yükseltilmesi amacı taşıdığını, kötü niyetli olunduğunu bir kez daha gösterdiğini, davaya konu icra takibine ait borcu kabul etmemekle birlikte emsal Yargıtay kararları ışığında davacının gerekli araştırmayı yapmadan, abonelik ilişkisi varsa bunun kime ait olduğunu ispat etmeden taraflarına kaçak kullanım bedelini yansıtması hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı yan, ... yetkililerini aradıklarını ve ... yetkililerin de söz konusu sayacın kendilerine ait olduğunu beyan ettiklerini, bu durumu 25.04.2023 tarihli ... seri numaralı görgü tespit tutanağı ile kayıt altına aldıklarını ifade ettiklerini, tarafı olmadığı görgü tespit tutanağı haricinde herhangi bir delil sunamayan davacı tarafın işbu iddialarının delillendirilemediği için dikkate alınmaması gerektiğini, davaya konu icra takibine ait borcu kabul etmemekle birlikte emsal Yargıtay kararları ışığında gecikme zammı ve KDV'nin istenemeyeceğini, takibe işletilecek faizin ise ancak %9 yasal faizin uygulanması gerektiğini, arz edilen nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, davanın esasına girilmesi halinde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Somut olayda, yapılan yargılama, toplanan deliller, keşif, bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait "baz istasyonuna" güç vermekte olan ... seri nolu elektrik tesisatında yapmış oldukları kontrolde, davalının baz istasyonunda, ''şirket bilgisi dışında dağıtım sistemine bağlantı yapmak'' sureti ile kaçak/usulsüz elektrik kullandığını tespit ettiğini ve bu durum aynı tarihli, ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi tespit tutanağı ile tutanak tutulduğu, kaçak kullanımın tespiti için mahallinde 15/01/2024 tarihinde keşif icra edilmiş olup, elektrik elektronik mühendisi bilirkişi ..., ... ve ...'in 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "EPDK’nın ilgili mevzuatına göre perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmek kaçak/usulsüz elektrik tüketilmesi anlamına geldiğini, yerinde yapılan tespitte Merkez Mah. ... Sk. No:1 ... Apartmanı ... adresindeki binanın damında ...' e ait baz istasyonun olduğunu, davacı ile davalı arasında dava konusu baz istasyonu için herhangi bir abonelik sözleşmesinin olmadığı tespit edildiğini, yerinde yapılan tespit ve dava konusu dosya içindeki bilgi ve belgelerden 19.10.2022 tarih ve ... Kaçak elektrik Tespit tutanağına istinaden kaçak elektrik tüketim bedeli 58.795,09 TL, hesaplanan kaçak elektrik faturası için son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar 6.418,46 TL faiz olmak üzere davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla ferileri ile birlikte KDV dahil talep edebileceği alacağın miktarı 58.795,09+6.418,46= 65.213,55 TL olarak hesaplandığını" rapor etmişlerdir. Somut olayda, dava konusu, davalı adına olan ve baz istasyonu olarak kullanılan yere ilişkin olarak davalı tarafça kaçak tüketim iddiasını inkâr etmekte, ... numaralı abonelik üzerinden enerji almakta olduğunu beyan etmektedir. Davalı tarafça enerji tüketimi inkar edilmemektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacı firmaya ve ...'a müzekkere yazılarak, ... numaralı aboneliğe ait bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, ... sözleşme hesap numarası ile ... nolu tesisatta 30.06.2003 tarihinde başlatılan ve halen devam etmekte olan Merkez Mah. ... Sk. No:1/otomat ... adresinde ... Apt Müşterek adına mesken aboneliği olduğu bildirilmiştir. Dava konusu olan ... seri nolu elektrik tesisatının ise abonelik kaydı olmadığı, şirket bilgisi dışında dağıtım sistemine bağlantı yaparak, ana kolon hattından R S T fazı alarak sayaçsız, bağlantısız elektrik tükettiği ve tutanak altına alındığı, tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK’nın 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı (Bkz. Yargıtay 3. HD. 21/10/2021 tarih, 2021/4894 Esas, 2021/10580 Karar sayılı ilamı), diğer taraftan, yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümlerinin, özellikle “Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esas olduğu, davacının kaçak elektrik kullandığının ispatı davaya konu bedeli talep eden davacı şirkete ait olduğu, Makel marka ... seri numaralı sayaç üzerinden enerji geçmediği, görevlilerce yapılan ölçümde sayacı baypas eden kabloların enerjili olduğunun beyan edildiği, dinlenen tutanak tanıkları ...'in ve ...'nı beyanlarında, davalının müşterek sayacı kullandığı fakat müşterek hattın enerjisin kestiğimizde, baz istasyonunun enerjisinin aktif olduğunu beyan etmeleri karşısında, tutanak tarihindeki fotoğraflar, dinlenen tanık beyanları , mahkememizce yapılan keşif bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının ispat yükünü yerine getirdiği kanaatine varılarak, davalının savunmalarına itibar edilmemiş olup, 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun bulunarak hükme esas alınmış olup, davalı tarafın ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/2991 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin talep ile bağlı kalınarak 58.290,13 TL üzerinden devamına karan verilmiş, asıl alacak likit olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı tarafın ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/2991 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin talep ile bağlı kalınarak 58.290,13 TL üzerinden devamına, Asıl alacak likit olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, ...." karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı tarafça müvekkili şirkete ait olduğu iddia edilen baz istasyonundaki elektrik sayacında kaçak elektrik kullanımı tespit edildiği, bu iddia nedeniyle kaçak/usulsüz elektrik kullanım bedeli tahakkuk edildiği, .... İcra Dairesi 2023/2991 Esas sayılı icra dosyasıyla icra ödeme emri gönderildiği, ödeme emrine süresinde yapılan itiraz neticesinde takibin durduğu, durdurulan takip neticesinde davacı tarafça takibin devamı ve takip miktarının %20'si oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmeleri talepli işbu davanın açıldığı, ancak davacı yanın icra takibi ve dava dilekçesinde taraf olarak müvekkil şirket olan ... Hizmetleri A.Ş.'yi göstermiş olsa da takibe dayanak olan ... seri nolu elektrik tesisatının müvekkil şirkete ait olmadığını ve işbu tesisattan usulsüz de olsa herhangi bir kullanım yapılmadığını, müvekkil şirkete ait olmayan ve usulsüz de olsa herhangi bir kullanımda bulunmadıkları elektrik tesisatına ilişkin 19.10.2022 tarihli tutanak tutulmasının abesle iştigal olduğunu, davacı yanın dava konusu elektrik tesisatının hangi şirkete ait olduğunun tespitini sağlamadan müvekkile husumet yöneltmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle müvekkil şirket aleyhine ikame edilen işbu davanın öncelikle HUSUMET YOKLUĞU nedeniyle reddi gerekmekte iken yerel mahkemece işbu husumet itirazlarının dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaçak/usulsüz kullanıma ilişkin tespit dayanak alınarak düzenlenen hesap dökümünün daha sonrasında .... İcra Müdürlüğü 2023/2991 E. sayılı dosya ile icra takibine konu edildiğini, ancak işbu icra takibi dosyasına dayanak bilgilerin ödeme emri/talebine eklenmediğini, dayanak belgelerin de icra takip dosyasına sunulmadığını, bilirkişinin dava konusu olan taşınmazda abonesiz ve yükümlülüklerini yerine getirmeden kaçak elektrik kullanımına ilişkin tespitinin usul ve yasaya aykırı olup yerel mahkemece işbu tespite göre karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, takibe dayanak olan ... seri nolu elektrik tesisatının müvekkili şirkete ait olmadığını ve işbu tesisattan usulsüz de olsa herhangi bir kullanım yapılmadığını, müvekkili şirkete ait olmayan ve usulsüz de olsa herhangi bir kullanımda bulunmadıkları elektrik tesisatına ilişkin 19.10.2022 tarihli tutanak tutulmasının da abesle iştigal olduğunu, dava konusu elektrik tesisatının hangi şirkete ait olduğunun tespiti sağlanmadan müvekkile husumet yöneltilmesi ve müvekkil aleyhine hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinden, müvekkili şirketin dava dışı ... numaralı abonelik üzerinden enerji almakta olup işbu abonelik üzerinden de ödemelerini bölge çözüm ortağı firma üzerinden düzenli olarak yaptığını, ödemelere ilişkin dekontları da ek olarak sunduklarını, gerek dava konusu başka sayaç üzerinden enerji alınması gerek işbu enerji kullanımına ilişkin yapılan ödemeler dikkate alındığında müvekkil şirketin kaçak/usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanağı kullanım şeklinin gerçeği yansıtmadığının apaçık ortaya çıkacağını, davacı yanın tanıklarının keşif sırasındaki beyanlarında her ne kadar ... yetkililerini aradıklarını ve ... yetkililerinin de söz konusu sayacın kendilerine ait olduğunu beyan ettiklerini, bu durumu 25.04.2023 tarihli ... seri numaralı görgü tespit tutanağı ile kayıt altına aldıklarını ifade etmişlerse de tarafı olmadıkları görgü tespit tutanağı haricinde herhangi bir delil sunamayan davacı tarafın işbu iddialarının delillendirilemediği için dikkate alınmaması gerektiğini, davaya konu icra takibine ait borcu kabul etmemekle birlikte emsal Yargıtay kararları ışığında gecikme zammı ve KDV'nin istenemeyeceği, takibe işletilecek faizin ise ancak yasal faizin uygulanması gerektiğinin açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın .... İcra Dairesi 2023/2991 Esas sayılı dosyada düzenlenen ödeme emrinde yıllık %30 oranında faiz ve KDV talep edildiğini, bilirkişilerce yasal faiz yerine %30 KDV üzerinden yapılan hesaplamanın da usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, gerek Yargıtay kararları gerek yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında davacı yanın müvekkil şirkete haksız yere dava açmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinin apaçık ortada olduğunu, anılan nedenlerle yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olup kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme ilamının hatalı olup kaldırılması gerektiğinden kararda hükmolunan ilam vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de hatalı olduğunu, kararın istinaf incelemesi neticesinde bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı ... ... görevlileri tarafından davalı hakkında 19/10/2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği, bu tutanak doğrultusunda tahakkuk eden bedelin ödenmemesi nedeni ile davacı şirket tarafından davalı hakkında .... İcra Dairesi'nin 2023/2991 Esas sayılı dosyası üzerinden toplam 58.290,13 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içinde ödeme emrinde yer alan borca itiraz etmesi üzerine davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/499 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 07/11/2024 Tarih, 2023/499 Esas ve 2024/888 Karar sayılı karar ile "DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı tarafın ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/2991 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin talep ile bağlı kalınarak 58.290,13 TL üzerinden devamına, " karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/4894 Esas ve 2021/10580 Karar; 2022/8164 Esas ve 2023/954 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 Tarih, 2024/83 Esas ve 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davaya ve icra takibine konu uyuşmazlık 19/10/2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklanmakta olup bu tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 30/05/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği incelendiğinde; Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç)Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının Hesaplanması MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a)Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b)Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2)Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a)Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b)Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir (3)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4)42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre MADDE 45-(1)Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a)42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c)42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç)Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2)42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3)Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b)Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c)Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5)Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır. Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması MADDE 46 – (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2)Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3)Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/10742 Esas-2017/17007 Karar sayılı ilamında "Abonesiz kullanımın kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesinde ve kaçak tutanağı tanzim tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre yapılan kaçak bedeli hesabında bir sakınca görülmemiştir. Ancak, Hukuk Genel Kurulu'nun ve Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre yasal faiz istenebilir. Abonelik sözleşmesinde alacağın geç ödenmesi hâlinde 6183 sayılı kanunda belirtilen gecikme zammı uygulanacağına dair bir hüküm yoksa alacağa gecikme zammı değil yasal faiz ilave olunur. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde; 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK’nun 22/09/2010 Tarih, 2010/13-466 Esas ve 2010/410 Karar, 28/11/2012 Tarih, 2012/13-624 Esas ve 2012/915 Karar, 3 HD’nin 27/02/2014 Tarih, 2013/18346 Esas ve 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında aynı ilkeler benimsenmiştir.) Bu nedenle, davacının gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si istemi yerinde değildir. Ne var ki, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince gecikme zammı isteminin aynı zamanda yasal faiz uygulanması gerektirdiği gözetilerek, ödenmeyen bedele yönelik olarak yasal faiz uygulanması gerekmektedir." Davaya konu 19/10/2022 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağının "şirket bilgisi dışında dağıtım sistemine bağlantı yaparak, şirket kayıtlarında olmayan bir sayaçla tüketim yapıldığı" gerekçesi ile düzenlendiği, davalı taraf, davaya konu baz istasyonu olarak kullanılan yere ilişkin, takibe dayanak ... seri nolu elektrik tesisatının şirkete ait olmadığı, herhangi bir kullanım yapılmadığını, dava dışı ... numaralı abonelik üzerinden enerji aldığını iddia etmiş, mahkemece davacı firmaya ve ...'a müzekkere yazılarak ... numaralı aboneliğe ait bilgi ve belgeler istenilmiş, ... sözleşme hesap numarası ile ... nolu tesisatta 30.06.2003 tarihinde başlatılan ve halen devam etmekte olan Merkez Mah. ... Sk. No:1/otomat ... adresinde ... Apt Müşterek adına mesken aboneliği olduğu, ... seri nolu elektrik tesisatının sanal tesisat olduğu bildirilmiştir. Mahkemece keşif yapıldığı, tanıkların dinlendiği, dinlenen tanık beyanlarından davaya konu tesisatın davalı şirket tarafından kullanıldığının sabit olduğu, davalı şirketin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kaçak/usulsüz elektrik elektrik enerjisi tükettiği, 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda 30/05/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca hesaplama yapıldığı, ancak taraflar arasında abonelik sözleşmesinin bulunmaması halinde borç ödenmediği takdirde normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) göre faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerekirken bilirkişi raporunda gecikme zammı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, mahkemece bu rapor dikkate alınarak hüküm kurulması hatalı olmuştur. Taraflar arasında abonelik sözleşmesinin bulunmaması nedeni ile davacının gecikme zammı isteminde bulunamayacağı ancak kaçak elektrik tespit tutanağının davalı şirket adına olduğu gözetilerek asıl alacağa ticari faiz işletilmesi gerekeceği, dairemizce yapılan hesaplama uyarınca haksız fiil tarihi ile icra takip tarihi arasındaki dönem için işlemiş faizin 2.375,31 TL olduğunun tespit edildiği, tüm bu açıklamalar neticesinde; davacının davalıdan 51.683,29 TL asıl alacak, 2.375,31 TL işlemiş faiz, 427,55 TL KDV olmak üzere toplam 54.486,15 TL alacağı olduğu gözetilerek bu miktar uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönü ile kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile belirlenen eksikliklerin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla; HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında usuli kazanılmış haklar korunarak karar verilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/11/2024 tarih ve 2023/499 Esas - 2024/888 sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına giderek; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/2991 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın taleple bağlı kalınarak 51.683,29 TL asıl alacak, 2.375,31 TL işlemiş faiz ( Avans faizi ), 427,55 TL KDV olmak üzere toplam 54.486,15 TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden ve takip sonrası dönem bakımından asıl alacağa işleyecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak yargılama yapılması gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, 3-Davanın kabul edilen kısmı yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.721,95 TL nispi harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 14.330,85 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddine göre hesap edilen 13.395,63 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerine bırakılmasına, 5-Davanın kabul edilen kısmı yönünden; Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ile usulü müktesep hak gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davanın reddedilen kısmı yönünden; davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 3.803,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul-red oranına göre hesaplanan 2.916,40 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayan avansın yatırana iadesine, İstinaf yargılaması bakımından; II) Davalıdan tahsil edilen 995,44 TL İstinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, III)Davalı tarafından yapılan 394,00 TL İstinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV) İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, V)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, VI)Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 27/02/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır