T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/4190 Karar No : 2025/5338 DAVACILAR :1- ... Derneği 2- ... Derneği 3-... Derneği 4- ... Derneği 5- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 330. maddesinin 2. fıkrasına, 25/05/2022 tarih ve 31846 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Ya…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4190 E. , 2025/5338 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/4190 Karar No : 2025/5338 DAVACILAR :1- ... Derneği 2- ... Derneği 3-... Derneği 4- ... Derneği 5- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 330. maddesinin 2. fıkrasına, 25/05/2022 tarih ve 31846 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile eklenen cümlelerin iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacılar tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile dolaylı temsil yetkisinin, sadece gümrük müşavirlerine verilmesine rağmen dava konusu Yönetmelik değişikliği ile ayrıca taşıma işleri organizatörlerine verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Gümrük Kanunu tahtında özellikle gümrük müşavirlerine ve yardımcılarına verilen özel yetkinin, Yönetmelik ile taşıma işleri organizatörüne devredilmesinin hukuka ve Kanun'un 5. ve 225. maddelerine aykırı olduğu, antrepo beyannamesinin sadece eşya sahibi veya temsilcisi tarafından verilmesi mümkün iken yapılan değişiklik ile herhangi bir şarta ve vekaletnameye bağlı olmaksızın taşıma işleri organizatörlerinin antrepo beyannamesi vermesine izin verildiği, Kanun'un 225. maddesinde, nakliyeci kuruluş temsilcilerinin taşıdıkları eşyanın sadece transit işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebileceğinin düzenlendiği, eşyayı gümrükçe onaylanmış başkaca bir işlem veya kullanıma tabi tutamayacakları, 235. maddesinin 5. fıkrası ile 236. maddesinde ise, antrepoya konulan eşyanın gümrük işlemleri başlamadan, izin alınmadan çıkarılması veya başka eşya ile değiştirilmesi gibi durumlarda ya da varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, yapılan kontrol ve muayene sonucunda, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tespiti halinde idari para cezası verileceğinin, ancak Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesinde taşıyıcının sadece eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunun hükme bağlandığı, dolayısıyla transit eşya kapsamında bulunan eşyanın antrepo rejimine alınması ile Gümrük Kanunu'nun idari para cezası öngören maddelerinin taşıma işleri organizatörlerine uygulanamayacağı ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ihlallerinin artabileceği, taşıma işleri organizatörü yetki belgesine sahip taşımacılara verilen yetki ile antrepo beyannamesi verilebilmesine ve elleçleme yapmasına olanak sağlandığı, antrepo rejiminin "gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım" tanımlarında sayılan bir gümrük rejimi olup 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda rejimlerin kimler tarafından kullanılabileceğinin açıkça düzenlendiği, tanımlardan hareketle "beyan sahibi" ve "rejim hak sahibi" ifadelerinin herhangi bir rejim kısıtlamasına tabi olmadığı, ancak Yönetmelik değişikliği ile taşıma işleri organizatörlerinin yalnızca antrepo rejim beyanı ve elleçleme işlemi ile sınırlı bir rejim beyan hakkı için yetki aldıkları, Kanun'da böylesine bir sınırlı rejim hak sahibi ya da beyan sahibi kişi tanımlaması olmadığından taşıma işleri organizatörlerinin antrepo rejim beyanını kendi eliyle ya da doğrudan veya dolaylı temsil ile beyan ettirmelerinin Kanun'a aykırı olduğu, kanunen "rejim hak sahibi" olmayan kişi beyan sahibi olamayacağından antrepo rejim beyanı verilmesinin Gümrük Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında dolaylı temsil yolu ile yapılabileceği, bunun ise Kanun'un 225. maddesindeki amir hüküm gereği gümrük müşavirleri tarafından yapılması zorunlu işlerden olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 447. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Bakanlıklarına verilen görev ve yetkilere dayanılarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun ilgili maddeleri çerçevesinde dava konusu düzenlemelerin Yönetmeliğe eklendiği, dünya ticaretinde, transit ticaretin yerinin ve öneminin her geçen gün arttığı, jeopolitik konumu ön planda olan ülkelerin de söz konusu transit ticaret faaliyetlerinden ekonomik katkı sağladığı, bu bağlamda antrepoya konan transit ticaretine konu eşyanın transit rejimi dışında başka bir gümrük rejimine tabi tutulmasının söz konusu olmadığı, ülkemizdeki transit ticaret faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik dava konusu düzenlemenin, antrepoya alınan tüm eşya için değil, alıcısı ve satıcısı yurt dışında olan, Türkiye'de antrepo rejimi kapsamında gümrük antrepolarına konulan ve ardından sadece transit rejimi kapsamında yurt dışındaki alıcısına sevk edilen transit ticaretine konu eşya ile sınırlı olduğu, bu kapsamla sınırlı durum için antrepo beyannamesinin, Gümrük Kanunu'nda yer alan "rejim hak sahibi" ve "kullanıcı" tanımları, Gümrük Kanunu'nun 62. maddesinin 1. fıkrası ve Gümrük Yönetmeliğinin 10 no'lu ekindeki "bildirim tarafı" tanımı çerçevesinde taşıma işleri organizatörü tarafından verilebileceğinin düzenlendiği, kuralda taşıma belgesinde bildirim tarafı olarak yer alması şartının da bulunduğu, dolayısıyla dava konusu düzenlemede dolaylı temsilin söz konusu olmadığı, dava konusu Yönetmelik değişikliğinin, antrepo ve transit rejimlerinin birlikte değerlendirildiği bir düzenleme olduğu, bu çerçevede gümrük müşavirlerinin görev ve yetkilerinin devredildiği bir düzenleme olmadığı, düzenlemenin gümrük müşavirlerine, başka bir ifadeyle dolaylı temsile yönelik bir düzenleme niteliği taşımadığı, antrepo beyannamesinin taşıma işleri organizatörü tarafından transit ticarete konu eşya ile sınırlı olarak verilebileceğinin düzenlendiği, dava konusu değişikliğin Kanun'un 5. ve 225. maddelerinin kapsamı olan temsil uygulamasına yönelik bir düzenleme olmadığı, Kanun'un 5. maddesinde, gümrük işlemlerinde bir temsilcinin tayin edileceği değil, temsilci tayin edilebileceğinin düzenlendiği, yani tercihe bağlı bir durum olduğu, dava konusu kuralda kullanıcı olarak taşıma işleri organizatörlerinin, Gümrük Yönetmeliğinin 522. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmekten sorumlu olacağının düzenlendiği, bu çerçevede genel antrepoda Kanun'un 236. maddesine göre gümrük vergileri ve para cezalarını ödemekle yükümlü tutulacak kişinin her halükarda antrepo işleticisi olduğu, ancak kullanıcının sorumluluğunun da tespit edilmesi durumunda para cezaları açısından 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereği hem işleticinin hem de kullanıcının sorumlu olduğu, bununla birlikte antrepo rejimine yönelik idari para cezalarının uygulanması ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri arasında bir illiyet bağı bulunmadığı ve dava konusu düzenleyici işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen ve gümrüğe sunulan transit rejimine tabi eşyaya aynı zamanda gümrük antrepo rejiminin de uygulanması ve bu eşya için gümrük antrepo beyannamesi düzenlenmesi (m.87/2) mümkündür. Bu nedenle, dava konusu Yönetmelik kuralının, bahse konu eşyanın genel antrepolara sadece elleçleme ve yurt dışındaki alıcısına sevki işlemleri yapılmak üzere konulabileceğinin düzenlenmesine ilişkin kısmının dayanağı mevzuata uygun olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 6102 sayılı Kanun ile 4925 sayılı Kanunlarda geçen "taşıma işleri komisyoncusu" ile Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nde düzenlenen "taşıma işleri organizatörü"nün farklı faaliyetleri meslek edinen kişiler olduğu kabul edilse dahi, taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinin ihdas edilmesinin ve transit ticarete konu eşyanın satıcısının organizatör ile sözleşme yapmasının sebeplerinden biri, transit rejime tabi eşyanın alıcısı ile satıcısı yurt dışında olduğu ve transit ülkelerdeki gümrük işlemlerini gerçekleştiremeyeceği için, bahse konu eşyanın taşıma ve lojistik işlerinin organizasyonunu yapma konusunda faaliyet göstermek üzere Türkiye'de Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş ve yetkilendirilmiş bir uzmana ihtiyaç duyulması, yani transit ticarete konu eşya hakkında Türkiye'de tasarruf hakkı bulunan tek kişi/kuruluşun, taşıma belgesindeki bildirim tarafı (taşıma senetlerinde notify) olan taşıma işleri organizatörü olmasıdır. Bu bakımdan, her ne kadar Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nde organizatörün kendi nam ve hesabına hareket ettiği belirtilmekte ise de; aslında satıcı, transit ticarete konu eşyanın kendi adına taşınması ve lojistik işlerinin tamamlaması için organizatör ile sözleşme imzalamaktadır. Yani esasen satıcı ile organizatör arasındaki ilişki, vekalet ilişkisinin özel bir görünümünden ibarettir (TBK m.502). Nitekim, dava konusu kuralın atıfta bulunduğu Gümrük Yönetmeliğin Ek-10 sayılı ekinde organizatörün "taşıyıcı", "gönderici" ya da "beyan sahibi" olarak değil "bildirim tarafı" olarak belirtilmesinin sebebi de budur. Bu çerçevede, dava konusu kural ile bu kuralın atıfta bulunduğu Yönetmelik kuralıyla, organizatörün, transit ticarete konu eşyanın gümrük işlemleri bakımından satıcının doğrudan temsilcisi olarak hareket etmesi yerine kendi nam ve hesabına hareket etmesine olanak sağlanarak Gümrük Kanunu'nun 225. maddesinin 2. fıkrasının ve Gümrük Yönetmeliğinin 561. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinin yollamasıyla Gümrük Kanunu’nun 227. maddesinde doğrudan temsilci için aranan koşulların devre dışı bırakılmasına neden oldunduğu, bu durumun ise, gümrüğe sunulan eşyanın tabi olacağı gümrük kuralları bakımından özel kanun olan Gümrük Kanunu ile buna dayalı olarak çıkarılan Gümrük Yönetmeliği hükümlerinin dolanılması suretiyle ihlali anlamına geldiği gibi gümrük işlemlerinin sıhhatinin olumsuz yönde etkilenmesine de neden olacağı sonucuna varılmaktadır. Ayrıca, Gümrük Kanunu'nun 5. ve 225. maddeleriyle, dolaylı temsil yetkisinin yalnızca gümrük müşavirleri ile belirli koşullar altında posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere tanınması karşısında, taşıma işleri organizatörünün, Gümrük Kanunu uyarınca göndericiyi dolaylı temsil yetkisine sahip olduğundan da söz edilemez. Bu itibarla, Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nde yer alan organizatör tanımının herhangi bir kanun hükmüne dayanmadığı da dikkate alındığında, fiili duruma uygun bulunmayan bu tanımın 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca ihmal edilmesi ve ulaştırma mevzuatına ilişkin bulunan düzenlemenin gümrük mevzuatına doğrudan aktarılmaması; dolayısıyla, taşımacılık faaliyetini -kural olarak- bizzat yapmayan, yani Gümrük Kanunu uyarınca nakliyeci sıfatıyla doğrudan temsil yetkisini her zaman haiz olmayan ve temelde satıcının vekili bulunan taşıma işleri organizatörüne, kendi nam ve hesabına gümrük antrepo beyannamesi verme olanağı tanıyan dava konusu kuralın iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 07/10/2009 tarihli ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin, 25/05/2022 tarihli ve 31846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9'uncu maddesi ile 330'uncu maddesinin 2'nci fıkrasına eklenen cümlelerin iptali istemleriyle açılmıştır. T.C. Anayasasının 124'üncü maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği, hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından, Yönetmelikle yapılan düzenlemenin üst normlara ve hukuka uygun olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre; 4458 sayılı Gümrük Kanununun "Temsil Hakkı ve Yetkilendirilmiş Yükümlü" başlıklı 5'inci maddesinde, "Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilirler. Transit taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişilerdir. Temsil, doğrudan veya dolaylı olabilir. temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına hareket eder. Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır."; 63'üncü maddesinin ilk fıkrasında da, "Başka bir eşyanın beyanı sonucunu doğurmaması kaydıyla, beyan sahibinin talebi üzerine beyannamede yer alan bir veya daha fazla bilginin düzeltilmesine, gümrük idarelerince izin verilir." ve "Gümrüklerde İş Takibi ve Gümrük Müşavirleri" başlıklı 225'inci maddenin 1'inci fıkrasında ise, "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır." kuralları yer almaktadır. Aynı Kanunun 93'üncü maddesinde, antreponun, gümrüğün gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulan ve kuruluşunda aranılacak koşulları ve nitelikleri yönetmelikte belirlenen yer olduğu, antrepo rejiminin, ithalat vergilerine tabi tutulmamış ve serbest dolaşıma girmemiş eşyanın bir gümrük antreposuna konulmasına ilişkin hükümleri belirleyeceği, belirtilmiş; 99'uncu maddesinde de, antrepo rejimine tabi tutulan eşyanın, gümrük antreposuna konuldukları tarihte işletici tarafından kayıtlara geçirileceği; Gümrük İdareleri tarafından işletilmeyen antrepolardaki tüm eşyanın antrepo kayıtlarının, işletici tarafından tutulacağı; bu kayıtların, her zaman Gümrüğün denetlenmesine hazır halde bulundurulacağı; söz konusu antrepo kayıtları ile 100'üncü maddede belirtilen antrepo kayıtlarına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği, öngörülmüş olup; söz konusu yetkiye dayanılarak, davalı idare tarafından, antrepo rejimi ile ilgili koşullar belirlenmiş, Gümrük Yönetmeliğinde de bu konuya ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. 4458 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 07/10/2009 günlü, 27369 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliğinin 90'ıncı maddesinde, geçici depolanan eşyanın; görünüş ve teknik özelliklerinin değiştirilmemesi koşuluyla aynı durumda muhafazalarını sağlamak üzere, gümrük idaresinin izni ve denetlemesi altında, geçici depolama yerlerinde bulunan diğer eşyaya zarar vermeyecek şekilde kaplarının tamiri veya sağlamlaştırılması, kaplarının yenilenmesi, havalandırılması, kalburlanması gibi elleçleme faaliyetlerine tabi tutulabileceği, bu işlerin yapılabilmesi için geçici depolama yerlerinde gerekirse ayrı bir bölüm tahsis edileceği, 330'uncu maddesinde de, Gümrük antrepolarına; serbest dolaşıma girmemiş eşyanın, ithalat vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmadan ve gümrük antreposuna konulması halinde ihracata bağlı önlemlerden yararlanabilen serbest dolaşımda bulunan eşyanın konulabileceği, serbest dolaşımda bulunan eşyanın antrepoya konulması durumunda söz konusu eşyanın ihraç edilmesi veya gümrükçe onaylanmış diğer bir işlem ya da kullanıma tabi tutulmasının zorunlu olduğu, ancak eşyanın ihracının veya gümrükçe onaylanmış bir işlem ya da kullanıma tabi tutulmasının mümkün olmadığı hallerde bir takvim yılında beş defayı geçmemek üzere yetkilendirilmiş gümrük müşaviri veya gümrük memuru gözetiminde eşyanın antrepodan çıkartılmasına izin verilerek beyannamesinin iptal edileceği; satıcı veya göndericisi belli, alıcısı emre olan eşyanın, antrepo işleticilerinin sorumluluğu altında genel antrepolara konulabileceği, bu şekilde genel antrepoya konulan eşyanın, alıcısının belirlenmesinden sonra tamamen veya kısmen gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına izin verileceği, hükümlerine yer verilmiş; aynı maddeye dava konusu düzenleme ile "Satıcı veya göndericisi ile yurtdışındaki alıcısı belli olan eşya ise 6/7/2018 tarihli ve 30470 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği kapsamında yetki belgesi sahibi olan ve taşıma belgesinde bildirim tarafı olarak yer alan taşıma işleri organizatörleri tarafından antrepo beyannamesi verilerek genel antrepolara konulabilir. Elleçleme işlemine tabi tutulması ve yurtdışındaki alıcısına sevki dışında bu eşya hakkında başka bir tasarrufta bulunulmasına izin verilmez. Kullanıcı olarak taşıma işleri organizatörleri, 522 nci maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmekten sorumludur." cümlesi eklenmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine göre gümrük antrepo rejimine tabi tutulacak eşyanın Gümrük Yönetmeliğinde esasları belirlenen beyanname ile antrepo rejimine tabi tutulması zorunluluğunun bulunduğu açık olup; yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmelerden de anlaşılacağı üzere, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulmasını müteakip; antrepo beyannamesinin tescil edildiği tarihte, yani rejimin başlangıcında antrepoya alınan eşyanın, yetkilendirilmiş gümrük müşaviri veya gümrük memuru gözetiminin haricinde antrepoya konubilmesi mümkün değildir. Öte yandan, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 4'üncü maddesinde, taşımaların ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirilmesi genel ilke olarak kabul edilmiş; 5'inci maddesinde ise taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Ulaştırma Bakanlığı'ndan yetki belgesi alınması zorunlu tutularak, yetki belgesi alınabilmesi için taşıma işleri işletmecilerinin mesleki saygınlık, mali yeterlilik ve mesleki yeterliliğe sahip olması gerektiği vurgulanmış ve bu maddeye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüş olup; 4925 sayılı Kanun, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 477'nci ve 497'nci maddeleri ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28'inci maddesinin davalı idareye tanıdığı düzenleme görevi ve yetkisine dayanılarak yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğinin 5'inci maddesinde, Bu Yönetmelik kapsamına giren taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlık tarafından verilecek TİO yetki belgesini almalarının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, Yönetmeliğin 4'üncü maddesinde, 4925 sayılı Kanun ile bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatın taşımacılık sıfatı ile faaliyet gösterenlere getirdikleri yükümlülük ve sorumluluklar çerçevesinde taşımacı kabul edilerek, ilgili mevzuatlara göre eşya ve kargo taşımacılığı alanında yetki belgesi almış gerçek ve tüzel kişiler ile uluslararası anlaşmalara uygun olmak şartıyla, eşya taşımacılığı alanında faaliyet gösteren yabancı plakalı taşıtların imkan, kabiliyet ve kapasiteleri ile gerektiğinde diğer taşıma türlerinden de yararlanarak veya bunları kullanarak kombine taşımacılık dahil kendi nam ve hesabına eşya ve kargo taşıması yaptırarak taşıma faturası düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler "taşıma işleri organizatörü" olarak adlandırılmış, bu faaliyeti yürüteceklerin taşıma işleri organizatörü (TİO) yetki belgesi alması öngörülmüştür. Böylece, yetki belgesine sahip taşımacılardan faydalanarak veya bunlar arasında kimi taşıma faaliyetinin yürütülmesi için gereken koordinasyonu sağlayarak taşıma işlerinin yaptırılmasına olanak tanınmıştır. Davacı Gümrük Müşavirliği Dernekleri tarafından, antrepo beyannamesinin sadece eşya sahibi veya temsilcisi tarafından verilmesi mümkün iken yapılan değişiklik ile buna izin verildiği, 4458 sayılı Kanunun idari para ceza ile ilgili hükümlerinin taşıma işleri organizatörlerine uygulanamayacağı, taşıma işleri organizatörlerinin antrepo rejim beyanını kendi eliyle ya da doğrudan veya dolaylı temsil ile beyan ettirmelerinin Kanuna aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 47 ila 50'inci maddeleri arasında "Eşyanın geçici depolama yerine konulmasına" ilişkin hükümlere yer verilmiş olup; Kanunun 46'ncı maddesi uyarınca eşyanın gümrüğe sunulmasından sonra maddede belirtilen süreler içinde gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması gerektiği gibi; yükümlülerin tercihine göre eşyanın geçici depolama yerine veya doğrudan antrepoya konulabilmesine imkan tanınması karşısında; bu iddialarda yasal isabet bulunmamaktadır. Sonuç itibarıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 93'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında düzenlenen, gümrük antreposunun, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulan ve kuruluşunda aranılacak koşulları ve nitelikleri yönetmelikle belirlenen yer olduğuna ilişkin hükmü ile bu hükme dayanılarak çıkarılan Gümrük Yönetmeliğinin 330 ve devamı maddeleri çerçevesinde, antrepoya eşyanın gümrük memuru gözetiminde alındığı, antrepo rejiminde eşyanın esas olarak antrepo işleticisinin sorumluluğu altında tutulduğu, gümrük işlemlerine başlanılmadan eşyanın antrepodan çıkartılamayacağı, eşyanın antrepodan çıkartılıp serbest dolaşıma sokulması sırasında, gümrük giriş beyannamesinin mal sahibi veya vekili veya dolaylı temsilcisi olan gümrük müşavirlerince verileceği, kaldı ki, Kanunda antrepo beyannamesinin sadece gümrük müşavirleri tarafından verilebileceği yolunda sınırlandırıcı bir hükme de yer verilmediği dikkate alındığında, Gümrük Kanunu ile verilen yetkiye dayanılarak, davalı idare tarafından, Gümrük Yönetmeliğinde dava konusu düzenlemeye yer verilmesinde kamu yararına, hizmet gereğine ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 18/11/2025 tarihinde, davacılar vekili Av...'in ve davalı idare vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ: 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin 330. maddesinin 2. fıkrasına, ülkemizdeki transit ticaret faaliyetlerinin geliştirilmesi ihtiyacına binaen 25/05/2022 tarih ve 31846 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile "Satıcı veya göndericisi ile yurtdışındaki alıcısı belli olan eşya ise 6/7/2018 tarihli ve 30470 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği kapsamında yetki belgesi sahibi olan ve taşıma belgesinde bildirim tarafı olarak yer alan taşıma işleri organizatörleri tarafından antrepo beyannamesi verilerek genel antrepolara konulabilir. Elleçleme işlemine tabi tutulması ve yurtdışındaki alıcısına sevki dışında bu eşya hakkında başka bir tasarrufta bulunulmasına izin verilmez. Kullanıcı olarak taşıma işleri organizatörleri, 522 nci maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmekten sorumludur." şeklindeki cümlelerinin eklenmesi üzerine davacılar tarafından, anılan cümlelerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (6) numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde, bu Kanunda geçen "serbest dolaşımda bulunan eşya" deyiminin, 18. madde hükümlerine göre tümüyle Türkiye Gümrük Bölgesinde elde edilen ve bünyesinde Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki ülke veya topraklardan ithal edilen girdileri bulundurmayan veya şartlı muafiyet düzenlemelerine tabi tutulan eşyadan elde edilen ve tabi olduğu rejim hükümleri uyarınca özel ekonomik değer taşımadığı tespit edilen veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki ülke veya topraklardan serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak ithal edilen veya Türkiye Gümrük Bölgesinde, yukarıda belirtilen eşyadan ayrı ayrı veya birlikte elde edilen veya üretilen eşyayı, "serbest dolaşımda bulunmayan eşya" deyiminin, serbest dolaşımda bulunan eşya dışında kalan eşya ile transit hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye Gümrük Bölgesini fiilen terk eden eşyayı; aynı fıkranın (14) numaralı bendinde, "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması" deyiminin, eşyanın, bir gümrük rejimine tabi tutulmasını, bir serbest bölgeye girmesini, Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihracını, imhasını, gümrüğe terk edilmesini; (15) numaralı bendinde, "Gümrük rejimi" deyiminin, serbest dolaşıma giriş rejimini, transit rejimini, gümrük antrepo rejimini, dahilde işleme rejimini, gümrük kontrolü altında işleme rejimini, geçici ithalat rejimini, hariçte işleme rejimini, ihracat rejimini; (16) numaralı bendinde, "Gümrük beyanı" deyiminin, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulmasını; (17) numaralı bendinde, "Beyan sahibi" deyiminin, kendi adına beyanda bulunan kişiyi veya adına beyanda bulunulan kişiyi; (20) numaralı bendinde, “Rejim hak sahibi” deyiminin, kendi adına ve hesabına gümrük beyanını yapan veya hesabına gümrük beyanı yapılan kişi veya bu kişilere ait bir gümrük rejimi ile ilgili hakların ve yükümlülüklerin devredildiği kişiyi; “Asıl sorumlu” deyiminin, transit rejiminde rejim hak sahibini; (22) numaralı bendinde, "Elleçleme" deyiminin, gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması ve benzeri işleri ifade ettiği düzenlenmiş; Birinci Kısmının İkinci Bölümünün "Temsil Hakkı ve Yetkilendirilmiş Yükümlü" başlıklı Birinci Ayrımda yer alan 5. maddesinde, "Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilirler. Transit taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişilerdir. Temsil, doğrudan veya dolaylı olabilir. temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına hareket eder. Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır. Bir başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına hareket ettiğini beyan eden kişi, kendi adına ve kendi hesabına hareket ediyor sayılır. 225 inci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler." hükmü; Üçüncü Kısmının "Gümrüğe Sunulan Eşyaya Gümrükçe Onaylanmış Bir İşlem veya Kullanım Belirlenmesi Zorunluluğu" başlıklı Beşinci Bölümünde yer alan 46. maddesinin 1. fıkrasında, "Gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilir." hükmü; Dördüncü Kısmının İkinci Bölümünün "Eşyanın Bir Gümrük Rejimine Tabi Tutulması" başlıklı Birinci Ayrımında yer alan 62. maddesinde, "1. 5 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere; gümrük beyannamesi, ilgili eşyayı ve eşyanın beyan edildiği gümrük rejimine ilişkin hükümlerin uygulanması için gerekli belgeleri yetkili gümrük idarelerine verme yetkisine sahip olan veya verilmesini sağlayabilen kişiler tarafından verilebilir. 2. Ancak, bir beyannamenin tescilinin belirli bir kişi için özel yükümlülükler getirmesi halinde, bu beyanın söz konusu kişi tarafından ya da bu kişi hesabına yapılması ve beyan sahibinin Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik olması gerekir. Bununla birlikte, yerleşik olma koşulu, transit ya da geçici ithalat beyanında bulunan veya gümrük idarelerinin uygun bulması koşuluyla arızi olarak beyanda bulunan kişilere uygulanmaz." hükmü; "Şartlı Muafiyet Düzenlemeleri ve Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri" başlıklı Üçüncü Ayrımında yer alan "B. Transit Rejimi 1. Genel Hükümler" başlıklı 84. maddesinde, " 1. Transit rejimi; a) İthalat vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest dolaşıma girmemiş, b) İhracatla ilgili gümrük işlemleri tamamlanmış, eşyanın, gümrük gözetimi altında Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki bir noktadan diğerine taşınmasına uygulanır. 2. Gümrük idareleri, transit rejimine tabi tutulan eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesi içinde; a) Yabancı bir ülkeden yabancı bir ülkeye, b) Yabancı bir ülkeden Türkiye’ye, c) Türkiye’den yabancı bir ülkeye, d) Bir iç gümrük idaresinden diğer bir iç gümrük idaresine, taşınmasına izin verir. 3. Transit rejimine tabi eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinde taşınması; a) Transit rejimi beyanı kapsamında, b) TIR karnesi kapsamında, c) Transit belgesi olarak kullanılan ATA karnesi kapsamında, d) Kuvvetlerin Statüsüne Dair Kuzey Atlantik Anlaşmasına Taraf Devletler Arasındaki Sözleşme ile öngörülen form 302 kapsamında, e) Posta kolileri dâhil olmak üzere posta yoluyla, f) Yönetmelik ile belirlenecek hallerde, demiryolu ile taşımada CIM Taşıma Belgesi, büyük konteynerler ile taşımada TR Transfer Notu, havayolu ve denizyolu ile taşımada eşya manifestosu kapsamında, yapılır. 4. a) Transit rejimine tabi tutulan eşya ve gerekli belgeler, rejimi düzenleyen hükümlere uygun olarak varış gümrük idaresine sunulduğunda, transit rejimi sona erer. b) Hareket gümrük idaresindeki bilgi ve belgeler ile varış gümrük idaresindeki bilgi ve belgelerin karşılaştırılması sonucunda, transit rejiminin usulüne uygun olarak sonlandırıldığının belirlenmesi halinde rejim ibra edilir. 5. Transit rejiminin uygulanmasında ekonomik etkili bir gümrük rejimine tabi eşyanın taşınmasına ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek özel hükümler saklıdır. Müsteşarlık, transit eşyanın cinsine, niteliğine ve taşımanın özelliğine göre veya Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde, bu Bölümdeki madde hükümlerine bağlı kalmaksızın transit rejimine ilişkin düzenlemeler yapılması konusunda yetkilidir." hükmü; 86. maddesinde, "1. Asıl sorumlu, eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejimine ilişkin hükümlere uymakla yükümlüdür. 2. Asıl sorumlunun birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak üzere, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcı da eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlüdür. 3. 183 ve 184 üncü maddeler kapsamında bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, asıl sorumlu, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak gümrük idaresine karşı mali olarak sorumludur. 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem yapıldığı hâllerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı hususu dikkate alınır." hükmü; 87. maddesinde, "1. Transit rejiminin işleyişine ilişkin usul ve esaslar ile istisnalar yönetmelikle belirlenir. 2. Transit rejmine konu olan eşyanın, gümrük gözetimi altındaki antrepolarda veya gümrük idarelerince eşya konulmasına izin verilen yerlerde bir süre kalması veya bir taşıttan diğer bir taşıta aktarılması mümkündür." hükmü; "C. Gümrük Antrepo Rejimi" başlıklı 93. maddesinde, "1. Gümrük antrepo rejimi; a) İthalat vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmamış ve serbest dolaşıma girmemiş eşyanın, b) Gümrük antreposuna alınması halinde ihracata ilişkin önlemlerden yararlanabilecek serbest dolaşımda bulunan eşyanın, Bir gümrük antreposuna konulmasına ilişkin hükümleri belirler. 2. Antrepo işleticisi, gümrük antreposu işletmesine izin verilen kişidir. Kullanıcı, eşyanın antrepo rejimi beyanında bulunan kişi veya bu kişinin hak ve yükümlülüklerinin devredildiği kişidir. 3. Gümrük antreposu, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulan ve kuruluşunda aranılacak koşulları ve nitelikleri yönetmelikle belirlenen yerdir. 4. 1 inci fıkrada belirtilen eşyanın gümrük antreposu olmayan, ancak gümrük idaresince antrepo addedilen bir yere konularak antrepo rejimi hükümlerine tabi tutulabileceği haller, yönetmelikle belirlenir." hükmü; 97. maddesinin 2. fıkrasında, "Kullanıcı, eşyanın antrepo rejimine tabi tutulmasına ilişkin yükümlülülüklerini yerine getirmekten her halükarda sorumludur." hükmü; Onuncu Kısmının "Gümrüklerde İş Takibi ve Gümrük Müşavirleri" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan 225. maddesinde, "1. Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır. Gerçek kişinin doğrudan temsil yoluyla iş takibi, geçerli vekaletnameye istinaden ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın ve özel kullanıma mahsus taşıt araçlarının gümrük işlemleri ile ilgili olarak mümkündür. Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca belirlenecek eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir. 2. Devlet, belediye, il özel idareleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin amir ve memurları, özel hukuk tüzel kişilerinin kendilerini temsile yetkili personeli, tüm gümrük işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler. Özel hukuk tüzel kişilerinin doğrudan temsil yoluyla gümrük idarelerinde iş takibi yapacak personeli için 227 nci maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) dışındaki bentlerinde sayılan şartlar aranır. Kara, deniz ve havayolu işletmeleri ile nakliyeci kuruluş temsilcileri, taşıdıkları eşyanın sadece transit işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler. Doğrudan veya dolaylı temsilcilerin bu Kanunda öngörülen faaliyetlerini yapmalarına engel hastalığının bulunmaması gerekir. Tereddüt edilmesi halinde, Müsteşarlık tarafından tam teşekküllü resmi sağlık kurumlarından sağlık raporu talep edilebilir." hükmü yer almıştır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun yönetmelikle düzenlenmesini öngördüğü konuları düzenlemek ve uygulamaya yön verecek hususlara açıklık getirmek amacıyla hazırlanan ve 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin "Antrepoya konulabilecek eşya" başlıklı 330. maddesi, "(1) Gümrük antrepolarına; a) Serbest dolaşıma girmemiş eşya, ithalat vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmadan, b) Gümrük antreposuna konulması halinde ihracata bağlı önlemlerden yararlanabilen serbest dolaşımda bulunan eşya, konulabilir. Serbest dolaşımda bulunan eşyanın antrepoya konulması durumunda söz konusu eşyanın ihraç edilmesi veya gümrükçe onaylanmış diğer bir işlem ya da kullanıma tabi tutulması zorunludur. Ancak eşyanın ihracının veya gümrükçe onaylanmış bir işlem ya da kullanıma tabi tutulmasının mümkün olmadığı hallerde bir takvim yılında beş defayı geçmemek üzere yetkilendirilmiş gümrük müşaviri veya gümrük memuru gözetiminde eşyanın antrepodan çıkartılmasına izin verilerek beyanname iptal edilir. (2) Satıcı veya göndericisi belli, alıcısı emre olan eşya, antrepo işleticilerinin sorumluluğu altında genel antrepolara konulabilir. Bu şekilde genel antrepoya konulan eşyanın, alıcısının belirlenmesinden sonra tamamen veya kısmen gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına izin verilir. (3) Aşağıda belirtilen ve EK-62’de yer alan eşyanın, niteliklerine ve yapılacak faaliyetin özelliklerine uygun özel düzenek ve yapılara sahip genel veya özel antrepolara konulması zorunludur. a) Parlayıcı, patlayıcı, yanıcı ve yanmayı artırıcı eşya, b) Korunmaları, soğuk hava depolarında olduğu gibi özel tertibat gerektiren eşya. (4) EK-62’de yer alan diğer tehlikeli ve zararlı maddeler ile bir arada bulundukları eşya için tehlike ve zarar doğurabilecek eşya, eşyanın niteliklerine uygun gerekli tedbirlerin alınması suretiyle genel veya özel antrepolara konulabilir. (5) Bir arada bulundukları eşya için ayrı bölümlerde depolansa dahi tehlike ve zarar doğurabilecek eşya genel antrepolara alınmaz. (6) Aynı antrepo açma ve işletme izni kapsamında bir antreponun belirli bir bölümünde üçüncü fıkrada sayılan eşyanın depolanması, bu türden eşyanın konulması için antrepoda belirli bir bölümün ayrılmış olması ve bu türden eşyanın konulabileceği antrepolar için gerekli belgelerin ilgili gümrük müdürlüğüne ibraz edilmesi koşuluyla mümkündür. (7) Üçüncü fıkrada sayılan ve aynı sevkiyat kapsamında bir arada bulundukları eşyanın tali unsuru niteliğindeki eşyanın, diğer eşyaya zarar vermeyecek şekilde, genel veya özel antrepoların ayrı bölümlerine gerekli tedbirler alınmak suretiyle konulmasına, antrepo işleticisinin yazılı ve gerekçeli talebine istinaden, eşyanın niteliği, miktarı, kap ve ambalajları gibi unsurlar dikkate alınarak ilgili gümrük idaresince izin verilebilir." şeklinde iken; 25/05/2022 tarih ve 31846 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile anılan maddenin 2. fıkrasına, "Satıcı veya göndericisi ile yurtdışındaki alıcısı belli olan eşya ise 6/7/2018 tarihli ve 30470 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği kapsamında yetki belgesi sahibi olan ve taşıma belgesinde bildirim tarafı olarak yer alan taşıma işleri organizatörleri tarafından antrepo beyannamesi verilerek genel antrepolara konulabilir. Elleçleme işlemine tabi tutulması ve yurtdışındaki alıcısına sevki dışında bu eşya hakkında başka bir tasarrufta bulunulmasına izin verilmez. Kullanıcı olarak taşıma işleri organizatörleri, 522 nci maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmekten sorumludur." cümleleri eklenmiş; aynı Yönetmeliğin Dokuzuncu Kitabının Birinci Kısmının, gümrük antrepolarına ilişkin hükümlerinin yer aldığı İkinci Bölümünün "Gümrük idaresine karşı sorumluluk" başlıklı 522. maddesinde (dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte olan haliyle), "(1) Antrepo işleticileri ve kullanıcıları; eşyanın gümrük antreposunda bulunduğu süre içerisinde gümrük gözetimi altında bulunmasını sağlamak, eşyanın iyi muhafaza edilmesi konusunda yükümlülüklerini yerine getirmek ve izinde belirtilen şartlara uymak zorundadır. (2) Antrepo işleticileri ve/veya kullanıcıları, antrepolarına alınan eşyanın girerken gümrük idaresince tespit edilen miktarı üzerinden ve eğer tespit yapılmamışsa belgelerinde yazılı miktarları üzerinden, antrepoda eşya değiştirilmesinden, gümrük idaresine karşı mali bakımdan sorumludur. (3) Bu sorumluluk, eşyanın gümrük idaresince tespit olunan veya belgelerinde ve antrepo beyannamesinde yazılı miktarına ve cinsine göre eksiklik veya değişiklik ortaya çıkması halinde, bunlara ait gümrük vergilerinin ve cezalarının ödenmesini kapsar. (4) Ancak ; a) Eşyanın tabiatından doğan kayıp ve firelerin, b) Gümrüğün gözetimi ve denetimi altında, antrepoda yapılan işleme faaliyeti sonucu ortaya çıkan noksanlıkların, c) Antrepo işleticilerinin ve kullanıcılarının kusur ve hatalarından meydana gelmeyen telef, kayıp, çalınma ve diğer haller dolayısıyla meydana gelen eksikliklerin, gümrük idaresine ispat edilmesi ve bunun idarece de kabul edilmesi halinde sorumluluk söz konusu olmaz. (5) Eşya gümrük vergileri de dahil olduğu halde sigortalanmış ve sigorta sözleşmesine göre bu vergileri sigorta şirketinden tazminat olarak alınmış ise, bu gibi noksanlık ve eksikliklere ait gümrük vergileri sigorta ettirenden veya lehine ettirilenden alınır. (6) Yukarıda yazılı nedenler dışında kalan noksanlıklar kabul edilmez. Bunların vergi ve cezaları toplamından oluşan tutar, yerine göre işletici veya kullanıcıya tazmin ettirilir. (7) Tabiatları gereği antrepolarda ve antrepolar arası taşımalarda fire veren eşyanın ek-11’de yer alması halinde fire miktarlarının belirlenmesinde bu oranlar dikkate alınır. (8) Türkiye Gümrük Bölgesine denizyoluyla konteyner ile taşınarak getirilen ve giriş gümrük idaresince miktar tespiti yapılmaksızın belgelerinde kayıtlı miktarlara göre antrepo beyannamesi verilerek aynı gümrük müdürlüğüne bağlı bir gümrük antreposuna konteyner ile sevk edilen eşyanın antrepoya alınması sırasında eşyanın kap adedinde antrepo rejimi beyanına göre farklılık tespit edilmesi halinde, kullanıcıdan söz konusu farklılığın sebebinin 45 gün içinde izah edilmesi istenir. Süresi içerisinde talepte bulunulması halinde bu süre gümrük idaresince 30 gün daha uzatılabilir. Söz konusu farklılığın kap adedinde eksikliğe ilişkin olması durumunda antrepo beyannamesinde gerekli düzeltme yapılarak (a) bendine, fazlalığa ilişkin olması durumunda ise fazla çıkan eşya antrepo işleticisinin sorumluluğunda antrepoya alınarak (b) bendine göre işlem yapılır. Eksiklik veya fazlalığa konu olmayan kaplara ilişkin gümrük işlemleri devam ettirilir. a) Eşyanın mahrecinden eksik yüklendiğinin ve eksikliğin kullanıcıdan kaynaklanmadığının süresi içinde kanıtlanamaması halinde eksik çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergileri kullanıcıdan tahsil edilir ve ayrıca kullanıcı hakkında Kanunun 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır. b) Eşyanın mahrecinden fazla yüklendiğinin süresi içinde kanıtlanması halinde fazla çıkan eşyanın ilgilisi tarafından gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına izin verilir. Eşyanın mahrecinden fazla yüklendiğinin süresi içinde kanıtlanamaması halinde fazla çıkan eşya Kanunun 177 nci maddesi kapsamında tasfiyeye tabi tutulur." kuralı; aynı Kitabın İkinci Kısmının "Gümrüklerde İş Takibi ve Gümrük Müşavirleri ile Gümrük Müşavir Yardımcıları" başlıklı Üçüncü Kısmında yer alan "Gümrükte iş takibi" başlıklı 561. maddesinde, "(1) Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri bizzat kendileri takip edebilecekleri gibi bu tasarruf ve işlemleri gerçekleştirmek üzere bir temsilci tayin edebilir. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsilnameyi gümrük idaresine ibraz etmek zorundadır. (2) Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığına konu, miktar ve değeri Kanunun 225 inci maddesine göre belirlenen eşyanın gümrük işlemleri, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerce vekaletname ibraz edilmeksizin, dolaylı temsilci olarak sonuçlandırılabilir. (3) Gümrük idarelerinde dolaylı temsil yoluyla iş takibini, eşya sahibince verilmiş noter tasdikli vekaletnameyi haiz gümrük müşavirleri yapabilir. Ancak kamu kurum ve kuruluşlarınca verilecek vekâletnamelerde noter onayı aranmaz. ... (4) Gümrük idarelerinde doğrudan temsil yoluyla iş takibi yapılabilmesi konusunda aşağıdaki hükümler uygulanır. a) Gümrük idarelerinde özel hukuk tüzel kişilerinin doğrudan temsil yoluyla iş takibi yapacak kanuni temsilcileri hariç diğer kişilerde, Kanunun 227 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (h) dışındaki bentlerinde sayılan şartlar aranır. ... b) Doğrudan temsil yolu ile iş takibi yapacak kişilerin gümrük işlemleri için gerekli BİLGE Kullanıcı Kodu taleplerinde (a) bendinde belirtilen belgeler ilgili gümrük idaresi tarafından aranır. Belgelerin ibraz edilmemesi veya eksik ibraz edilmesi halinde ilgililere kullanıcı kodu verilmez veya bloke konulur. ..." kuralı düzenlenmiş; Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-10 T.C. Gümrük Özet Beyan Formu'na yönelik Özet Beyan Formu Kutularına İlişkin Açıklama Notlarında, "(1) Taşıyıcı: Özet beyanı veren kişi ile taşıyıcı farklı ise taşıyıcının adı ve varsa vergi numarası girilir. (2) Beyan sahibi/ temsilcisi: Özet beyanı veren kişi veya temsilcisinin adı ve vergi numarası girilir. ... (10) Beyan Türü: Taşıma şekline göre beyan türlerinden biri girilir. (11) Gönderici: taşıma sözleşmesinde belirtilen ve eşyayı göndermeyi taahhüt eden göndericinin adı ve çıkış özet beyanda vergi numarası girilir. (12) Alıcı: Eşyanın gerçekte gönderildiği kişinin adı ve giriş özet beyanda vergi numarası girilir. (13) Bildirim Tarafı: Taşıma senetlerinde “notify” olarak belirtilen tarafın adı ve vergi numarası girilir. ..." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun taşıma işlerini düzenleyen Dördüncü Kitabının "Taşıma İşleri Komisyoncusu" başlıklı Altıncı Kısmının "A) Taşıma komisyonculuğu sözleşmesi" başlıklı 917. maddesinde, "(1) Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi ile komisyoncu eşya taşıtmayı üstlenir. Bu sözleşme ile gönderen, kararlaştırılan ücreti ödeme borcu altına girer. (2) Taşıma işleri komisyonculuğu bir ticari işletme faaliyetidir. (3) Bu Kısımdaki özel hükümler saklı kalmak üzere, komisyonculuk sözleşmesi ve eşyanın taşınmasına ait konularda taşıma sözleşmesine ilişkin hükümler taşıma işleri komisyonculuğuna da uygulanır." hükmü; "B) Hükümleri I - Eşyanın taşıtılması" başlıklı 918. maddesinde, "(1) Eşyanın taşıtılması borcu, taşıma işinin örgütlenmesini ve özellikle; a) Taşıma araçlarını ve taşıma yolunu belirlemek, b) Taşıma işini fiilen gerçekleştirecek taşıyıcıyı ve taşıyıcıları seçmek, eşyanın taşıtılması için gereken taşıma, ardiye ve taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmelerini yapmak, c) Taşıyıcıya ve taşıyıcılara gerekli bilgi ve talimatları vermek, d) Gönderenin tazminat haklarını teminat altına almak, yükümlülüklerini kapsar. (2) Komisyoncunun yükümlülüklerinin kapsamına ayrıca, taşımaya ilişkin olarak kararlaştırılmış olan eşyanın sigortalanması, ambalajlanması, işaretlenmesi ve gümrüklenmesi gibi başkaca edimlerin yerine getirilmesi de girer. Aksi öngörülmedikçe, komisyoncu, sadece bu edimlerin yerine getirilmesi için gereken sözleşmeleri yapmakla yükümlüdür. (3) Taşıma işleri komisyoncusu, gerekli sözleşmeleri kendi veya böyle bir yetki almış olması şartıyla, gönderen adına yapar. (4) Taşıma işleri komisyoncusu edimlerini yerine getirirken, gönderenin menfaatlerini gözetmekle ve onun talimatlarına uymakla yükümlüdür." hükmü yer almıştır. 27/08/2022 tarih ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin 28. maddesiyle yürürlükten kaldırılan, ancak dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte olan 06/07/2018 tarih ve 30470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Taşıma işleri organizatörü"nün, yük taşımacılığı alanında ilgili mevzuat uyarınca yetki belgesi veya faaliyet izni almış gerçek veya tüzel kişilerin imkan, kabiliyet ve kapasitelerini kullanarak kendi nam ve hesabına yük taşıması yaptırarak taşıma faturası/sözleşmesi düzenleyen, taşıma ile ilişkili depolama, paketleme, etiketleme, ambalajlama, sipariş yönetimi, gümrük, sigorta, dağıtım vb. lojistik işlemleri gerçekleştiren bir veya birden fazla taşıma türü kullanarak taşımacılık ve lojistik hizmetlerini sunmayı meslek edinen ve Bakanlıkça yetki belgesi verilen gerçek ve tüzel kişileri ifade ettiği belirtilmiş; "Taşıma işleri organizatörlüğü yetki belgesi sahiplerinin yükümlülükleri" başlıklı 16. maddesinde, "(1) Yetki belgesi sahipleri; taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetlerinin, ilgili kanunlara, kararnamelere, yönetmeliklere ve diğer mevzuata, Türkiye’nin taraf olduğu anlaşma ve sözleşmelere uygun olarak yürütülmesinden sorumludur. (2) Yetki belgesi sahipleri, yükü teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, yükün tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim alınan şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumludurlar. (3) Yetki belgesi sahipleri, müşterilerinin talimatları, beyanları ve bildirilen teslim şekilleri doğrultusunda yükün taşınmasını organize etmek, gümrük mevzuatında aranan şartların yerine getirilerek gümrük ve transit işlemleriyle ilgili gerekli beyanları müşterilerinden almak ve müşterilerine vermek ile sorumludur. ..." kuralına yer verilmiş; bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran 27/08/2022 tarih ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğinde de benzer kurallar yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu düzenleme ile, satıcı veya göndericisi ve yurt dışındaki alıcısı belli olup, Türkiye Gümrük Bölgesine transit rejimi kapsamında girmiş olan eşyanın, taşıma işleri organizatörü tarafından antrepo beyannamesi verilerek genel antrepoya konulabilmesine imkan tanınmış, transit rejimine tabi bu eşya hakkında, sadece elleçleme ve yurt dışındaki alıcısına sevk işlemlerinin yapılabileceği, genel antrepoyu bu şekilde kullanan taşıma işleri organizatörlerinin de antrepo kullanıcılarının yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda oldukları kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için, öncelikle, transit rejimi ve gümrük antrepo rejimi ile taşıma işleri organizatörlüğünün yanı sıra 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda tanınan doğrudan - dolaylı temsil yetkisinin anlam ve kapsamlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi (Türkiye Gümrük Bölgesi / Gümrük Bölgesi), Türkiye Cumhuriyeti topraklarını, Türkiye kara suları, iç suları ve hava sahasını kapsamakta olup; Türkiye Gümrük Bölgesine gelen ve gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesi gerekmektedir. Eşya, gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar geçici depolanan eşya statüsünde bulunmakta ve bu şekilde adlandırılmaktadır. Geçici depolanan eşyanın bir gümrük rejimine (serbest dolaşıma giriş rejimi, transit rejimi, gümrük antrepo rejimi, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi, geçici ithalat rejimi, hariçte işleme rejimi, ihracat rejimi) tabi tutulması da gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım kapsamındadır. Anılan gümrük rejimleri arasında yer alan transit rejimi, ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest dolaşıma girmemiş veya ihracatla ilgili gümrük işlemleri tamamlanmış eşyanın, gümrük gözetimi altında Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki bir noktadan diğerine taşınmasına uygulanan rejimdir. Gümrük idarelerince, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde, transit rejimine tabi tutulan eşyanın yabancı bir ülkeden yabancı bir ülkeye, yabancı bir ülkeden Türkiye’ye, Türkiye’den yabancı bir ülkeye, bir iç gümrük idaresinden diğer bir iç gümrük idaresine taşınmasına izin verilmektedir. Gümrük antrepo rejimi ise, ithalat vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmamış ve serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ya da gümrük antreposuna alınması halinde ihracata ilişkin önlemlerden yararlanabilecek serbest dolaşımda bulunan eşyanın, bir gümrük antreposuna konulmasına ilişkin hükümleri belirlemekte olup; gümrük antreposu, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulan yeri ifade etmektedir. 4458 sayılı Kanun'un 87. maddesinde, transit rejimine konu eşyanın gümrük gözetimi altındaki antrepolarda veya gümrük idarelerince eşya konulmasına izin verilen yerlerde bir süre kalabileceği veya bir taşıttan diğer bir taşıta aktarılabileceği, bu eşya ile belgelerinin (transit rejimi beyanı, TIR karnesi, transit belgesi olarak kullanılan ATA karnesi vb.), varış gümrük idaresine rejimi düzenleyen hükümlere uygun şekilde sunulmasıyla transit rejiminin sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen ve gümrüğe sunulan transit rejimine tabi eşyaya aynı zamanda gümrük antrepo rejiminin de uygulanması ve bu eşya için gümrük antrepo beyannamesi düzenlenmesi mümkündür. Bu durumda, transit rejimine tabi tutulan eşyanın, gümrük gözetimi altındaki antrepolarda veya gümrük idarelerince eşya konulmasına izin verilen yerlerde bir süre kalması veya bir taşıttan diğer bir taşıta aktarılmasının mümkün olduğuna ilişkin 4458 sayılı Kanun hükmü (m.87/2) karşısında; dava konusu Yönetmelik kuralının, bahse konu eşyanın genel antrepolara sadece (istifleme, yerini değiştirme, büyük kaplardan küçük kaplara aktarma, kabını yenileme veya tamir etme, havalandırma gibi eşyanın asli niteliklerini değiştirmeyen) elleçleme ve yurt dışındaki alıcısına sevki işlemleri yapılmak üzere konulabileceğinin düzenlenmesine ilişkin kısmında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Transit rejimine tabi bahse konu eşya için gümrük antrepo beyannamesinin, taşıma işleri organizatörü tarafından düzenlenip düzenlenemeyeceği hususuna gelince; Gümrük Kanunu'na göre, gümrük mevzuatında öngörülen tasarruf ve işlemler, bu kapsamda eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, eşyanın sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilip sonuçlandırılabilmekte, ayrıca posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler Kanun'un aradığı koşullar altında dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilmektedir. Transit taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler haricindeki temsilcilerin Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunması gerekmekte; kara, deniz ve havayolu işletmeleri ile nakliyeci kuruluş temsilcilerinin ise, taşıdıkları eşyanın sadece transit işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip etmesine izin verilmektedir. Bu kuralın, göndericisi ve alıcısı yurt dışında olan eşyaya ilişkin Türkiye Gümrük Bölgesindeki gümrük işlemlerinin yalnızca nakliyeci tarafından takibinin mümkün olması nedeniyle getirildiği anlaşılmaktadır. Yine anılan Kanun'da, gümrük beyanı, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulması; beyan sahibi, kendi adına beyanda bulunan kişiyi veya adına beyanda bulunulan kişi; rejim hak sahibi, kendi adına ve hesabına gümrük beyanını yapan veya hesabına gümrük beyanı yapılan kişi veya bu kişilere ait bir gümrük rejimi ile ilgili hakların ve yükümlülüklerin devredildiği kişi; antrepo kullanıcısı ise, eşyanın antrepo rejimi beyanında bulunan kişi veya bu kişinin hak ve yükümlülüklerinin devredildiği kişi olarak tanımlanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 917 ve devamı maddelerinde ise, taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi ile komisyoncunun eşya taşıtmayı üstlenirken gönderenin kararlaştırılan ücreti ödeme borcu altına girdiği; eşyanın taşıtılması borcunun, taşıtma işinin örgütlenmesini içerdiği, ayrıca aksi kararlaştırılmadığı sürece komisyonculuk faaliyetinin asgari olarak, eşyanın sigortalanması, ambalajlanması, işaretlenmesi ve gümrüklenmesi edimlerini de kapsadığı; taşıma işleri komisyoncusunun, bu edimlerin yerine getirilmesine ilişkin gerekli sözleşmeleri, kendi adına veya böyle bir yetki almış olması şartıyla, gönderen adına yapacağı öngörülmektedir. Anılan Kanun hükmünün gerekçesinde de, "Yüklenici, 6762 sayılı Kanunun 808 inci maddesinin birinci fıkrasında 'ücret mukabilinde kendi namına ve bir müvekkili hesabına eşya taşıtan' kişi olarak tanımlanmıştı. Alman Reform Kanunu hazırlanırken, aynı doğrultuda bir tanımın esas alındığı ve ilgili hükümlerin böyle bir tanıma göre hazırlandığı görülmektedir. Dolayısıyla, Alman Kanununun 453 ilâ 465 inci maddelerinden iktibas edilen Tasarının 917 ilâ 930 uncu maddelerinin temelinde de yine aynı tanım yatmaktadır." ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Aktarılan Kanun hükmü ve gerekçesinden, taşıma işleri komisyoncusunun, komisyonculuk sözleşmesine konu edimlerini (eşyanın taşınması, sigortalanması, ambalajlanması, işaretlenmesi, gümrüklenmesi) yerine getirmek için gerekli sözleşmeleri, kural olarak kendi adına ve gönderen hesabına (dolaylı temsil), gönderen tarafından açık bir yetki verilmesi halinde ise gönderen adına ve hesabına (doğrudan temsil) yapacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nda taşıma işleri komisyoncusunun, ücreti karşılığında kendi namına ve bir müvekkil hesabına eşya taşıtmayı meslek edinmiş kişi olarak tanımlandığı (m.3), taşıma işleri komisyoncularının, kendi namlarına eşya taşıtabilmeleri için bu taşımaları bir müvekkil hesabına yapmalarının zorunlu olduğunun düzenlendiği (m.10/2), dolayısıyla gerek 6102 sayılı Kanun gerekse 4925 sayılı Kanun'da taşıma işleri komisyoncusunun kural olarak kendi adına ve müvekkili hesabına hareket edeceğinin hükme bağlandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, yine 4925 sayılı Kanun ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına, taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri ile diğer belge ve hizmetlerin ücret, süre, kapsam, tür ve şekillerini belirleme konusunda yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi verildiği (m.34), mülga 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de aynı Bakanlığın, kara, deniz, demir yolu taşımacılığı alanında organizatör, acente, komisyoncu ve benzeri faaliyette bulunanların hizmet esasları, mali yeterlik ve mesleki saygınlık şartlarını belirlemek, bunları yetkilendirmek ve denetlemek, tehlikeli mal taşımacılığı ve kombine taşımacılık alanlarında hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek konularında yetkili kılındığı (m.7,8,9), (bilahare benzer yetkiye 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin m.477/1-ç, m.478/1-c kurallarında da yer verildiği), bu yetkiye istinaden adı geçen Bakanlıkça, dava konusu Gümrük Yönetmeliği kuralında atıfta bulunulan 06/07/2018 tarihli ve 30470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin çıkarılarak taşıma işleri organizatörünün, yetki belgesini haiz taşımacının imkân, kabiliyet ve kapasitelerini kullanarak kendi nam ve hesabına yük taşıması yaptırarak taşıma faturası/sözleşmesi düzenleyen, taşıma ile ilişkili depolama, paketleme, etiketleme, ambalajlama, sipariş yönetimi, gümrük, sigorta, dağıtım vb. lojistik işlemleri gerçekleştiren, taşımacılık ve lojistik hizmetlerini sunmayı meslek edinen ve Bakanlıkça yetki belgesi verilen gerçek ve tüzel kişi olarak tanımlandığı, organizatör ile yükü gönderen kişi (gönderen) arasındaki ilişkinin "taşıma sözleşmesi/senedi"ne dayandığının, gönderenin taşıma sözleşmesi gereğince ve fatura mukabilinde organizatöre taşıma bedeli ödeyeceğinin, organizatörün taşıma faturasını bizzat düzenleyeceğinin, aynı şekilde organizatör ile taşımacı arasındaki hukuki ilişkinin de "taşıma sözleşmesi"ne dayandığının ve her iki sözleşmeyi de kendi nam ve hesabına imzaladığının (m.4/1-l,m; m.16/6; m.18/3,4), yine organizatörlerin yükü teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, yükün tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim alınan şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından -taşımacı gibi- sorumlu olduklarının (m.16/2) öngörüldüğü; böylelikle kendi nam ve hesabına hareket eden organizatörün taşımacı gibi kabul edildiği, nitekim bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran 27/08/2022 tarihli ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin son halinde yer alan taşıma işleri organizatörü tanımında da (Karayolu Taşıma Yönetmeliğindeki tanıma paralel olarak) organizatörün "taşımacı kabul edildiği"nin açıkça düzenlendiği; dolayısıyla dava konusu kuralda atıf yapılan 06/07/2018 tarihli Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nde "taşıma işleri organizatörlüğü" adı altında, 6102 sayılı Kanun ile 4925 sayılı Kanunlarda yer almayan (kendi nam ve hesabına taşımacılık ve lojistik hizmetlerini sunma şeklindeki) yeni bir faaliyet türü ile mesleğin düzenlendiği, esasen 655 sayılı KHK ile 1 sayılı CBK'nın yukarıda değinilen kurallarında da organizatör ile komisyoncunun ayrı ayrı sayıldığı, adı geçen Bakanlığın "taşıma işleri organizatörlüğü" adı altında yeni bir faaliyet türü ile meslek düzenleme yetkisinin, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulun 15/05/2025 tarihli ve E:2023/59, K:2025/4666 sayılı kararıyla da kabul edildiği; sonuç itibarıyla 6102 sayılı Kanun ile 4925 sayılı Kanunlarda geçen "taşıma işleri komisyoncusu" ile Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nde düzenlenen "taşıma işleri organizatörü"nün farklı faaliyetleri meslek edinen kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Aktarılan hukuki çerçevede, "taşımacı/nakliyeci" kabul edilen taşıma işleri organizatörünün, 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesi uyarınca satıcının/göndericinin doğrudan temsilcisi sıfatıyla transit rejimi işlemlerini yapma, bu kapsamda gümrük antrepo beyannamesini düzenleme yetkisi bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Kaldı ki, taşıma işleri organizatörünün "taşımacı/nakliyeci" olarak kabulünün, ulaştırma mevzuatı ile sınırlı kalacağı, gümrük mevzuatına sirayet etmeyeceği varsayılsa dahi, taşıma işleri organizatörü ile taşımacı arasındaki ilişkinin "taşıma sözleşmesi"nden doğduğu, organizatörün bu sözleşmeyi kendi nam ve hesabına imzalayarak gönderici sıfatını kazandığı, ayrıca Gümrük Kanunu'nda doğrudan ya da dolaylı temsilci atanmasının mecburi tutulmayıp gümrük işlemlerinin beyan/eşya sahibi tarafından bizzat yapılmasının mümkün kılındığı dikkate alındığında; taşıma sözleşmesinin tarafı olan taşımacının (nakliyecinin) 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesi uyarınca organizatörün doğrudan temsilcisi sıfatıyla transit rejimi işlemlerini yapmasının, taşıma sözleşmesinin diğer tarafı olan organizatörün de "gönderici, beyan sahibi, antrepo kullanıcısı" sıfatıyla 4458 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca kendi adına bizzat gümrük antrepo beyannamesi vermesinin hukuken mümkün olduğu kanaatine ulaşılmaktadır. Esasen, taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinin ihdas edilmesinin ve transit ticarete konu eşyanın satıcısının organizatör ile sözleşme yapmasının bir sebebi de budur. Daha açık bir ifadeyle, transit rejime tabi eşyanın alıcısı ile satıcısı yurt dışında olduğu ve transit ülkelerdeki gümrük işlemlerini gerçekleştiremeyeceği için, bahse konu eşyanın taşıma ve lojistik işlerinin organizasyonunu yapma konusunda faaliyet göstermek üzere Türkiye'de Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş ve yetkilendirilmiş bir uzmana ihtiyaç duyulması, yani transit ticarete konu eşya hakkında Türkiye'de tasarruf hakkı bulunan tek kişi/kuruluşun, taşıma belgesindeki bildirim tarafı (taşıma senetlerinde notify) olan taşıma işleri organizatörü olmasıdır. Diğer taraftan, organizatörün, transit rejime konu eşyanın gümrük işlemlerinin yapılmasını teminen gümrük müşaviri ile sözleşme imzalamasına da hukuki bir engel bulunmamaktadır. Buna göre, genel antrepoya konulmasına gerek görülen eşyaya ilişkin antrepo beyannamesinin; eşyanın taşınmasına yönelik organizasyonu kendi nam ve hesabına yapmayı meslek edinen ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca verilen yetki belgesine istinaden faaliyet gösteren taşıma işleri organizatörleri tarafından düzenlenmesinin, gümrük mevzuatı kapsamındaki temsil ilişkisine aykırılık teşkil etmediği, gümrük müşavirlerine tanınan dolaylı temsil yetkisinin taşıma işleri organizatörlerine devredilmesi sonucunu doğurmadığı, düzenlemenin üst hukuk normlarına bu bakımdan da aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, transit rejimine konu eşyayı bu şekilde genel antrepoya koyan taşıma işleri organizatörlerinin, eşyanın gümrük gözetimi altında bulunduğu süre zarfında, antrepo kullanıcısı olarak, eşyanın gümrük gözetimi altında bulunmasını sağlamak, iyi muhafaza edilmesi konusunda yükümlülüklerini yerine getirmek ve izinde belirtilen şartlara uymak zorunda oldukları, eşyanın antrepoya girerken gümrük idaresince tespit edilen miktarı üzerinden ve eğer tespit yapılmamışsa belgelerinde yazılı miktarları üzerinden, antrepoda eşya değiştirilmesinden, gümrük idaresine karşı mali bakımdan sorumlu oldukları, bu sorumluluğun gümrük idaresince eşya hakkında bir eksiklik veya değişiklik tespit edilmesi durumunda, bunlara ait gümrük vergilerini ve cezalarını ödemeyi de kapsadığı dikkate alındığında; taşıma işleri organizatörlerinin yükümlülüklerine aykırı harekette bulunması halinde haklarında gereken müeyyidenin uygulanacağı da açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 18/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };