12. Ceza Dairesi 2025/5576 E. , 2026/2 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3673 E., 2019/3749 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön i…
12. Ceza Dairesi 2025/5576 E. , 2026/2 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3673 E., 2019/3749 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz taleplerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığına, kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin yerinde olmadığına, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına, duruşma açmadan ceza arttırımı yapılmasının yasaya aykırı olduğuna; katılan vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarının alt sınıra yakın belirlendiğine, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak tayini gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 17:30 sıralarında sanık ... idaresindeki otomobili ile meskun mahalde, 7 metre genişliğinde, iki şeritli, düz, kuru, asfalt zeminli, 70 km/s hız limiti bulunan yolda gündüz vakti mahal şartlarına uygun olmayan hızda seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan çöp konteynerine çarptığı, çöp konteynerinin savrularak kaldırımda yürüyen yaya ...'a çarpması neticesinde yayanın ölümü ile neticelenen olayda, tam kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, sanık hakkında TCK'nın 85/1 maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınmak suretiyle alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sürücü belgesi olmayan sanığın, meskun mahalde aşırı hızlı araç kullanarak kaldırımda yürüyen yayaya çarpmak suretiyle ölümüne yol açtığı olayda, bilinçli taksir unsurlarının oluştuğu ve tayin edilen cezanın TCK'nın 22/3 maddesi gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi yerinde görmeyerek, duruşma açılarak yapılan yargılamada, tam kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında, bilinçli taksir hükümleri uygulanarak, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiğinden; bir kişinin hayatını kaybettiği ve sanığın tam kusurlu olduğunun sabit olduğu olayda, alt sınırdan bir miktar daha fazla uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Mahkemece sürücü belgesi olmayan sanığın, meskun mahalde aşırı hızlı araç kullanarak kaldırımda yürüyen yayaya çarpması sebebiyle hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulandığı belirtilmiş ise de, sürücü belgesi bulunmaksızın araç kullanılmasının Dairemizin genel uygulamaları kapsamında bilinçli taksir hali olarak kabul edilmediği, olay mahallinde azami hız limitinin 70 km/s olduğu, sanığın soruşturma aşamasında alınan ilk ifadesinde 110-120 km/s hız ile seyrettiğini beyan ettiği, dosya kapsamında sanığın hız sınırının iki katını aşacak şekilde seyrettiği yönünde teknik başkaca bir hız tespitinin bulunmadığı, bu nedenle de sanığın eyleminin bilinçli taksir kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a ilk cümlesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.