4. Hukuk Dairesi 2023/8095 E. , 2025/2628 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/393-2023/402 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-26955 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/125234 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından h
**4. Hukuk Dairesi 2023/8095 E. , 2025/2628 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/393-2023/402 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-26955 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/125234 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.06.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 29.990,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 30.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan 06.04.2023 tarihli maluliyet raporuna göre davacının travma sonrası stres bozukluğunun iyileşmiş olduğu ve bu tespite göre sürekli maluliyetinin % 0 olarak belirlendiği, davacının dosya kapsamına göre sübut bulmayan sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddi gerektiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 06.04.2023 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 06.04.2023 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, aksi kanaatte olunması halinde ise yeni bir maluliyet raporu alınmasına karar verilmesi gerektiğini, başvurunun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı tazminatı talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve davacı tarafından dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan 27.09.2022 tarihli raporda davacının travma sonrası stres bozukluğundan kaynaklanan maluliyetinin % 15 oranında olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle ara karar ile yeni bir rapor alınmasına karar verildiği, ara karar uyarınca alınan ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı ile adli tıp uzmanından teşekkül eden heyet tarafından hazırlanan 06.04.2023 tarihli raporda ise davacının travma sonrası stres bozukluğunun iyileşmiş olduğu, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 06.04.2023 tarihli rapor benimsenerek başvurunun reddine hükmedildiği, karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisinde birbiri ile çelişkili iki ayrı maluliyet raporunun bulunduğu, davacı tarafından sunulan raporda davacıda var olduğu iddia edilen maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının sabit olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan raporun ise davacının güncel muayenesi yapılmaksızın hazırlandığı, raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeksizin hakem heyetince karar verildiği anlaşılmış olup, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra davacının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesince muayenesi yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden içerisinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı da bulunan heyetten dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.