21. Hukuk Dairesi 2012/20838 E. , 2013/23233 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kuruma müracaat tarihi itibariyle maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüld…
**21. Hukuk Dairesi 2012/20838 E. , 2013/23233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kuruma müracaat tarihi itibariyle maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile ,davacının 27.05.2004 tarihi itibariyle maluliyetinin oluştuğunun tespitine karar vermiştir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Yasa’ya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kululunca inceleneceği bildirilmiştir. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu'na gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Somut olayda, Yüksek Sağlık Kurulunun 14.04.2010 tarihli kararında davacının Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde çalışma gücünün 2/3 'ünü kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiğinin bildirildiği,Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 16 ocak 2012 tarihli raporunda işe başlangıç tarihi olan 01/11/2000 tarihinde hastalığının mevcut olduğu ancak beden çalışma gücünün 2/3 ü düzeyinde olmadığı,27/05/2004 tarihli rapordaki bulgulara göre beden çalışma gücünün en az 2/3 'sini geçecek düzeye ulaştığı, bu tarihten itibaren beden çalışma gücünün en az 2/3 sini kaybetmiş durumda olduğu ve %64,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu arasında oluşan görüş ayrılığının Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gerektiği halde bu yönde alınmış bir kararın dosyada bulunmadığı ve böylece davacıda oluşan meslekte güç kayıp oranının kesin olarak saptanmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu arasında oluşan görüş ayrılığının giderilmesi amacıyla Adli Tıp Genel Kurulundan karar alınıp alınmadığını araştırmak, bu yönde bir kararın bulunmadığı anlaşılır ise Adli Tıp Genel Kurulundan davacıda oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranını belirleyen karar almak ve kesinleşen maluliyet oranına göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı kesin olarak belirlenmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.