Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... San. ve Tic. Ltd. Şti.' nin % 55 hisseli ortağı, davalının da aynı şirketin %45 hisseli ortağı olduğunu, şirketin esas sözleşmesinde bazı iş ve işlemler bakımından münferit yetkili, bazı iş ve işlemler bakımından ise müşterek yetkili olmak üzere her iki ortağın şirket müdürü olarak belirlendiğini, davalının 2015 yılı temmuz ayında eşini ve çocuklarını Almanya'ya taşıdığını, o tarihten sonra kendisinin de sık sık Almanya'ya gidip orada kaldığını, şirket işleri ile ilgilenmediğini, Almanya'ya taşınırken şirketin ... Bankasındaki Euro hesabından ve bu yıl içinde TL hesabından para çektiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin bunları fark ettiğinde kendisinin de bunların karşılığında hisseleri oranında para çektiğini, cari hesap ekstresine göre davalının 15.000,00-TL'yi kendisi için çektiğinin açıkça görüldüğünü, tüm bu sebeplerden dolayı davalının şahsından kaynaklanan haklı sebepler ile şirketin faaliyetini ve ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin imkânsız hale geldiğini, haklı sebeple şirketin fesih şartlarının oluştuğunu belirterek, öncelikle davalının şirketten çıkartılmasına ve şirketin devamına, bu mümkün olmaz ise şirketin haklı sebeple feshine karar verilmesini, ayrıca davalının şirket hesaplarından zimmetine para geçirerek şirketi zarara uğratmış olması sebebi ile HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 10.000,00-TL' nin davalıdan alınarak şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin Almanya'ya yerleştiği ve şirket işleri ile ilgilenmediği iddiasının gerçek dışı olduğuu, müvekkilinin ikametgahının İstanbul'da olduğunu, şirket işleri ile müvekkilinin ilgilendiğini, davacının adresinin Ankara'da bulunduğunu, davacının da hissesi oranında şirket hesabından para çektiğini, müvekkilinin banka hesaplarından çektiği paraların bir kısmının şirketin personel ve diğer giderleri için kullanıldığını, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına dair gerekçe bulunmayıp aksine davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına neden olabilecek gerekçelerin mevcut olduğunu, şirketi zarara uğratanın müvekkili değil davacı olduğunu belirterek, davacının şirketin tasfiyesi dışındaki tüm taleplerinin reddine, şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2017/125 Esas 2017/709 Karar sayılı dosyasına davacı asil tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; davalı ile ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde ortak olduklarını, davalının aynı zamanda bir kısım işlemleri münferiden yürütmeye yetkili şirket müdür olduğunu, davalının şirketin paralarını şirket hesabından çekerek zimmetine geçirdiği gibi şirketin alacaklarına karşılık olarak verilen çekleri de tahsil ettiğini ve zimmetine geçirdiğini, davalının temsilcisi ve ortağı olduğu firmanın Türkiye'deki temsilciliğini yaptığı ve Amerikan firması olan ... firmasından söz konusu temsilciliği kardeşi adına kurduğu ...A.Ş firmasına yönlendirerek ve ayrıca tüm müşteri portföyünü de bu firmaya yönlendirerek hem şirketi zarar uğrattığını hem de haksız rekabet oluşturacak şekilde fiillerde bulunarak TTK. 62. maddesinde tarif edilen suçları işlediğini, davalı şirketin müşterilerini kardeşi adına kurduğu firmaya yönlendirdiğini ve şirketi bu şekilde zarara uğrattığını, davalının davranışları ve uzun süredir yaşanan ortaklar arasındaki sorunların giderilmesine yönelik herhangi bir girişimde bulunmaması nedeniyle ortaklıklarının çekilmez hale geldiğini belirterek, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, aksi halde şirketin tasfiyesine ve tasfiye müdürü olarak kendisinin atanmasına karar verilmesini, ayrıca davalının şirketi zarara uğratması nedeni ile belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 10.000,00-TL' nin davalıdan alınarak şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/125 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; dosyanın işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.