8. Hukuk Dairesi 2013/1135 E. , 2013/5177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Alacaklı vekilinin sair temyiz itira
**8. Hukuk Dairesi 2013/1135 E. , 2013/5177 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Alacaklı vekilinin sair temyiz itirazları yeride değil ise de , Müşterek çocuklar lehine hükmedilen iştirak nafakası alacağının tahsili amacıyla nafaka borçlusu baba hakkında ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlunun çocukların devamlı yanında kaldığı bu nedenle borcu olmadığı itirazı üzerine, İcra Mahkemesi'nce tanık beyanları nazara alınarak, çocuklardan ... reşit olduğu tarihe kadar babasının yanında kaldığı, ... da Şubat 2005 yılına kadar baba yanında kaldığı ve sonraki dönemde de hafta sonları, sömestr ve yaz tatilleri ile dini bayramlarda baba yanında kaldığının tespitiyle, bu günlere ilişkin nafaka borcu mahsup edilerek sonuca gidildiği görülmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 08/10/1997 tarih ve 1997/12-517 Esas – 1997/776 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere "ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili İcra Mahkemesi'nce ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez." Somut olayda takip dayanağı ilamda velayeti anneye verilen çocuklar ile babanın, her ayın ilk ve üçüncü cumartesi - pazar, dini bayramların 2. ve 3. günlerinde, her yılın Temmuz ayının ilk 15 günü devamlı kalınarak görüşmeleri suretiyle kişisel ilişkinin düzenlenmesine karar verildiği, bu günlerde babanın nafaka borcundan sorumlu olmadığına dair bir hükmün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, ilamda çocukla şahsi münasebet tesisi kurulan günlerde ve muhtelif günlerde çocuğun baba tarafından alınmış olması, çocuğun belli bir süre baba yanında kaldığı anlamında kabul edilemez. Şubat 2005 yılından itibaren (fiili ayrılık döneminde) ise müşterek çocuk... nafakasının tamamının ödenmesi gerekir. ./. -2- 2013/1135-5177 Bu durumda nafaka borcu açıklanan çerçevede hesaplanarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken belirtilen bu hususlar gözardı edilerek yapılan hesaplama ile sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik borçlu vekilinin temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığını, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İ.İ.K. Nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 08.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.