T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2025/1282 KARAR NO : 2025/1975 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 03/12/2024 NUMARASI : 2023/664 Esas - 2024/1027 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2025/1282 KARAR NO : 2025/1975 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 03/12/2024 NUMARASI : 2023/664 Esas - 2024/1027 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü...ın, 31/07/2021 günü sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile seyir halindeyken, aracının sol arka kısımlarıyla kaldırım üzerinde devlet hastanesi istikametine doğru yaya olarak yürüyen müvekkili ...'a çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ..., 2918 sayılı KTK' nın 67/1-a "manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğunu, İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 10/11/2022 tarihli uzman heyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre müvekkilinin maluliyetinin %13 olarak tespit edildiğini, kazadan kaynaklı müvekkilinin hayatının sonuna kadar bu gerçeklikle yaşamak zorunda kalması hayata bakışını tümden değiştirdiğini ve yaşama sevincini ve geleceğe dair umutlarını yitirmesine sebep olduğunu belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın ihbar tarihi olan 12/08/2022’den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu poliçe kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebilmesi için dava konusu kazada sigortalının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığına ilişkin tespiti ile bunun akabinde tazminat tutarının ne kadarından müvekkili şirketin sorumlu olduğunun tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu’nda maluliyete ilişkin rapor alınmasını gerektiğini, hiçbir şekilde müvekkilinin iş bu dava nedeni ile tazminat ödeme borcu altında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, kaza tarihinden itibaren işletilecek bir faizden müvekkili şirketin sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigorta şirketine yasal koşullar dahilinde başvuru yapılmış olup davanın bu yönüyle reddedildiği gerekçesi hukuka aykırı olduğunu, dava şartı arabuluculuk İMMS kapsamında zorunlu dava şartı değildir.yukarıda verilen Yargıtay kararından görüleceği üzere dava öncesinde ZMMS poliçesi kapsamında dahi arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmediğini, halbuki mevcut uyuşmazlık konusu İMM kapsamında kalıp dava şartı arabuluculuk yokluğundan davanın usulden reddi kararı hukuken mümkün olmadığını, bu karardan çıkarılacak diğer bir sonuç ise davalı sigorta şirketinin rizikodan haberdar olması durumu olduğunu, işbu dava konusu uyuşmazlık da aynı şekilde davalı sigorta şirketine bildirildiğini ve bu hususta herhangi bir ödeme yapılmadığından işbu dava ikame edildiğini, yani sigorta şirketinin haberdar olduğu bir hususta bizzat ödeme yapmadıkları halde bir kez daha arabuluculuk yoluna başvurulmuş olması hiçbir hak ve menfaat sağlamayacağını, manevi tazminat davaları genel itibariyle dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle ...plakalı aracın İMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden manevi tazminat istemine dayanmaktadır. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun'a, 06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile 18/A maddesi eklenerek, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu minvalde olmak üzere 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı Kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ne var ki Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 2918 sayılı Kanun ile düzenlendiğinden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabulucuk dava şartına tabi değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12689 E. - 2024/4378 K. sayılı kararı). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde yapılan yasal değişiklikle birlikte artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın dava şartlarını düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. Ancak ZMMS poliçeleri için getirilen bir düzenleme olduğundan İMMS poliçelerinde uygulanması zorunlu değildir.Somut uyuşmazlıkta davalı İMMS (kasko) sigortacısıdır. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı da İMMS (kasko) poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmektedir. Bu durumda dava, TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari davadır. Dava bir miktar para alacağına ilişkin olup ticari dava olduğu ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına göre İlk Derece Mahkemesince zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden usulden red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2- Peşin harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/11/2025