5. Hukuk Dairesi 2025/14786 E. , 2026/4337 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/398 Esas, 2023/2176 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/41 Esas, 2021/371 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin t…
5. Hukuk Dairesi 2025/14786 E. , 2026/4337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/398 Esas, 2023/2176 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/41 Esas, 2021/371 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... 973 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı idarenin ileri sürdüğünün aksine arsa vasfında olduğunu, keşif ile dava konusu yerin gerçek değerinin tespit edilebileceğini ileri sürerek mülkiyet bedeli ile geride kalan kısımda oluşan değer kaybı bedelinin tespitine ve tespit edilen bedeller toplamının müvekkili adına yatırılmasını ve davanın dava şartı yokluğundan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz satışında satış bedelinin yanlış alındığını ve bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen metrekare değerin düşük olduğunu, ayrıca müvekkilin almadığı parayı faizi ile iade etmeye mahkum edildiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, kamulaştırma bedeline işletilen faizin başlangıç ve bitiş tarihinin hatalı bulunduğunu, Mahkemede bloke edilen tutara yüksek (ticari vs.) faizle vadede tutulması talebinin reddedilmesinin yerinde olmadığını, taşınmaz için çok düşük bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen niteliklerine göre tespit edilen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varıldığı, bu nedenle davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin ise sair istinaf itirazları yerinde görülmediği belirtilerek Dairemizin önceki kaldırma kararında kazı bedeli ve beton su deposu için kaldırma kararı verilmediği, sadece dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların değeri tespit edilirken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının değerlendirme yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Fiyatlarına göre bulunan metrekare bedelinin eskale edilmemesi gerektiği belirtildiği hâlde, kazı bedeli ve beton su deposu için kamulaştırma bedeli belirlemeyen bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi, (Dairemizin geri çevirme kararı üzerine gelen ek bilirkişi raporunda önceki raporda eksik kalan kazı bedeli ve beton su deposu için belirlenen bedel olan 8820,63 TL daha önce Mahkemece tespit edilen 10.430.037,54 TL kamulaştırma bedeline eklenince toplam kamulaştırma bedeli 10.438.858,17 TL edecek olup ilgili banka şubesine istinaf aşamasında yazılan yazıya verilen cevaba göre yeni kamulaştırma bedeline göre tespit edilen fark bedelden daha fazlası depo hesabında bulunmaktadır.), kabule göre de fark bedelin ödenmesine 07.12.2021 tarihli kararla hükmedildiğinden bu bedele dava tarihinden 4 ay sonrasına tekabül eden 24.04.2017 tarihinden 07.12.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, acele kamulaştırma dosyasındaki bedelin ödenmesine ilgili dosyada karar verildiği halde infazda tereddüt teşkil edebilecek şekilde yeniden ödeme kararı verilmesi, ve davanın niteliğine ve 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesine göre davacı taraf lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal alınan İstanbul ili, ..., Mahallesi 1036 parsel sayılı taşınmaz bedelinin satış bedelinin hatalı alındığını,emsal karşılaştırmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini, taşınmazın bulunduğu bölgede rayiç metrekare birim fiyatlarının 10.000,00 TL – 20.000,00 TL civarında olduğunu, faiz başlangıç ve bitiş tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki İstanbul ili, ..., ... 973 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak üzerindeki yapıya resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle maktuen değer biçilerek tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.