T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/566 Karar No : 2025/982 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, banka hesabına kendisi ve çalışanı tarafından naki…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/566 E. , 2025/982 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/566 Karar No : 2025/982 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, banka hesabına kendisi ve çalışanı tarafından nakit olarak yatırılan meblağın, serbest meslek faaliyeti kapsamında elde edilen ve nakit olarak tahsil edilen kazanca ilişkin olduğu ve dört kişiye verilen tedavi hizmeti için serbest meslek makbuzu düzenlenmediği belirtilerek elde edilen bu kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı, kazancın elde edildiği yılda fiilen ödenmediği tespit edilen giderler ile birtakım emtia teslimi ve hizmet ifası karşılığında adına %100 oranında iskonto yapılmak suretiyle düzenlenen faturalara ilişkin giderlerin safi kazancın tespitinde dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporları uyarınca tarh edilen 2018 yılına ait gelir vergisi, aynı yılın tüm dönemlerine ilişkin geçici vergiler ve vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen kazanç için serbest meslek makbuzu düzenlenmediği ve banka hesaplarından EFT/havale yoluyla ödenen birtakım giderler için alınması gereken yasal vesikaların alınmadığı belirtilerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca 2018 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda şu tespitlere yer verilmiştir: i. Davacı diş hekimliği faaliyetiyle iştigal etmektedir. ii. Davacı tarafından tutulan serbest meslek kazanç defteri ve protokol defteri ile davacı tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzları ve banka ve kredi kartı tahsilatına yönelik belgelerde yer alan bilgiler karşılaştırılmıştır. iii. Davacı tarafından protokol defterinde kaydı bulunan iki kişiye (... ve ...) tedavi hizmeti verilmesine rağmen bu hizmet için serbest meslek makbuzu düzenlenmemiştir. iv. Davacı tarafından, serbest meslek makbuzu düzenlenerek tedavi hizmeti verilen iki kişi (Ayşegül Keskin ve Mehmet Dinçer) ise protokol defterine kaydedilmemiştir. Elde edilen kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yolunda yapılan tespitler: v. Banka hesaplarından EFT/havale yoluyla davacıya ödeme yapan dört kişiye (..., ..., ..., ...) verilen tedavi hizmeti karşılığında davacı tarafından serbest meslek makbuzu düzenlenmemiş ve ilgili kişiler yönünden protokol defterine herhangi bir kayıt yapılmamıştır. vi. Davacı tarafından yetmiş dokuz adet kargo faturası gider hesaplarında izlenmiştir. Davacının kargo ile gönderimler yaptığı, üçüncü kişilerden gelen kargoları teslim aldığı, söz konusu gönderim ve alımların laboratuvarlara yaptırdığı ve tedavide kullandığı ağız içi protezlere ilişkin olduğu, davacının yasal defter kayıtlarında yer alan protez alımlarının protez kullanarak yaptığı tedavilerden fazla olduğu, aradaki fark protezi tedavi hizmeti için kullandığı ve serbest meslek makbuzu düzenlemediği tespit edilmiştir. vii. Davacı ve davacının çalışanı tarafından davacının banka hesaplarından farklı tarihlerde nakit para çekilmiştir. Bu tespite yönelik inceleme elemanına verdiği ifadede, davacı, bu paranın muayenehane gideri, ailevi giderler ile hatırlamadığı kişilere verdiği borçlara yönelik olduğu şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. viii. Davacının eşi ve davacının kiracısı tarafından davacının banka hesabına farklı tarihlerde paralar yatırılmış olup bu paralar serbest meslek kazancına ilişkin değildir. ix. Davacı ve davacının çalışanı tarafından davacının banka hesabına farklı tarihlerde toplam 1.023.307,03 TL tutarında nakit para yatırılmıştır. Bu tespite yönelik inceleme elemanına verdiği ifadede, davacı, bu paranın bir kısmının arkadaşlarından alınan borçlardan kaynaklandığı, bir kısmını eşinden elden aldığı, bir kısmının ise evlendiğinde düğün sırasında takılan altın ve dövizlerden kaynaklandığı, bunlara yönelik belgeleri saklamadığı, anılan paranın mesleki faaliyetiyle ilgili olmadığı şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Bu açıklamalarda ileri sürülen iddialar herhangi bir belgeyle tevsik edilememiştir. x. Davacı tarafından yapılan açıklamaların kayıt ve beyan dışı bırakılan kazancı gizlemeye yönelik olduğuna ilişkin olarak şu değerlendirmeler yapılmıştır: - Davacı tarafından borç alınan veya verilen kişiler ve bunların tutarları açıkça belirtilmemiştir. - Davacının memur olan eşi tarafından davacıya banka yoluyla bir miktar para gönderilmiştir. - Altın ve dövizlerin TL'ye çevrildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmemiştir. Bu altın ve dövizlerin tamamının bir defa değil de kısım kısım TL'ye çevrilmesine yönelik herhangi bir açıklama yapılmamıştır. - Banka hesabının, yatırım/tasarruf amaçlı faiz geliri elde etme amacıyla kullanıldığı anlaşılmıştır. - Bu hususlar birlikte dikkate alındığında davacı ve davacının çalışanı tarafından davacının banka hesabına farklı tarihlerde yatırılan paranın kayıt ve beyan dışı bırakılan serbest meslek kazancına ilişkin olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı adına %100 oranında iskonto yapılmak suretiyle düzenlenen birtakım faturalardan kaynaklanan giderlerin yapılan iskonto nedeniyle safi kazancın tespitinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı yolunda yapılan tespit: xi. %100 oranında iskonto yapılmak suretiyle adına düzenlenen alış faturaları (toplam 40.124,72 TL) davacı tarafından gider hesaplarında izlenmiştir. Davacı tarafından bu durumun yasal deftere yapılan hatalı kayıttan kaynaklandığı belirtilmiştir. Anılan faturalara ilişkin giderlerin, safi kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün değildir. Kazancın elde edildiği yılda fiilen ödenmeyen giderlerin safi kazancın tespitinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı yolunda yapılan tespitler: xii. Davacı tarafından yasal deftere kaydedilen ... Dental Diş Ürünleri Ticaret Anonim Şirketinden temin edilen alımlara ilişkin birtakım faturaların 2018 yılında ödendiğini tevsik eder nitelikte herhangi bir belge sunulamamıştır. Davacı tarafından inceleme esnasında sunulan birtakım senetlerin vadelerinin 2019 yılına ilişkin olması nedeniyle bu senetlerin 2019 yılında yapılan alımlara ilişkin olduğu sonucuna varılmıştır. xiii. Davacı tarafından yasal deftere kaydedilen ... İç Dış Ticaret Anonim Şirketinden temin edilen alımlara ilişkin birtakım faturaların 2018 yılında ödendiğini tevsik eder nitelikte herhangi bir belge sunulamamıştır. Davacı tarafından inceleme esnasında sunulan birtakım senetlerin vadeleri 2018 yılına ilişkindir. Ancak senetlerde yer alan tutarın, faturaların tutarından fazla olduğu dikkate alındığında bu senetlerin önceki yıllarda yapılan alımlara ilişkin olduğu sonucuna varılmıştır. xiv. Davacı tarafından yasal deftere kaydedilen ... Sağlık Ürünleri ve Dış Ticaret Anonim Şirketinden temin edilen alımlara ilişkin birtakım faturalara yönelik ödemelerin bir kısmının 2018 ve 2019 yıllarında banka yoluyla yapıldığı tevsik edilememiştir. Anılan fatura tutarının yapılan ödeme tutarından fazla olması nedeniyle belirli bir kısmının ilgili yılda ödenmediği tespit edilmiştir. xv. Anılan şirketlerden temin edilen alımlara ilişkin 277.849,01 TL tutarındaki giderin, safi kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün değildir. xvi. Davacının banka hesaplarından bazı kişilere (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...) gönderdiği paraların (toplam 71.485,00 TL) belgesiz olarak alınan mal ve hizmetlerin karşılığı olduğu yönündeki beyanına itibar edilmiş olup bu giderlerin safi kazancın tespitinde dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. xvii. Bu tespitler ışığında varılan sonuç şu şekildedir: a. Davacı ve davacının çalışanı tarafından davacının banka hesabına farklı tarihlerde yatırılan para, nakit olarak tahsil edilen serbest meslek kazancına ilişkindir. Serbest meslek makbuzu düzenlenen nakit tahsilat tutarının, bu kazançtan tenzil edilmesi gerekmektedir. Bu hesaplamaya göre kayıt ve beyan dışı bırakılan kazanç, 915.702,03 TL tutarındadır. Ayrıca davacı, ..., ..., ... ve ...'a verdiği tedavi hizmetleri nedeniyle banka yoluyla tahsil ettiği (toplam 22.405,00 TL) kazanç için serbest meslek makbuzu düzenlememiştir. Elde edilen bu kazanç, davacı tarafından kayıt ve beyan dışı bırakılmıştır. Sonuç itibarıyla davacı tarafından kayıt ve beyan dışı bırakılan kazanç tutarı, 938.107,03 TL'dir. b. Bir kısım giderlerin ait olduğu yılda fiilen ödenmemesi ve bazı faturalarda %100 oranında iskonto yapılması, bu giderlerin (228.817,76 TL) safi kazancın tespitinde dikkate alınmasını engeller niteliktedir. Anılan tespitleri içeren vergi tekniği raporu esas alınarak vergi inceleme raporu düzenlenmiş ve bu rapora istinaden gelir vergisi ve geçici vergiler tarh edilmiş, bu vergilerin bir katı tutarında vergi ziyaı cezaları kesilmiş, ayrıca özel usulsüzlük cezası da kesilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde şu hususların birlikte dikkate alınması gerekmektedir: i. Davacının tedavi hizmeti verdiği kişiler nezdinde karşıt inceleme yapılmamıştır. ii. Banka hesabına yatırılan paraların bir kısmının borç verilen ve alınan paralar ile büyük bir kısmının düğünde takılan altın ve dövizlerden kaynaklandığına yönelik ileri sürülen iddialar kapsamında, yatırılan paraların tarih ve tutarları dikkate alınarak davacıdan bu konu hakkında ayrıntılı bilgi istenmemiştir. Diğer taraftan, banka hesaba yatırılan paraların bir kısmının eşinden nakit olarak aldığına yönelik ileri sürülen iddia kapsamında inceleme elemanınca ilgili kişinin ifadesine başvurulmamıştır. Ayrıca davacının kendisi ve çalışanı tarafından banka hesaplarından farklı tarihlerde çekilen nakit paraların davacının arkadaşlarına verilen borçlara ilişkin olduğu beyan edilmesine rağmen söz konusu paralar inceleme elemanınca dikkate alınmamıştır. iii. Davacı tarafından ..., ..., ... ve ...'a verilen tedavi hizmetlerinin bitiminde makbuz düzenlendiği ya da tedavinin başında makbuz düzenlendiği yönünde ileri sürülen iddialar inceleme elemanınca dikkate alınmamıştır. Bu kişiler nezdinde karşıt inceleme yapılmamıştır. iv. İnceleme raporunda, bazı alımlara ilişkin ödemelerin yıl içinde yapılmaması nedeniyle anılan giderlerin safi kazancın tespitinde dikkate alınmaması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak senetler ve fatura tutarları ile senetlerin vade tarihleri eleştiri konusu olmakla birlikte bu hususlar hakkında ilgili firmalar nezdinde karşıt inceleme yapılmamıştır. v. İnceleme elemanınca davacının iskonto nedeniyle bir kısım giderleri yüklenmediği tespit edilmiş ise de davacının belgesiz olarak aldığı tespit edilen birtakım giderleri yönünden herhangi bir eleştiri yapılmamış ve belgesiz olan bu giderler safi kazancın tespitinde dikkate alınmıştır. Bu giderler davacının safi kazancının tespitinde dikkate alındığına göre giderler tutar itibarıyla azalmamıştır. Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında davacının bir kısım kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı, bir kısım giderleri kazancın ait olduğu yılda ödememesine ve bir kısım giderleri iskonto nedeniyle yüklenmemesine rağmen bu giderleri safi kazancın tespitinde dikkate aldığı yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporunun, varsayıma ve eksik incelemeye dayalı olarak düzenlendiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Diğer taraftan, idari cezalar için de geçerli olan fiilin tüm unsurları tamam olmadan faile ceza kesilemeyeceği yönündeki ceza hukuku ilkesi gereğince, ceza gerektiren her bir eylemin ve eylemle fail arasındaki bağlantının açıklıkla saptanması ve eylemin bütün unsurlarıyla ortaya konulması gereklidir. Olayda, faturanın verilmediği, alınmadığı ya da gerçek meblağdan farklı meblağa yer verildiği yolunda 213 sayılı Kanun'un aradığı anlamda ve olay anında yapılan, somut bilgiler ihtiva eden bir tespit olmaksızın ceza kesildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, cezayı gerektiren yasal unsurların bir arada gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezaları kaldırmıştır. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, vergi mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 21/12/2023 tarih ve E:2022/2085, K:2023/6076 sayılı kararı: Mahkeme kararında özetlenen tespitlere ek olarak davacı adına düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacı tarafından belirlenen tedavi hizmet bedellerinin bazılarının Türk Diş Hekimleri Birliğinin diş hekimlerinin 2018 yılı için uygulayacakları ağız diş sağlığı muayene ve tedavi ücret tarifesinde belirlenen tutarlardan düşük olduğu tespit edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında, bu Kanun'da aksine hüküm olmadıkça gelir vergisinin konusunu oluşturan kazanç ve iratların gelirin tespitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınacağı hususu düzenlenmiştir. Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan saptamalar, bir kısım kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı ve bir kısım giderlerin gerçekte ödenmediğini kanıtlayıcı mahiyette olduğundan ve davacı tarafından bu durumun aksi yönünde herhangi bir delil ortaya konulamadığından gerçek gelirin vergilendirilmesi amacına uygun düşecek şekilde tespit edildiği sonucuna ulaşılan matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık; aksi yöndeki temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda özel usulsüzlük cezası hakkında yeniden değerlendirme yapılarak hüküm kurulacağı tabiidir. Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararını bozmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Serbest meslek faaliyeti kapsamında tutulan defterler ile düzenlenen belgelerin incelemesi neticesinde tarh edilen vergi ve kesilen cezaların kaldırılması istemiyle toplam altı farklı dava açılmıştır. İşbu dava hariç diğer davalarda, davanın kabulü yolunda verilen kararlar kesinleşmiştir. Serbest meslek kazancının elde edilmesi ve bu kazancın elde edilmesi için yapılan giderler bakımından tahakkuk esası geçerlidir. İnceleme elemanınca elde edildiği kabul edilen 1.173.575,96 TL tutarındaki kazanca karşılık giderinin 288.817,76 TL tutarında olduğunun kabul edilmesi, vergilendirilecek gelirin safiliği ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının, cezalı tarhiyat ve özel usulsüzlük cezasının, davacı tarafından, banka hesabına kendisi ve çalışanı tarafından nakit olarak yatırılan meblağdan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkralarına davalı idare tarafından yöneltilen temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 210, 236 ve 237. maddeleri ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 67 ve 68. maddelerinde yer alan kurallara göre serbest meslek faaliyetine ilişkin kazançların elde edilmesi ve mesleki giderlerin safi kazancın dikkate alınmasında kural olarak tahsil esası geçerlidir. Bu ilkeye göre, serbest meslek kazancına konu gelirin tahsil edildiği takvim yılında vergilendirilecek; mesleki faaliyetin ifası için temin edilen emtia ve hizmetlerin alım bedelleri ise fiilen ödendiği takvim yılında safi kazancın hesabında gider olarak dikkate alınacaktır. Bu ilke ışığında uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Olayda, davacı tarafından tedavi hizmeti verilen ..., ..., ... ve ...'den 2018 yılında banka yoluyla tahsil edilen gelirin, 2018 yılında beyan edilen serbest meslek kazancına dâhil edilmesi ve bu kazanç için serbest meslek makbuzu düzenlenmesi gerekirken bu yöndeki vergisel ödevler yerine getirilmemiştir. Ayrıca davacı tarafından ... Dental Diş Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi, ... İç Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sağlık Ürünleri ve Dış Ticaret Anonim Şirketinden 2018 yılında temin edilen alımlara ilişkin birtakım gider faturalarının bedellerinin 2018 yılında ödenmemesine veya ödendiği ispat edici vesikalarla tevsik edilememesine rağmen fiilen ödenmeyen bu giderler safi kazancın tespitinde dikkate alınmıştır. Diğer taraftan davacı, %100 iskonto yapılmak suretiyle adına düzenlenen faturalardaki iskonto oranını dikkate almaksızın bu faturaları da gider hesaplarında izlemiştir. Ancak anılan faturalardaki iskonto oranı dikkate alındığında, bu faturalar üzerinden yüklenilen bir giderin varlığından söz etmek mümkün değildir. Nitekim davacı tarafından dava dilekçesinde bu faturaların sehven gider hesaplarında izlendiği de belirtilmiştir. Bu durumda yukarıda açıklanan ilke somut olaya uygulandığında dava konusu cezalı tarhiyatın ..., ..., ... ve ...'den 2018 yılında tahsil edilen kazançtan kaynaklanan kısmında, anılan şirketlerden temin edilen alımlara ilişkin gider faturalarından kaynaklanan kısmında ve %100 iskonto yapılmak suretiyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda yapılan değerlendirmeye göre 2018 yılına ait gelir ve gider hesaplarının bu hukuki durum karşısındaki son hâli uyarınca, kazanç 325.703,73 TL; gider ise 228.817,76 TL olmuştur. Hasılat (-) giderler/hasılat formülüne göre kârlılık oranı %29,75 olarak hesaplanmaktadır. Davacının iştigal ettiği faaliyet konusu ve serbest meslek kazançları açısından geçerli olan tahsil esası ilkesi dikkate alındığında, hesaplanan bu oranının iktisadi ve ticari icaplara uygun düştüğü, olayın özelliğine göre normal ve mutat bir durum olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacı tarafından temyize cevap dilekçesinde kârlılık oranıyla ilgili ileri sürülen iddiaya itibar edilmesine olanak bulunmamaktadır. Öte yandan vergi inceleme raporunda matrah hesaplanırken davacının 2018 yılına önceki yıldan devreden geçmiş yıl zararının tutarı dikkate alınmamıştır. Bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda, cezalı tarhiyatın bu kısmı hakkında değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerektiği tabiidir. Davacı tarafından, tedavi hizmeti verilen ..., ..., ... ve ...'den 2018 yılında banka yoluyla tahsil edilen kazanç için serbest meslek makbuzu düzenlenmediği; diş teknisyenlerinden (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) ve ...'dan yapılan alımlara istinaden bu kişilerden alınması icap eden vesikaların alınmadığı belirtilerek 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Vergi inceleme raporunda, davacı tarafından düzenlenmesi ve alınması gereken vesikaların, müşterinin adı, soyadı, alınan/ödenen paranın miktarı, paranın banka hesabına yatırıldığı/gönderildiği tarih unsurları açıkça tespit edildiğinden ve özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için aranan unsurlar olayda gerçekleştiğinden, dava konusu özel usulsüzlük cezasında bu yönden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, ..., ..., ... ve ...'e serbest meslek makbuzu düzenlenmemesinden kaynaklanan kısmı yönünden kesilen özel usulsüzlük cezasının tutarı, katma değer vergisi dâhil tutar üzerinden belirlenmiştir. Bu durumda, davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davada verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının sonucunun, bozma kararı üzerine özel usulsüzlük cezasının anılan kısmı hakkında yeniden verilecek kararda dikkate alınacağı tabiidir. Açıklanan nedenlerle, ısrar kararının, cezalı tarhiyat ve özel usulsüzlük cezasının, davacı tarafından, banka hesabına kendisi ve çalışanı tarafından nakit olarak yatırılan meblağdan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkralarına davalı idare tarafından yöneltilen temyiz isteminin reddi; ısrar kararının diğer hüküm fıkralarının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Mükellefiyet" başlıklı birinci kısmının "Verginin Mevzuu" başlıklı bölümünde yer alan "Mevzuu" başlıklı 1. maddesinde, gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu belirtilmiştir. Kanun'un anılan kısım ve bölümünde yer alan "Gelirin unsurları" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, gelire giren kazanç ve iratlar, ticari kazançlar, zirai kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar olarak sayılmış, ikinci fıkrasında, bu Kanun'da aksine hüküm olmadıkça, anılan kazanç ve iratların gelirin tespitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınacağı kurala bağlanmıştır. 193 sayılı Kanun'un "Gelir Unsurlarının Tesbiti" başlıklı üçüncü kısmının "Serbest Meslek Kazançları" başlıklı dördüncü bölümünde yer alan "Serbest meslek kazancının tesbiti" başlıklı 67. maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrasının birinci cümlesi ve yedinci fıkrasının (1) numaralı bendinde şu kurallara yer verilmiştir: "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısiyle yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır. ... (Değişik: 19/2/1963-202/32 md.) Serbest meslek erbabı, mesleki kazançlarını Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tuttukları 'Serbest meslek kazanç defteri' ne istinaden tesbit ederler. ... Serbest meslek erbabı için: 1 - Ittıla hasıl etmeleri kaydiyle, namlarına, kamu müessesesine, icra dairesine, bankaya, notere veya postaya para yatırılması; ... Tahsil hükmündedir." Kanun'un aynı kısım ve bölümünde yer alan "Mesleki giderler" başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasının bentleri bağlayan hükmü ile (7) numaralı bendi şu şekildedir: "Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir: ... 7. Mesleki faaliyetin ifası için ödenen mal ve hizmet alım bedelleri." 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Mükellefin Ödevleri" başlıklı ikinci kitabının "Defter Tutma" başlıklı ikinci kısmının "Serbest Mesleklerde Defter Tutma" başlıklı yedinci bölümünde yer alan "Serbest meslek kazanç defteri" başlıklı 210. maddesinin bir ila üçüncü fıkraları şu şekildedir: "Serbest meslek erbabı bir (Kazanç defteri) tutarlar. Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur. Defterin gider tarafına, yapılan giderlerin nevi ile yapıldığı tarih ve hasılat tarafına ise ücretin alındığı tarih ve miktarı ile kimden alındığı yazılır." Kanun'un aynı kitabının "Vesikalar" başlıklı üçüncü kısmının "Fatura ve Fatura Yerine Geçen Vesikalar" başlıklı ikinci bölümünün "Fatura kullanma mecburiyeti" başlıklı 232. maddesinin birinci fıkrasının bentleri bağlayan hükümleri ile (2) numaralı bendi şu şekildedir: "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: ... 2. Serbest meslek erbabına; ... Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler." Kanun'un aynı kitap ve kısmının "Serbest Meslek Makbuzları" başlıklı üçüncü bölümünde yer alan "Makbuz mecburiyeti" başlıklı 236. maddesi şu şekildedir: "Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir." Kanun'un aynı kitap, kısım ve bölümünde yer alan "Makbuz muhteviyatı" başlıklı 237. maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir: "Serbest meslek makbuzlarına: 1. Makbuzu verenin soyadı adı veya unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası; 2. Müşterinin soyadı, adı veya unvanı ve adresi; 3. Alınan paranın miktarı; 4. Paranın alındığı tarih; Yazılır ve bu makbuzlar serbest meslek erbabı tarafından imzalanır." Aynı Kanun'un "Ceza Hükümleri" başlıklı dördüncü kitabının "Vergi Cezaları" başlıklı ikinci kısmının "Usulsüzlük" başlıklı ikinci bölümünde yer alan "Özel usulsüzlükler ve cezaları: a) Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması" başlıklı 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısımlarının 21/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hâli şu şekildedir: “1. Verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, her bir belge için 10.000.000 (Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:490) ile 01/01/2018 tarihinde itibaren 240 TL) liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının % 10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir." Anılan Kanun'un aynı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısımlarının 21/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun ile değişik hâli şu şekildedir: “1. Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227 nci ve 231 inci maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 240 Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir." HUKUKİ DEĞERLENDİRME: i. Israr kararının, cezalı tarhiyat ve özel usulsüzlük cezasının, davacı tarafından, banka hesabına kendisi ve çalışanı tarafından nakit olarak yatırılan meblağdan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkralarına davalı idare tarafından yöneltilen temyiz istemi hakkında yapılan hukuki değerlendirme: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan hüküm fıkraları usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bu yönden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. ii. Israr kararının, cezalı tarhiyatın, ..., ..., ... ve ...'e verilen tedavi hizmetinden elde edilen kazançtan kaynaklanan kısmı, ... Dental Diş Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi, ... İç Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sağlık Ürünleri ve Dış Ticaret Anonim Şirketinden temin edilen alımlara ilişkin birtakım gider faturalarından kaynaklanan kısmı ve %100 iskonto yapılmak suretiyle davacı adına düzenlenen gider faturalarından kaynaklanan kısmına yönelik hüküm fıkralarına davalı idare tarafından yöneltilen temyiz istemi hakkında yapılan hukuki değerlendirme: Gelir vergisinde vergiyi doğuran olay, bir gerçek kişinin bir takvim yılında Kanun’da sayılan kazanç ve irat niteliğinde olan geliri elde etmesiyle meydana gelmektedir. Gelir unsurunun türüne göre bu kazanç ve iratların; tahakkuk, hukuki tasarruf, ekonomik tasarruf ve fiili tasarruf aşamalarından herhangi birinde elde edildiği kabul edilmektedir. Buna göre ticari kazanç gibi bazı gelir unsurlarında tahakkuk esasına göre; serbest meslek kazancı gibi bazı gelir unsurlarında ise gelirin fiilen tasarruf imkânına sahip olunması aşamasında yani tahsil esasına göre elde etme dolayısıyla vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir. Mali güce göre vergilendirme ve gelirin safiliği ilkeleri uyarınca gelirin elde edilme sürecinde gerçekleşen bazı giderler, vergi matrahının tespitinde dikkate alınabilmektedir. Gelirin elde edilmesi yönünden geçerli olan tahakkuk veya tahsil esası aynı zamanda katlanılan giderler bakımından da geçerlidir. Tahsil esasına göre vergilendirilen bir kazanç veya irat ile nedensellik bağı bulunan giderler, kural olarak, fiilen ödenerek yüklenilmesi şartıyla safi gelirin tespitinde göz önünde bulundurulabilmektedir. Serbest meslek kazançlarında safi gelir tespit edilirken kazançtan hangi giderlerin indirilebileceği ve bunlara ilişkin şartlar 193 sayılı Kanun’un 68. maddesinin birinci fıkrasında on bent hâlinde sayılmıştır. Kanun’un 68. maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinde sayılan gider, mesleki faaliyetin ifası için ödenen emtia ve hizmet alım bedellerine ilişkindir. Bu giderin mesleki kazançtan indirilebilmesi için gerekli şartlar şu şekildedir: a) Temin edilen emtia veya faydalanılan hizmetin, mesleki faaliyetin yerine getirilmesi amacıyla alınması b) Emtia ve hizmet alımının bir bedel karşılığında temin edilmesi c) Emtia ve hizmet alımına ilişkin bedelin ödenmesi Bu kapsamda mesleki faaliyetin ifası için yapılan emtia ve hizmet alımlarına ilişkin giderlerin indirime konu edilebilmesi için bu giderin ödendiğinin ispat edici vesikalarla ortaya konulması gereklidir. Serbest meslek erbabının yaptığı bu alımlar nedeniyle satıcıya ileride ödeme yapmak üzere borçlanması tek başına bu alımlara ilişkin giderleri indirebilmesi için yeterli değildir. Yukarıdaki paragraflarda açıklanan hususlar somut olaya uygulandığında aşağıdaki hususlar tespit edilmektedir: i. Davacı tarafından tedavi hizmeti verilen ..., ..., ... ve ...'den 2018 yılında banka yoluyla tahsil edilen gelirin, 2018 yılında beyan edilen serbest meslek kazancına dâhil edilmesi ve bu kazanç için serbest meslek makbuzu düzenlenmesi gerekirken bu yöndeki vergisel ödevler yerine getirilmemiştir. Bu durumda, davacı tarafından ismi geçen dört kişiye verilen tedavi hizmeti karşılığında banka yoluyla tahsil edilen kazancın, kayıt ve beyan dışı bırakıldığı sonucuna varılmıştır. ii. Davacı tarafından ... Dental Diş Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi, ... İç Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sağlık Ürünleri ve Dış Ticaret Anonim Şirketinden 2018 yılında temin edilen alımlara ilişkin birtakım gider faturalarının bedellerinin 2018 yılında ödendiği ispat edici vesikalarla tevsik edilememesine rağmen bu giderler safi kazancın tespitinde dikkate alınmıştır. Davacı tarafından mesleki faaliyetin ifası için temin edilen bu mal ve hizmet alım bedelleri için senet (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesi kapsamında bono veya emre yazılı senet) düzenlendiği ileri sürülmekte ise de senet bir borcun varlığını ispatlamaya imkân veren kambiyo senedi niteliğindedir. Bu vesikanın düzenlenmiş olması, bu giderlerin fiilen ödendiğini ortaya koyar nitelikte değildir. Bu durumda serbest meslek kazancının elde edilmesi için geçerli olan tahsil esası ilkesi mesleki faaliyetin ifası için temin edilen mal ve hizmet alımına ilişkin giderler bakımından da geçerli olduğundan, fiilen ödendiği hususu ispat edici vesikalarla ortaya konulmayan bu giderlerin safi kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün değildir. iii. Davacı, %100 iskonto yapılmak suretiyle adına düzenlenen faturalardaki iskonto oranını dikkate almaksızın bu faturaları da gider hesaplarında izlemiştir. Ancak anılan faturalardaki iskonto oranı dikkate alındığında, bu faturalar üzerinden yüklenilen bir giderin varlığından söz edilemez. Nitekim davacı tarafından dava dilekçesinde bu faturaların sehven gider hesaplarında izlendiği de belirtilmiştir. Sonuç itibarıyla dava konusu cezalı tarhiyatın ..., ..., ... ve ...'den 2018 yılında tahsil edilen kazançtan kaynaklanan kısmında, anılan şirketlerden temin edilen alımlara ilişkin gider faturalarından kaynaklanan kısmında ve %100 iskonto yapılmak suretiyle davacı adına düzenlenen gider faturalarından kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık; ısrar kararının anılan hüküm fıkralarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Diğer taraftan yukarıda yapılan değerlendirmeye göre 2018 yılına ait gelir ve gider hesaplarının bu hukuki durum karşısındaki son hâli uyarınca, ilgi yıla ait kazanç tutarı 325.703,73 TL, gider tutarı 228.817,76 TL; kârlılık oranı ise %29,75 olarak hesaplanmaktadır. Davacının iştigal ettiği faaliyet konusu ve tahsil esası ilkesi dikkate alındığında, hesaplanan bu oranının iktisadi ve ticari icaplara uygun düştüğü, olayın özelliğine göre normal ve mutat bir durumun var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle davacı tarafından temyize cevap dilekçesinde kârlılık oranıyla ilgili ileri sürülen iddiaya itibar edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Öte yandan vergi inceleme raporunda matrah hesaplanırken davacının 2018 yılına önceki yıldan devreden geçmiş yıl zararının tutarı dikkate alınmamıştır. Bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda, cezalı tarhiyatın bu kısmı hakkında değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerektiği açıktır. iii. Israr kararının özel usulsüzlük cezasının, ..., ..., ... ve ...'e serbest meslek makbuzu düzenlenmemesinden kaynaklanan kısmı ile diş teknisyenlerinden (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) ve ...'dan alınması icap eden vesikaların alınmamasından kaynaklanan kısmına yönelik hüküm fıkralarına davalı idare tarafından yöneltilen temyiz istemi hakkında yapılan hukuki değerlendirme: Cezai yaptırıma bağlanmış olan bir fiilin tüm unsurları ile gerçekleştiği saptanmadıkça ceza uygulanamayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi idari vergi cezaları bakımında da geçerlidir. Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için, fıkrada sayılan belgelerin verilmediğinin, alınmadığının veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiğinin ve bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların hukuken geçerli bir şekilde tespit edilmiş olması zorunludur. Davacı tarafından, tedavi hizmeti verilen ..., ..., ... ve ...'den 2018 yılında banka yoluyla tahsil edilen kazanç için serbest meslek makbuzu düzenlenmediği; diş teknisyenlerinden (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) ve ...'dan yapılan alımlara istinaden bu kişilerden alınması icap eden vesikaların alınmadığı belirtilerek 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Vergi inceleme raporunda, davacı tarafından düzenlenmesi ve alınması gereken vesikaların, müşterinin adı, soyadı, alınan/ödenen paranın miktarı, paranın banka hesabına yatırıldığı/gönderildiği tarih unsurları açıkça tespit edildiğinden ve özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için aranan unsurlar olayda gerçekleştiğinden, dava konusu özel usulsüzlük cezasında bu yönden hukuka aykırılık; ısrar kararının anılan hüküm fıkralarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, ..., ..., ... ve ...'e serbest meslek makbuzu düzenlenmemesinden kaynaklanan kısmı yönünden kesilen özel usulsüzlük cezasının tutarı, katma değer vergisi dâhil tutar üzerinden belirlenmiştir. Bu durumda, davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davada verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının sonucunun, bozma kararı üzerine özel usulsüzlük cezasının anılan kısmı hakkında yeniden verilecek kararda dikkate alınacağı tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, cezalı tarhiyat ve özel usulsüzlük cezasının, davacı tarafından banka hesabına kendisi ve çalışanı tarafından nakit olarak yatırılan meblağdan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA, diğer hüküm fıkralarının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 03/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dava konusu cezalı tarhiyat ve özel usulsüzlük cezasının ..., ..., ... ve ...'den 2018 yılında tahsil edilen kazançtan kaynaklanan hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin anılan hüküm fıkraları yönünden reddi gerektiği oyu ile karara bu yönden katılmıyorum. XX - KARŞI OY: Israr kararının, cezalı tarhiyat ve özel usulsüzlük cezasının, davacı tarafından, banka hesabına kendisi ve çalışanı tarafından nakit olarak yatırılan meblağdan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkralarının Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara bu yönden katılmıyorum. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };