17. Hukuk Dairesi 2014/14541 E. , 2015/9265 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, müvekkili Hanım'ın eşi diğer müvekkillerinin babası olan ...... ...'ın sahibi ve sürücüsü olduğu, davalı ... şirketininde zorunlu …
**17. Hukuk Dairesi 2014/14541 E. , 2015/9265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, müvekkili Hanım'ın eşi diğer müvekkillerinin babası olan ...... ...'ın sahibi ve sürücüsü olduğu, davalı ... şirketininde zorunlu mali sorumluluk ... poliçesini düzenlediği araç ile tek taraflı olarak kaza yapması sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını belirterek müvekkili Hanım için 4.000,00-TL diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 3.000,00-TL olmak üzere toplam 13.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren en ... faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, Karayolları Trafik Kanunun 109/1 maddesindeki zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine,aksi halde davanın esas yönünden reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve dosyada bulunan diğer belgelere göre,talep hakkında 2918 sayılı yasanın 109/1 maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiği kanaati ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tek taraflı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. 6098 sayılı Türk Boçlar Kanunu'nun 49.maddesinde haksız fiilden bahseldilmiş, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 72. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir