1. Hukuk Dairesi 2026/104 E. , 2026/2145 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/555 E., 2015/609 K. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapusuz taşınmazın tescili …
1. Hukuk Dairesi 2026/104 E. , 2026/2145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/555 E., 2015/609 K. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapusuz taşınmazın tescili ile kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir. Davacılar vekili; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 28... parsel sayılı taşınmazın davacılara ait olduğunu, bu taşınmaza komşu 1 28... parselin davalı ...'a, 1 28... parselin davalılar ... ve ...'ya, 1 29... parselin davalı ...'e ait olduğunu, ayrıca davacılardan ... adına kayıtlı 1 30... parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde köy araba yolu bulunduğunu ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların sınırlarının yanlış ölçülmeleri sonucu, davacılara ait taşınmazların bir kısmının komşu taşınmazlar içerisinde kaldığını ileri sürerek davacılara ait olduğu halde komşu parsellere dahil edilen kısımların tespiti ile bu kısımların mevcut tapu kayıtlarının iptali ve davacılara ait taşınmazlara eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., ... ve ...; kadastro çalışmaları sırasında bir kısım yerin yanlışlıkla adlarına yazıldığını kabul ettiklerini belirtip bu yerin yapılacak keşif ile tespit edilmesini talep etmişlerdir. Davalı Hazine vekili; tapu kaydının usulüne uygun kadastro çalışmaları sonucunda oluştuğunu belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... adına kayıtlı 1 28... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 244, 28... 'lik bölümü bakımından davacı tanıklarının, mahalli bilirkişilerin beyanları ile davalının kabul beyanı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; mahalli bilirkişi ve tanıkların müşterek beyanları ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 33, 73... 'lik alanın davacılara ait 1 28... parsel içerisinde, (C) harfi ile gösterilen 2, 85... 'lik alanın ise davacı ...'ye ait 1 30... parsel içerisinde tespit görmesi gerekirken, köy yolu içerisinde tespit edildiği, dava konusu nizalı yerin kadastro tespitinden en az 20 sene öncesine kadar davacılar tarafından idare ve tasarruf edildiği, bu yerlerin öncesinde yol olarak kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; davacıların 1 28... ile 1 29... parsel sayılı taşınmazlarda talep edebilecekleri herhangi bir alanın mevcut olmadığı gerekçesiyle belirtilen taşınmazlar yönünden dava reddedilmiştir. Ne var ki; Mahkemece; çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de çekişmeli taşınmazların hangi sebeple tescil harici bırakıldığı belirlenmemiş, taşınmazların vasfının tespitinde esaslı unsur olan hava fotoğrafları getirtilerek üzerinde inceleme yapılmamış, salt tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile sonuca gidilmiş, davacılar yönünden belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktar üzerinde durulmamış, dava konusunun 4721 sayılı TMK'nın 713/5. maddesi uyarınca ilan edilmesi zorunlu olduğu halde Mahkemece, bu husus göz ardı edilmiştir. Hal böyle olunca; öncelikle davacı adına aynı çalışma alanında belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı hususu Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine konulmalı, çekişmeli taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, teknik bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, komşu taşınmazlarla mukayeseli mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmeli; 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, taşınmaz üzerindeki ağaçların cinsi, adedi ve yaşını, taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, taşınmaz üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı, önceki ziraat bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayese edilecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; taşınmaz ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz kabaca işaretlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi göz önüne alınarak dava tarihine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 14... . maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşmiş olup olmadığı değerlendirilmeli, TMK'nın 713/4-5 maddeleri gereğince gerekli yerel ve gazete ilanları yapılmalı, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip noksan araştırma ve uygulama ile karar verilmesi doğru değildir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.