12. Ceza Dairesi 2023/4987 E. , 2024/5659 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/226 E., 2023/205 K. SUÇLAR : Müstehcenlik, kasten yaralama, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında birleşen dava dosyasındaki müstehcenlik suçundan ilk kez verilen mahkûmiyet hükmünün, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemesi ve bölge adliye mahkemelerinin yürürlüğe girdiği …
**12. Ceza Dairesi 2023/4987 E. , 2024/5659 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/226 E., 2023/205 K. SUÇLAR : Müstehcenlik, kasten yaralama, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında birleşen dava dosyasındaki müstehcenlik suçundan ilk kez verilen mahkûmiyet hükmünün, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemesi ve bölge adliye mahkemelerinin yürürlüğe girdiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olması nedeniyle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 272. maddesi uyarınca hükmün istinaf yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine asıl dava dosyasındaki kasten yaralama, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/1, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/226 Esas sırasına kaydedilen dava dosyasının, aynı Mahkemenin 2022/657 Esas sırasında kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek, yapılan yargılama sonunda Yerel Mahkemece sanık hakkında asıl dava dosyasındaki kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/1, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, birleşen dava dosyasındaki müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2, 62/1, 52/2-4 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ve 820,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 2 eşit taksitler halinde ödenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair somut bir delil bulunmadığı ve sanığa yüklenen suçların unsurları oluşmadığı hâlde beraat yerine mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın lehine olan kanun maddeleri uygulanması gerektiğine, usûl ve kanuna aykırı olan hükümlerin bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; mağdur çocuk Seher ile mağdur çocuğun annesinin maddi ihtiyaçlarını giderecek, okul kayıtlarına mağdur çocuğun velisi olarak girecek ölçüde yakınlığı olan ve onyedi yaşı içerisinde bulunan mağdur çocuğun cinsel organı da görüntülenen çıplak fotoğraflarını kameralı cep telefonu ile çekip, cep telefonunda bulunduran sanık ...'ın, mağdur çocuğun başka bir erkekle duygusal birlikteliğinden dolayı ona kızıp, 2012 yılı Ekim ayında, tanık Hacer’den aldığı makasla mağdur çocuğun saçlarını rızası dışında kesmek suretiyle birleşen dava dosyasındaki 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. maddesindeki müstehcenlik ve asıl dava dosyasındaki 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesindeki kasten yaralama suçlarını işlediği, ayrıca, sanık ...'ın, 05.11.2012 tarihinde, mağdur çocuk Seher'in eğitim gördüğü okula giderek, içerisinde mağdur çocuğun çıplak fotoğraflarıyla hakaret içeren ibarelerin yer aldığı 5 adet zarfı, okulun bahçesinden içeriye doğru attığı ve tanıklar tarafından fark edilip, bahçeden toplanarak, içeriği kontrol edilen zarflarda mağdur çocuğa ait çıplak fotoğraflarla mağdur çocuğu hedef alan yazıların olduğunun anlaşıldığı, böylece sanığın, asıl dava dosyasındaki 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve 5237 sayılı TCK'nın 125/1. maddesindeki gıyapta hakaret suçlarını da işlediği kabul edilerek, sanık hakkında birleşen dava dosyasındaki müstehcenlik, asıl dava dosyasındaki kasten yaralama, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Sanık hakkında birleşen dava dosyasındaki müstehcenlik suçundan ilk kez verilen mahkûmiyet hükmünün, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemesi ve bölge adliye mahkemelerinin yürürlüğe girdiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olması nedeniyle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 272. maddesi uyarınca hükmün istinaf yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin sanık hakkında müstehcenlik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik kanun yolu başvurusunun görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Hakaret Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Sanığın, tanık Hacer’den aldığı makasla onyedi yaşındaki mağdur çocuğun saçlarını rızası dışında kesmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesindeki kasten yaralama suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olaya ilişkin olarak hükmün başında suçun işlendiği tarih 24.10.2012 olarak yazılmış ise de adı geçen tanığın açıklanan olayın yaklaşık 1 ay kadar önce meydana geldiğine dair soruşturma evresindeki 06.11.2012 tarihli ifadesi ve bu konuda başkaca herhangi bir delil bulunmaması nedeniyle sanığın lehine yorumla suçun işlendiği tarihin 06.10.2012 olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylem, 5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesinde kasten yaralama başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst sınırına göre anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda 12 yıl olduğu ve 06.10.2012 olan suç tarihinden itibaren 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 253/21. maddesi gereğince “Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu” tarih olan 07.11.2012 tarihi ile uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı 16.11.2012 tarihi arasında duran 9 günlük süre de eklendiğinde, temyiz inceleme tarihinden önce 15.10.2024 tarihinde dolduğu, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin de bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteği bu sebeple yerinde görülmüş olup, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.