T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1295 - 2025/1589 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1295 KARAR NO : 2025/1589 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2021 NUMARASI : 2017/395 Esas 2021/362 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 31/12/2025 Ma…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1295 - 2025/1589 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1295 KARAR NO : 2025/1589 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2021 NUMARASI : 2017/395 Esas 2021/362 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 31/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl davada davacılar ... vekili, katılma yoluyla davalı ... vekili, birleşen davada davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı ... vekili asıl davada dava dilekçesinde;11/09/2016 tarihinde sürücü davalı ...'in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında davacının murisi olan yaya ...'a çarpmasıyla meydana gelen kazada yayanın vefat ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını, davalı yanın olayda tam kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı ... vekili birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/775 Esas nolu dosyasında; aynı kazaya ilişkin babasını kaybeden davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, 60.000,00 TL manevi tazminatın (sigorta şirketi dışındaki), olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte, davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında asıl dava davacısı ... 27/04/2020 tarihinde vefat etmiş, davacı vekilince mirasçılarına ait vekaletnameler ibraz edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davacılar vekili asıl davaya ilişkin ıslah dilekçesi ile; dava değerini 21.289,65-TL olarak artırmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile, 5.733,48 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak ve 10/03/2017 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 11/09/2016 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte) tahsili ile davacılara verilmesine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 11/09/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/775 esas - 2019/573 karar sayılı davasının kısmen kabulü ile, maddi tazminata ilişkin davanın sübut bulmadığından reddine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 11/09/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacılar ..., ... vekilleri ile ve katılma yoluyla davalı ... vekili birleşen davada davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davacı ... mirasçıları ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddi halinde doğacak vekalet ücretinin davanın açılış tarihinde davacının, davasını açma haklılığına göre değerlendirilmesi gerektiğini, muris davacı ...’ın, destekten yoksun kalma tazminatı istemi ile mahkemeye başvurduğunu,18.02.2020 tarihli ek raporda davacının 21.289,65 TL tazminata hak kazandığının belirlendiğini, davanın bu miktar üzerinden ıslah edildiğini, ancak davacının ıslah tarihi sonrası vefat ettiğini, mirasçılarının davacı sıfatı alarak davaya devam ettiğini, davacının vefatı üzerine 05/03/2021 tarihinde yeni rapor alındığını ve miktarın güncellendiğini, bu miktar üzerinden maddi tazminat yönünden karar verildiğini, ancak reddedilen kısmın bu miktar yönünden konusuz kalması sebebi ile davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın, davacının talep ve işlem yeteneğinden ari bir şekilde konusuz kalması halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, mahkemece hükmedilen maddi tazminat miktarının ve manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, birleşen dava açısından maddi ve manevi tazminat açısından hüküm kurulurken ret edilen kısım üzerinden karşı yana hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri açısından sadece birleşen dava davacısı aleyhine karar verilmesi gerekirken davacılardan alınarak davalıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; kararda, davacı ...’in yaşı ve fiziki durumu itibarıyla destek ihtiyaçlısı olmadığı değerlendirilerek maddi tazminat yönünden davanın reddedilmesinin yerinde olmadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Birleşen davada(ve katılma yoluyla asıl davada) davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece birleşen davalarda her bir talep için diğerlerinden bağımsız ve ayrı olarak tereddüte mahal vermeyecek şekilde hüküm kurulması gerektiğini, birleşen davada manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesine rağmen birleşen davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden ret vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, desteğin olayın meydana gelmesindeki %85 oranındaki ağır kusuru ile davalı ...’in sosyal ve ekonomik durumu nazara alındığında birleşen davada davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın yerinde olmadığını, asıl davada vefat eden davacı anne ...'ın destek payının hatalı belirlendiğini, hükme esas alınan aktüer hesap raporunda desteğin medeni durumu belli olduğundan payların gerçeğe uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, raporda desteğin vefat tarihi itibariyle geride sadece annesi kaldığından; desteğin kendisine iki, annesine bir pay ayrılacağı kabul edilerek ...'a %33,33 destek payı ayrılması gerekirken somut olaya uygulanması mümkün olmayan ve farazi bir pay dağıtımının benimsendiği bekar ve çocuksuz destekler için öngörülen içtihadın esas alınmasının yerinde olmadığını, asıl davada davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın yerinde olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, asıl davada vefat eden davacı ...'ın veraset ilamının dosyaya kazandırılması gerektiğini, birleşen her bir dava için diğer davadan bağımsız olarak değerlendirme yapılması ve ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini, asıl davada davacı ...’nün mirasçısı ...’e ilişkin vekaletname ya da mirasçı tarafından davayı takip beyanını içeren bir belgenin dosyada bulunmadığını, asıl davaya yönelik taraf teşkili sağlanmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca,11/09/2016 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yoldan karşıya geçmek isteyen yaya ...’a çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücünün tek taraflı beyanına göre, kazada kusurlama yapılamadığının belirtildiği, mahkemece Ankara ATK’dan alınan 02/11/2018 tarihli rapor uyarınca, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %15, davacıların murisinin %85 kusurlu olduğunun belirlendiği, itirazlar üzerine Karayolları Trafik Heyetinden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 10/04/2019 tarihli rapor uyarınca, kazanın meydana gelmesinde murisin %85, davalı ...'in %15 kusurlu olduğunun belirlendiği, itirazlar üzerine İTÜ Trafik Kürsüsü'nden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 29/07/2019 tarihli rapor uyarınca, kazanın meydana gelmesinde murisin %85, davalı ...'in %15 kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 5.ASCM’nin 2017/214 Esas nolu dosyasında Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan rapor uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in alt düzeyde tali kusurlu olduğu, yaya ...'ın asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara CBS tarafından yürütülen soruşturmada alınan bilirkişi raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde müteveffa yaya ...'ın 1. Dereceden asli kusurlu sanık sürücü ...'in taşıt yolunun karşısına geçmeye çalışan müteveffa yayaya çarparak yayanın ölümü ile meydana gelen soruşturma konusu trafik kazasının oluşumunda 2.dereceden yüksek seviyeden tali kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 16/06/2017 tarihli rapor uyarınca, sürücü ...’in yönetimindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde seyri sırasında, yola gereken dikkatini vermemiş, mevcut verilerden anlaşılmakla hızını meskun mahal şartlarına ve gece far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamamış, bu haliyle, yoldan karşıya geçen yayaya önlemsiz biçimde çarptığı olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle alt düzeyde tali kusurlu, yaya ...’ın gece vakti trafiği kontrol etmeden, can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda dikkatsiz biçimde yola girerek karşıya geçmek istemesiyle, ilk geçiş hakkını vermediği sürücü ...’in kullandığı otomobilin çarpılmasına maruz kaldığı olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen 23/01/2018 tarihli üçlü bilirkişi raporunda yaya ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 68/b-3 maddesi, yayalar, ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını gözönüne almak zorundadırlar. Taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek zorundadır kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sanık ...'in ise 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesi sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar, kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun belirtildiği, neticeten sanık ...'in müteveffa ...'ın taksirle ölümüne sebebiyet verdiği sabit olduğundan sanığın eylemine uyan TCK'nın 85/1.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, kaza yapan aracın davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsayan şekilde ZMM sigorta poliçesinin düzenlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 02/01/2019 tarihli rapor uyarınca davacı ...'ın 18.758,66 TL talep edebileceğinin belirlendiği,18.02.2020 tarihli ek rapor uyarınca asgari ücret tarifesindeki değişiklik üzerine davacı ...'ın 21.289,65 TL tazminat talep edebileceği, birleşen davacı ...'ın destek alacaklısı olmadığının belirlendiği, yargılama sırasında davacı ...'ın vefatı üzerine alınan 05/03/2021 tarihli ek rapor uyarınca davacının ölüm tarihi itibari ile yapılan hesaplamada davacı ...'ın talep edebileceği maddi tazminatın 5.733,48 TL olduğu, birleşen davacı ...'ın destek alacaklısı olmadığının belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. 1-Dosya kapsamına toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu, kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve ceza yargılamasında kesinleşen maddi vaka ile uyumlu olmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %15, davacıların murisinin %85 kusurlu olduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, birleşen dava davacısı ...’ın olay tarihinde 22 yaşında olması nazara alınarak destek alacaklısı olmadığının anlaşılmasına, mahkemece asıl ve birleşen davalarda her bir talep için diğerlerinden bağımsız ve ayrı olarak hüküm kurulmuş olmasına, asıl davada yargılama sırasında vefat eden davacı ...'ın veraset ilamının dosyaya kazandırıldığı, asıl ve birleşen davanın davacısı ...’a ilişkin asıl davada usulüne uygun vekaletnamenin dosyaya sunulmuş olmasına, 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesinde de; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kazaya karışan tarafların kusur durumu, kazada asıl davanın davacısı ...’nün oğlunu, birleşen davada davacının babasını kaybetmesi nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarı, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve asıl ve birleşen dava davacılarının uğradıkları manevi zarar göz önüne alındığında asıl ve birleşen davalarda davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının usul ve yasaya uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre istinaf eden taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 2-Bununla birlikte asıl dava davacısı ...’ın destekten yoksun kalma tazminatı istemi ile asıl davayı açtığı, mahkemece alınan 18.02.2020 tarihli ek raporda davacı ...’nün 21.289,65 TL tazminata hak kazandığının belirlendiği, davanın bu miktar üzerinden ıslah edildiği, ancak davacı ...’nün ıslah tarihi sonrası vefat ettiği, mirasçılarının davacı sıfatıyla davaya devam ettiği, davacının vefatı üzerine 05/03/2021 tarihinde yeni rapor alındığı ve miktarın güncellendiği, bu miktar üzerinden maddi tazminat yönünden mahkemece karar verildiği, bu kapsamda yargılama sırasında gelişen bu durumun davacı tarafından bilinemeyeceği nazara alınarak hükmedilecek vekalet ücretlerinde davanın açılmasındaki haklılık durumu ve bu kapsamda HMK 331.madde mahiyeti değerlendirilerek davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken mahkemece asıl davada verilen hükümde bu hususun nazara alınmamış olması yerinde görülmemiştir. 3-Yine, mahkemece birleşen davada maddi ve manevi tazminat açısından hüküm kurulurken ret edilen kısım üzerinden karşı yana hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri açısından sadece birleşen dava davacısı aleyhine karar verilmesi gerekirken davacılardan alınarak davalıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması yerinde görülmediği gibi, birleşen davada davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen birleşen davada karar tarihine göre kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden ret vekalet ücretine hükmedilmemiş olması yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; birleşen davada davacı ... vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, asıl davada dahili davacılar ... vekili ve davalı ... vekilinin, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurularak yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde belirtilen hataların düzeltilmesiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Birleşen davada davacı ... vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, II-Asıl davada dahili davacılar ... vekili ve davalı ... vekilinin, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının AYRI AYRI KABULÜ, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/04/2021 tarihli, 2017/395 Esas - 2021/362 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE, Maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 5.733,48 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak ve 10/03/2017 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 11/09/2016 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte) tahsili ile davacılara verilmesine, Manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 11/09/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/775 esas 2019/573 karar sayılı davasının KISMEN KABULÜ İLE, Maddi tazminata ilişkin davanın sübut bulmadığından reddine, Manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 11/09/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Asıl davada maddi tazminata ilişkin alınması gereken 391,65 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 6,18 TL ile sonradan yatırılan 70,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 315,47 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat KAYDINA, Asıl davada manevi tazminata ilişkin alınması gereken 409,86 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 378,46 TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat KAYDINA, Asıl davada maddi tazminata ilişkin davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara VERİLMESİNE, Asıl davada maddi tazminata ilişkin HMK 331.madde uyarınca haklılık durumu gözetilerek davalılar lehine ret vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Asıl davada manevi tazminata ilişkin davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, Asıl davada manevi tazminata ilişkin davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Birleşen davada maddi tazminata ilişkin alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Birleşen davada manevi tazminata ilişkin alınması gereken 341,55 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, fazladan yatırılan 675,04 TL'nin karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, Birleşen davada maddi tazminata ilişkin davalılar sigorta şirketi ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, Birleşen davada manevi tazminata ilişkin davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Birleşen davada manevi tazminata ilişkin davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde asıl ve birleşen dava için yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 4.744,66 TL ile ATK masrafı 314,50 TL olmak üzere toplam 5.059,16 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 897,90 TL ile davacı tarafça yatırılan 508,43 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-Asıl davada istinaf eden davacı ... mirasçıları tarafından ve birleşen davada istinaf eden davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, III-Birleşen davada istinaf eden davacı ... tarafından yatırılması gereken 341,55 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 282,25 TL harcın bu davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, IV-İstinaf eden asıl dava davacısı ... mirasçıları tarafından yapılan 682,50 TL istinaf yargılama giderinin asıl dava davalılarından alınarak asıl dava davacılarına verilmesine, V-İstinaf eden birleşen dava davalısı ... tarafından yapılan 145,10 TL istinaf yargılama giderinin birleşen dava davacısı ...’dan alınarak bu davalıya verilmesine, VI-İstinaf eden birleşen dava davacısı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin bu davacı üzerinde bırakılmasına, VII-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, VIII-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.