T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1291 KARAR NO : 2025/2265 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 19/12/2023 NUMARASI : 2022/641 Esas - 2023/908 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1291 KARAR NO : 2025/2265 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 19/12/2023 NUMARASI : 2022/641 Esas - 2023/908 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.03.2014 günü Alemdağ Caddesi ile Doğanevler Caddesinin kesişme noktasından karşıya geçmek istediği sırada davalının kullandığı ... plakalı halk otobüsünün sağ ön kısmının davacıya çarparak sağ ön tekerleğinin davacının iki ayağının üstünden geçtiğini, ayaklarının çamurlukla tekerlek arasına sıkıştığını ve otobüsün davacıyı üç dört metre sürükledikten sonra durduğunu, çevreden yetişenlerin davacıyı otobüsün altından çıkartarak gelen ambulansla Ümraniye Devlet Hastanesine kaldırıldığını, buradan Özel Üsküdar Anadolu Hastanesine kaldırıldığını ve ayağındaki kırık kemikler, plak kilidi ve kilitsiz vidalarla tesbit edilmek suretiyle burada ameliyat edildiğini, İstanbul Anadolu 70. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/573 Esas 2015/588 Karar sayılı kararı ile sürücünün asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, halk otobüsünün şöförü, davalı sigorta ve otobüsün sahibi olan tüzel kişilere zararlarının tahsili için İstanbul Anadolu 11.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/265 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, Mahkemenin 2018/239 Karar sayılı kararı ile 10.000,00 TL manevi 10.000.TL maddi tazminata hükmettiğini, bilirkişi raporuna göre bakiye alacaklarının tahsili için 04/09/2020 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yaptıklarını, bu güne kadar ödeme yapılmadığını belirterek, bakiye tazminat alacaklarının kaza tarihinden itibaren faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ... Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından 120728814-2 nolu 22.01.2014-2015 no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketçe, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yer alan 10.000 TL maddi tazminat ve ferilerinin ödendiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Süleyman ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı halk otobüsünde seyir halindeyken davacının aniden karşısına çıkmasıyla 13.03.2014 tarihindeki trafik kazasının gerçekleştiğini, kaza sonrasındaki süreçte müvekkilinin üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirmiş olup davacının hastane ve tedavi sürecini yakından takip etmiş olduğunu, gerekli masrafların müvekkili tarafından ödendiğini, İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/265 Esas sayılı dava dosyasında karar verilen maddi, manevi tazminatın Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ödendiğini, müvekkilinin bu kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; " 7155 Sayılı Kanunun 20'nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23'üncü maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın yeni bir dava kapsamında olmayıp, İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nün 2014/265 Esas, 2018/239 Karar sayılı dosyasının ek davası niteliğinde olduğunu, tarafların dava konusu hususlarda anlaşamadığının sabit olduğunu, HMK gereği yapılan ön inceleme duruşmasında da tarafların sulh ve arabuluculuğa teşvik edildiğini, ön incelemedeki sulh ve arabuluculuk faaliyetinden sonuç alamadıklarının ispatlandığını, dava konusu talep olunan alacak niteliği itibarı ile bölünebilir ve kısmi davaya konu edilebilir bir alacak olduğunu, iş bu davanın ek bir dava kapsamında olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava; yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 13/03/2014 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ve davalı Süleyman ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün yaya davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığı, davacının işbu dosyanın davalısı Süleyman ... aleyhine İstanbul Anadolu 11.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/265 Esas sayılı dosyasında 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat talepli kısmi dava açtığı, bu dosyada alınan Adli Tip Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin 29/05/2017 tarihli raporunda "davacının çalışma gücünde % 16 oranında eksilme meydana geldiği; olay sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin" mütalaa edildiği, alınan Aktüerya raporunda ise; davacının geçici iş göremezlik zararının 4.703,44 TL, % 16 çalışma gücü kaybı zararının 53.713,28 TL olduğunun tespit edildiği, Mahkemenin 07/12/2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 10.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilemesine karar verdiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2021 gün ve 2019/2043 Esas, 2021/1818 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi ile kararın kesinleştiği, davacının Mahkeme ilamını Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icraya koyduğu, 22/09/2020'de borcun borçlu sürücü Süleyman ... tarafından ödendiği ve dosyanın kapatıldığı, davacının işbu davada ise İstanbul Anadolu 11.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/265 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda tespit edilen zararın bakiye kısmını talep ettiği anlaşılmıştır.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20/01/2022 tarih, 2021/23273 E. ve 2022/901 K. sayılı kararı ile "Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." kararı verilmiştir.KTK'nın 97.maddesine göre; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Davacı KTK'nın 97.maddesi gereğince dava açmadan önce 04/09/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurarak bakiye zararın ödenmesini talep etmiş olup, ayrıca arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmayacağından, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025