8. Ceza Dairesi 2024/15157 E. , 2025/2809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/185 E., 2023/1114 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini ge
**8. Ceza Dairesi 2024/15157 E. , 2025/2809 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/185 E., 2023/1114 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2020/334 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2, 58 ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 22.09.2023 tarihli ve 2023/185 Esas, 2023/1114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; Araçtan atılan esrarın sanığa ait olmadığına, sanığın kollukça darp edilmiş olması nedeniyle maddenin kendisine ait olduğunu beyan ettiğine, temyiz dışı sanık ...'un kolluğun dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışmasının şüphe oluşturduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde istihbari bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde temyiz dışı Uğur ile birlikte içerisinde bulundukları araçtan uyuşturucu atılması ve sanığın üstünde, ikametinde ve ikamet eklentisinde yapılan aramada ele geçen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; 1-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanığın kollukta alınan savunması dışında mahkemece alınan beyanında da araçtan atılan ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucuların kendisine ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın içerisinde bulunduğu araçtan dışarıya atılan uyuşturucu ile sanığın üzerinden ve ikamet eklentisinden ele geçirilen uyuşturucuların paket sayısı ve çeşitliliği uyarınca sanığın uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğuna dair kabulün isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2-) Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” yerine “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına” denilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 22.09.2023 tarihli ve 2023/185 Esas, 2023/1114 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, hüküm fıkrasının sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında "...taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği" ibarelerinden sonraki kısımların hükümden çıkarılması ve yerine "... ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenilmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılık DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.