10. Hukuk Dairesi 2023/4592 E. , 2023/6917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/321 E., 2022/473 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekil
**10. Hukuk Dairesi 2023/4592 E. , 2023/6917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/321 E., 2022/473 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; 30.04.2011 tarihli iş kazasına maruz kalan sigortalıya bağlanan bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi giderlerinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli ve 2013/221-2014/389 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 20.03.2018 tarihli ve 2017/6192- 2018/2314 K. sayılı ilamında; 5510 sayılı Kanun'un 23 ncü madde şartlarının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, " ...Kaza tarihinde kazazede işçinin sigortasız çalıştırılması nedeniyle olayda 5510 sayılı Kanun 23 üncü madde uygulanması gerektiğinden kazazede işçinin kusurundan %50 oranında indirim yapılarak bu indirilen kusurun davalı işveren yanın müşterek-müteselsil kusur oranına eklenmesi sureti ile hesaplama yapılarak asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile 197.153,52 TL peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay tarihinden; 7.977,76 TL Geçici İş Göremezlik ödemesinin her bir ödeme tarihinden; 34.082,98 TL tedavi giderinin herbir sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile asıl dava ve birleşen dava davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle "1)- Asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile, 1.1) 197.153,52 TL peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay tarihinden ;1.2) 7.977,76 TL Geçici İş Göremezlik ödemesinin her bir ödeme tarihinden ;1.3) 34.082,98 TL tedavi giderinin herbir sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile asıl dava ve birleşen dava davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri DavacıKurum vekili temyiz dilekçesinde; sigortalının kusuru bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 21 ve 23 ncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dairemiz geri çevirme kararı sonrası davalılardan Gök-Han Emlak Araç...Ltd.Şti nin 07.05.2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği anlaşılmıştır. 2.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. 3.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. 4.Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). 5.Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288). 6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile ilgili şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. 7.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davalılardan Gök-Han Emlak Araç...Ltd.Şti hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.