12. Ceza Dairesi 2020/9913 E. , 2023/5246 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/139 E, 2015/684 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar ta…
**12. Ceza Dairesi 2020/9913 E. , 2023/5246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/139 E, 2015/684 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/684 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz itirazları; 1.Suça konu alanın sit alanı içerisinde kalmadığına, 2.Sit alanında kaldığına dair herhangi bir tebligat yapılmadığına, 3.Uzman bilirkişiden rapor alınmadığına, 4.Dinlenen tanıklar ile aralarında husumet olduğuna, 5.Hakkında ceza tayin edilirken teşdit uygulanmasının orantısız olduğu ve hukuka aykırı olduğuna ilişkin. III. OLAY VE OLGULAR A.Yerel mahkemenin kabulü; "İddia, sanık savunması, katılan kurum vekilleri yakınması, keşif tutanağı bilirkişi raporları, nüfus kaydı, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamından; ... İlçesi ... yaylası ... Mevkii, 428 ada 1 nolu yetkili kurumlardan izin almaksızın inşaat yaptığından bahisle sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında söz konusu yere yapı yaptırdığını suç olduğunu bilmediğini savunmuştur. Katılan kurum vekili sanıktan şikayetçi olduğunu ve cezalandırılmasını talep etmiştir.Fen bilirkişisinin 15.05.2015 tarihli raporunda; Dava konusu ... Mahallesi ... Yaylası ... mevkii 428 ada, 1 nolu orman parseli içerisine kaldığı, dava konusu yapılar l. derece doğal sit alanı olduğu, dava konusu yapı ve parselin bulunduğu ... Yaylası Mevkii Kaçkar Dağları Milli Park sahası dışında kaldığı şeklinde rapor tanzim etmiştir. İnşaat bilirkişisinin 21.05.2015 tarihili raporunda; Dava konusu taşınmaz Kaçkar Dağları Milli park sınırları dışında, I. Derece doğal sit alanı ve 428 ada, 1 nolu orman parseli içerisinde kaldığı, dava konusu yer için Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Kurulundan izin alınması gerektiği şeklinde rapor tanzim edilmiştir. 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinde ''Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. '' hükmüne amirdir. Yapılan yargılamalar esnasında kurul kararları, sit haritası, tapu kayıtları getirtilmiş, mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılmış ve dava konusu taşınmazın Trabzon kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulu'nun 31/10/1991 tarihili kararı ile sit alanı ilan edilmiş, 31.10.1991 tarih ve 1185 sayılı kararı ile tescilli doğal sit alanı içerisinde kaldığı ve sanığın tavsif edilen eyleminin 2863 sayılı Yasanın 9 uncu maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunduğu hususu keşfen tesbit edilmiştir. Dosya tümü ile incelendiğinde sanığın Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine sebebiyet verdiği, ayrıca koruma bölge kurullundan izin almadan inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle sanığın üzerine atılı suç sübuta ermiştir. Sanığın mahkememizce duruşmada yapılan gözlemle tespit edilen durumu, sanığın mahkememizdeki saygılı tutum ve davranışları ile toplumda da böyle bir kişi olarak kabul edilmesi gerektiği, adli sicil kaydı, mahkememizce sanığın kimlik bilgileri alınırken tespit edilen ve yine kollukça tespiti yaptırılan sosyal ekonomik durumu, fiil ile cezada orantılılık ilkesi, işlenen fiilin haksızlık içeriği, cezadan beklenen amaç, suç nedeniyle bozulan kamu düzeninin bozulmuşluk durumu diğer bir ifade ile toplumdaki infial, suçun işlendiği yerin korunmaya değer doğal güzelliği olan yer olması ve suçun işlendiği zamanın bu gibi doğal güzelliklerin tahrip edilmeye ve yok edilmeye sistemli şekilde başlandığı zaman olması ve failin saiki, suç konusunun önemi, sanığın bilirkişi raporlarına göre meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken (2 yıl ilâ 5 yıl hapis ve 5 ila 5.000 tam gün adli para arası) alt sınırdan uzaklaşılarak 3 yıl hapis ve 120 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmiştir. Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, sanığın geleceği üzerindeki etkisi ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak lehine takdiri indirim uygulanmıştır." B. Sanık savunmasında; "Bizim yayla olarak kullandığımız yerdir. Kendimize mekanımız olsun diye yaptırdık. Bilirkişi raporlarında aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Ben buraların sit olduğunu bilmiyorum. Söz konusu yer belediye sınırları içerisindedir. Diyecelerim bundan ibarettir. Dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE Sanığın doğal sit alanı içerisindeki parsel üzerinde izinsiz üç adet tek katlı ahşap baraka inşaa ettiği tespit edilmesi üzerine hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 06.02.2015 tarihinde kamu davası açıldığı, suç tarihinin 16.12.2014 olduğu, mahkemece 04.05.2015 tarihinde keşif yapıldığı, keşif akabinde alınan 21.05.2015 tarihli inşaat bilirkişi raporunda suça konu üç adet kulübenin bulunduğunun bildirildiği, sanık hakkında aynı yere ilişkin Pazar (Rize) Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/256 esas sayılı dosyası üzerinde yapılan bilirkişi raporları incelendiğinde; 18.09.2014 tarihli raporda da aynı özellikteki kulübelerden bahsedildiği, iş bu dosyanın suç tarihinin 24.11.2014 olduğu, sanık hakkında Pazar (Rize) Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/256 esas, 2015/225 karar sayılı dosyasında mahkumiyet kararı bulunduğu, her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, mahkemece karara çıkan bu dosyanın dosya arasına getirtilip incelenip aynı eylemlere ilişkin olup olmadığı, yargılamanın mükerrer yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/684 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.