10. Hukuk Dairesi 2022/8300 E. , 2022/10775 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2019/13-2022/80 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyularak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra tetkik hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü …
**10. Hukuk Dairesi 2022/8300 E. , 2022/10775 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2019/13-2022/80 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyularak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra tetkik hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. Dava, davacının 21.05.1999- 26.09.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, kapatılan Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; davalıya ait işyerinin 08.11.2005 tarihinde kapsama alındığı, vergi kaydının 1.11.2005 de başladığı, işyerinin kanun kapsamına alınmasından sonra verilen bordrolardan bordro tanığı olduğu anlaşılan bir kısım tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları, dolayısıyla birkısım tanıkların kendi çalıştıkları dönemde davacının çalıştığını beyan etmeleri dikkate alındığında öncelikle davalıya ait işyerinin fiilen hangi tarihten itibaren faal olduğu araştırılmalı, dinlenmeyen bordro tanıkları ile komşu işyeri tanıkları tespit edilip dinlenmeli davacının çalışma süresi hiçbir tereddüte mahal bırakmadan tespit edilip sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.