Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7290 E. , 2024/6132 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7290 Karar No : 2024/6132 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibaretti…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7290 E. , 2024/6132 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7290 Karar No : 2024/6132 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde davacının, "iftira” suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle oluşan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının disiplin soruşturmasına konu fiilleri nedeniyle yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla; Nevşehir ili Kozaklı İlçe Emniyet Amir Vekili H.A. hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunması fiiliyle ilgili olarak iftira suçunu işlediğinden mahkumiyetine, Emniyet Genel Müdürlüğüne hitaben yazdığı 22/07/2014 tarihli dilekçesinde yer alan H.A'nın kendisi hakkındaki “... müdürüm seninle çalışmış, bana senin yaramaz/güvenilir birisi olmadığını söyledi, bakacağız” şeklindeki ifadelerinden dolayı hakkında TCK-43/1 madde hükmünün tatbikine yer olmadığına hükmedildiği, Nevşehir İl Polis Disiplin Kurulu’nun 20/04/2015 tarihli kararıyla; üstlerini ya da amirlerini haksız yere şikayet etmek suçundan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-9 maddesi uyarınca 4 ay kısa küreli durdurma cezasıyla tecziyesi gerekmekle birlikte tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 12 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziye edildiği, anılan cezanın iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesi üzerine yeniden yapılan değerlendirmede bu defa davacının 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziyesine dair Nevşehir İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ... günlü, ... sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; "davacı tarafından yapılan suç duyurusunun amir ve üstlerini haksız yere şikayet etme kapsamında olduğu, Kozaklı Asliye Ceza Mahkemesince davacının mahkumiyetine karar verildiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, davacının 22/07/2014 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğüne yazdığı tayin talep dilekçesinde ve Nevşehir Emniyet Müdürlüğüne yazmış olduğu dilekçede, amirleri hakkında belirttiği ifadeleriyle iftira suçunu işlediğinden Tüzüğün 8/6. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine karar verilerek dosyanın gönderildiği Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı davaya konu kararında, 4 ay kısa süreli durdurma cezasına konu “amir ve üstleri hakkında asılsız ve gerçek dışı iddialarla Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunarak şikayet etme'' fiili gerekçe gösterilerek ve yine Asliye Ceza Mahkemesi kararına yer verilerek iftira suçunu işlediğinden bahisle davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı, oysa meslekten çıkarma cezası için soruşturmaya konu fiilin 22/07/2014 tarihli dilekçede yazılan ifadeler olduğu, halihazırda dava konusu işlemle davacının amiri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunması fiili ile ilgili olarak iki kez cezalandırılması sonucunu doğuracağı gibi, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının tüm aşamaları bir arada değerlendirildiğinde, davacının hangi fiil nedeniyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı hususunun açık ve kesin olarak ortaya konulamadığı anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, işbu kararın davacının disiplin cezasıyla cezalandırılamayacağı anlamına gelmediği, davacının soruşturmaya dahil edilmekle birlikte disiplin cezasına konu olmamış fiili ile ilgili olarak soruşturma yürütülerek sübuta ermesi halinde 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılabileceğinin açık olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden (08/07/2016) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının, H.A'nın kendisi hakkındaki “... müdürüm seninle çalışmış, bana senin yaramaz/güvenilir birisi olmadığını söyledi, bakacağız” şeklindeki ifadesinin iftira kapsamında olduğundan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası yönünden dosyanın Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiği anlaşılmakla, mahkemenin, davacının hangi fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığının açık ve kesin olarak ortaya konulamadığı gerekçesi yerinde görülmeyip, işin esasına geçilerek; soruşturma raporunda yer alan bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının tetkikinden davacıya atfedilen iftira fiili sabit ise de, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesi dayanak alınarak düzenlenen Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6.maddesinde: "(..) iftira (..) veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek.." fiilinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği kuralına yer verildiği ancak; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede böyle bir kurala yer verilmeyerek davacının lehine bir durum oluştuğu görüldüğünden, davacıya atfedilen iftira suçunu işlediğinden bahisle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, her ne kadar anılan Kararnamenin 34. maddesinde "Bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun disipline ilişkin hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiş, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinde de; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren fiiller arasında sayılmışsa da, iftira fiilinin (kararda sehven "sahtecilik fiili" olarak yazılmıştır.) Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünde, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayıldığı, ancak dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede böyle bir kurala yer verilmeyerek davacının lehine bir durum oluştuğu; ayrıca, 657 sayılı Yasanın 125/E-g maddesinin tatbiki halinde davacının, dava konusu meslekten çıkarma cezasından daha ağır bir ceza olan Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziyesi sonucunu doğuracağı, bu durumun gerek ceza hukukunun (ve disiplin hukukunun) genel ilkelerinden olan ve bireylerin hukuki güvenliğini sağlayan, cezayı ağırlaştırmaya engel bir fonksiyon icra eden "aleyhe hüküm verme yasağı" ilkesine, gerekse yine ceza hukuku kökenli bir ilke olan " lehe olan hükmün uygulanması ilkesine" (işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimse cezalandırılamaz ilkesine) aykırı olacağı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, disiplin cezasına konu fiil nedeniyle açılmış bir ceza davasının da bulunması halinde disiplin cezasının bu yargılamanın sonucuna bağlı olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı, Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmamasında herhangi bir hukuka aykırılığın olmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının, Nevşehir ili, Kozaklı İlçe Emniyet Amirliği emrinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde Emniyet Genel Müdürlüğüne 22/07/2014 tarihinde yazdığı tayin talep dilekçesi ve ikaz edilmesine yönelik yazının iptali talebiyle Nevşehir Emniyet Müdürlüğüne yazmış olduğu dilekçesinde, İlçe Emniyet Amir Vekili komiser H.A.’nın “... müdürüm seninle çalışmış, bana senin yaramaz/güvenilir birisi olmadığını söyledi, bakacağız” şeklinde tehditkar konuşmalar yaptığını iddia ederek amirlerine iftira attığı iddiası ve davacının görev esnasında cep telefonuyla görüşürken İlçe Emniyet Amir Vekili H.A.’nın kendisini ikaz etmesi esnasında telefon konuşmasını dinlediğini belirterek H.A hakkında “Özel hayatın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla yaptığı başvurunun, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesiyle sonuçlanması üzerine H.A'nın, iftira suçlamasıyla davacıdan şikayetçi olması ve davacının iftira suçundan dolayı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla, mahkumiyetine hükmedilen davacının dava konusu işlemle meslekten çıkarılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle oluşan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir. 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır." ... "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir. Anayasa'nın milletvekili seçilme yeterliğini düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında, "zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas" gibi suçlar, yüz kızartıcı suçlar olarak sayılmış; eylemin yüz kızartıcı olup olmadığına ilişkin belirleme yapılmıştır. 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "iftira" fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır. Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır. Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "iftira" fiilinin, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığı, yine anılan fiilin Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında da olmadığı dikkate alındığında, Konya Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararında; "soruşturma raporunda yer alan bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının tetkikinden davacıya atfedilen iftira fiilinin sabit olduğundan" bahisle işin esasına girilip karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiş olmakla birlikte, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali ile mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen mahkeme kararına ilişkin istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "...suç tasnii, iftira..." fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralına yer verilmiştir. 682 sayılı KHK'nin sayılı Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. 09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2.,38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir. Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemelerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır. Eylem tarihinden önce yürürlükte bulunan,3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu'nun 16/f) (Ek: 12/6/2003-4892/5 md.) maddesinde "Ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ve affa uğramış olsa bile, ... inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı nitelikteki suçlarda... hüküm giyenler." hükmüne yer verilerek iftira, yüz kızartıcı sayıldığından, davacıya atfedilen bu eylemin sübut bulması halinde, disiplin cezasının 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi gerektiği, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan ve hakkında disiplin soruşturması yürütülen davacı yönünden lehe sonuç doğuracağı anlaşılan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezası verilmesi yönünden işlemin incelenerek, hukuka uygun bulunup bulunmadığına karar verilmesi gerektiğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile "iftira fiili"nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceği gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan karara katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden; Nevşehir ili, Kozaklı İlçe Emniyet Amir Vekili komiser H.A.'nın, davacı hakkında kendisine iftirada bulunduğundan bahisle şikayeti üzerine yapılan ceza yargılaması sonucunda, davacının mahkumiyetine ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, anılan bozma kararına uyularak verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı beraat kararının 03/01/2024 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından, davacıya isnat olunan eylemin sübuta ermediği sonucuna varılmış olup, davalı idarenin temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.