10. Hukuk Dairesi 2012/14028 E. , 2012/15445 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :3-169 Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylıkların 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenle…
**10. Hukuk Dairesi 2012/14028 E. , 2012/15445 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :3-169 Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylıkların 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Sigortalı, 14.08.1997 tarihinde, davalı yönetimindeki aracın TEM otoyolunda bankete çarpıp takla atması sonucunda vefat etmiş, Gerede Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1997/194 Esas 1999/181 Karar sayılı ceza davasında, olayda davalı 8/8 oranında kusurlu bulunmuş, işbu rücu davasının yürütülen yargılaması sırasında alınan ve davalıyı %100 kusurlu bulan Adli Tıp Raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesinde; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malül veya vazife malulü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurum zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. Anılan madde uyarınca, davacı Kurumun rücu hakkı, kanundan doğan kendine özgü ve bağımsız rücu hakkı niteliğindedir. Bu madde kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları, üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile kanunda belirtilen sosyal sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ile sigortalı veya hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır. Bu Kanun hükümleri kapsamında “sigortalı” ve “hak sahibi” konumunda bulunanlara malûllük, yaşlılık ve ölüm durumlarında, belirli koşullar altında sağlanan sosyal sigorta yardımlarına ilişkin hükümler içeren 1479 sayılı Kanun, sosyal güvenlik mevzuatının önemli bir parçasıdır. Sosyal güvenlik hukuku; diğer hukuk dallarından bağımsız, öngörülen amaca uygun, kendine özgü düzenlemeler içermekte ise de, genel hukuk kurallarından tümüyle ayrı düşünülemez. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi ve taraflar arasındaki çekişmenin dayanağı olan maddeye yönelik olarak uygulama koşullarının, kapsam ve sınırlarının ortaya konulabilmesi için tazminat hukukunun genel prensiplerinin de irdelenmesi gereklidir.