Başvurucu, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi sınırları içinde bulunan taşınmazının 26/3/1999 tarihli ve 1/5000 ölçekli Kayışdağı Nazım İmar Planında çocuk bahçesi olarak belirlenmesinin ardından 3/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. maddesinde öngörülen beş yıllık süreye uyulmaksızın uygun imar programlarının yaklaşık on üç yıldır hazırlanmadığını ve kamu hizmetine tahsis edilmiş alanların kamulaştırılmadan bekletildiğini, buna dayanarak açtığı davanın da reddedildiğini belirterek Anayasa
Başvurucu, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi sınırları içinde bulunan taşınmazının 26/3/1999 tarihli ve 1/5000 ölçekli Kayışdağı Nazım İmar Planında çocuk bahçesi olarak belirlenmesinin ardından 3/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun maddesinde öngörülen beş yıllık süreye uyulmaksızın uygun imar programlarının yaklaşık on üç yıldır hazırlanmadığını ve kamu hizmetine tahsis edilmiş alanların kamulaştırılmadan bekletildiğini, buna dayanarak açtığı davanın da reddedildiğini belirterek Anayasa’nın maddesinde yer alan ölçülülük ilkesinin ve maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve ihlalin tespitiyle uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Başvuru, 6/5/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 29/11/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 9/1/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 14/3/2014 tarihli görüş yazısı 26/3/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, başvurucu vekili tarafından 8/4/2014 tarihinde Adalet Bakanlığı görüşüne karşı beyan dilekçesi ibraz edilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu şirketin, maliki olduğu arsa üzerindeki imar durumunu öğrenmek üzere Kadıköy Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğü Durum Bürosuna yaptığı başvuruya 22/9/2008 tarihli yazı ile verilen cevapta, söz konusu taşınmazın 26/3/1999 tarihli ve 1/5000 ölçekli Kayışdağı Nazım İmar Planında çocuk bahçesi alanında kaldığından imar durumu düzenlenemediği bildirilmiştir. Başvurucunun anılan cevap üzerine söz konusu imar planının kendi parseli yönünden iptali istemiyle açtığı dava, İstanbul İdare Mahkemesinin 11/6/2009 tarih ve E.2008/1972, K.2009/982 sayılı kararıyla süre aşımı yönünden reddedilmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir: “Dava konusu olayda, yukarıda yer alan yasal düzenlemeler uyarınca genel düzenleyici işlem niteliğinde bulunan dava konusu 1/5000 ölçekli imar planına karşı açılan bu davanın, anılan planların son ilan tarihini izleyen günden itibaren yukarıda belirtilen süreler içinde açılması gerekirken bu süreler geçirildikten sonra davacı tarafından ilçe belediyesine, parsellerinin imar durumunun sorulması üzerine verilen ve 1/5000 ölçekli plandaki fonksiyonu belirtilen cevabi yazı ilgi tutularak 1/5000 ölçekli planın iptali istemiyle açıldığı anlaşıldığından 1/5000 ölçekli planla ilgili tasarruf yetkisi bulunmayan ilçe belediyesi işleminin nazım imar planının uygulaması niteliğinde bir işlem olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bu durumda, 28/4/1999-28/5/1999 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli imar planına süresi içinde itiraz edilmemesi ve bu planın uygulanması niteliğinde büyükşehir belediyesince tesis edilmiş bir işlemin de bulunmaması karşısında 20/11/2008 tarihinde Mahkememiz kayıtlarına giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, imar planının uygulanması anlamında taşınmazın parselasyon, ifraz, birleştirme, kamulaştırma gibi idari davaya konu teşkil edilecek nitelikte kesin ve yürütülmesi zorunlu imar planı uygulama işlemine tabi tutulması üzerine ilgililerin ancak böyle bir uygulama üzerine imar planına veya uygulama işlemine karşı ya da her ikisine karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin fıkrası uyarınca dava açma haklarının bulunduğu ve ilgililerin her zaman imar planının değiştirilmesi amacıyla belediyeye başvuru hakkının olduğu ve bu talebin cevap verilerek veya cevapsız bırakılarak reddi üzerine imar planında değişiklik yapılması yolundaki talebin reddedilmesine ilişkin işlem ile birlikte imar planına karşı yasal dava açma süresi olan 60 günlük süre içerisinde dava açma hakkının da bulunduğu kuşkusuzdur.” Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay Dairesinin 7/3/2012 tarih ve E.2009/14414, K. 2012/882 sayılı kararıyla onanmış, karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 22/11/2012 tarih ve E.2012/4540, K.2012/6594 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 5/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin son fıkrası şöyledir:“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 3194 sayılı Kanun’un “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.” 3194 sayılı Kanun’un “İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(Birinci fıkra iptal: Ana.Mah.nin 29/12/1999 tarihli ve E.:1999/33, K.:1999/51 sayılı Kararı ile)İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerin kamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyen bir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen sürenin emlak vergisini mal sahibi öder.(Üçüncü fıkra iptal: Ana.Mah.nin 29/12/1999 tarihli ve E.:1999/33, K.:1999/51 sayılı Kararı ile)Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki arsa ve arazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz olarak terk edilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisi alınmaz.”