(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/55 E. , 2007/673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 08.01.1996 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 09.05.1997 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağ
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/55 E. , 2007/673 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 08.01.1996 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 09.05.1997 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacılar, dava konusu murislerine ait 270 ada 24 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yazılmayan isim, soyisim ve baba adlarının ilavesi suretiyle düzeltilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile tapu maliklerinden ...’in isminin ... ... ve ...’nin baba adının ... ... olarak düzeltilmesine, davacıların soyadı ilavesi istemini yönünden soyadlarının ... olduğu tespit edilmişse de yasal olarak ilavesi mümkün olmadığı gerekçesi ile bu talebin reddine karar verilmiş, muris ...’nin baba adı ilavesi talebi ile ilgili de bir hüküm kurulmamıştır. Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. 1-Yargılama sırasında Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt malikleri ... oğlu ..., ... karısı ..., ... oğlu ... ile aynı ismi taşıyan başka kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. 2-Dava konusu taşınmazın tapu kaydı tüm dayanakları (kadastro tutanağı) ile birlikte getirtilerek incelenmemiştir. Bu nedenlerle açıklanan ilke doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılarak tapu malikleri ile isim, soyadı ve baba adlarının ilavesi istenen davacıların murislerinin aynı kişiler olup olmadıkları şüpheye yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra bir karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; kayıt maliklerinden ...’nin tapu sicilinde yazılı olmayan baba adının da sicile yazılması istenmiştir. Bu konuda da olumlu yada olumsuz hüküm kurulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 30.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.