1. Hukuk Dairesi 2009/3304 E. , 2009/4262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ÇARŞAMBA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2007 Taraflar arasındaki davadan dolayı Çarşamba 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 9.7.2007 gün ve 152-217 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 2.6.2008 gün ve 5404-6854 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava,çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddia
**1. Hukuk Dairesi 2009/3304 E. , 2009/4262 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇARŞAMBA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2007 Taraflar arasındaki davadan dolayı Çarşamba 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 9.7.2007 gün ve 152-217 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 2.6.2008 gün ve 5404-6854 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava,çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve sicilin kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme konusu taşınmazın kadastro tespitinin 4.8.1963 tarihinde yapıldığı, 15.8.1967 de kesinleştiği ve davanın 8.12.2005 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar nizalı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kalan bölümü devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak (Anayasanın 43, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/C maddesi gereğince ) yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de; 25.2.2009 tarihinde kabul edilip 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. Fıkrasına eklenen " bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır" ve 3. maddesi ile eklenen geçici 8. maddesinin " bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki hükmü gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 15.8.1967 ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir. Bilindiği üzere, hak düşürücü süre olumsuz dava şartlarından olup kamu düzeni ile ilgilidir.Mahkemece davanın her aşamasında res'en gözetilmesi gerekli bir kuraldır. Hal böyle olunca, mahkemece kurulan hüküm onama tarihi itibariyle doğru olmakla beraber sonradan yürürlüğe giren ve kesin hüküm halini almamış eldeki davalara da uygulanacağı öngörülen yukarıda değinilen 5841 Sayılı Yasa düzenlemeleri karşısında davalıların karar düzeltme isteğinin HUMK.’nun 440. maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 2.6.2008 tarih, 5404-6854 sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 9.7.2007 tarih, 152-217 sayılı kararının anılan yasa hükümleri doğrultusunda bir karar verilmesi için HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 8.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.