T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/291 KARAR NO:2026/172 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/09/2022 NUMARASI:2020/223 Esas - 2022/594 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ 29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/291 KARAR NO:2026/172 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/09/2022 NUMARASI:2020/223 Esas - 2022/594 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ 29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; 23.07.2019 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası neticesinde davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile karşıdan karşıya geçmek isterken kusurlu olarak müvekkili davacı ... ...’a çarpması ile davacının yaralanarak malul kaldığını, 28.11.2019 tarihinde Türkiye Motorlu Taşıtlar Birliğine başvuru yapıldığını ancak 03.12.2019 tarihli cevapları ile işbu başvurularının reddedildiğini, somut uyuşmazlıkta meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu maddi zarar sebebiyle maddi tazminattan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin uğradığı maddi zarar için 100,00 TL’nin her iki davalıdan kaza tarihi olan 23.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, manevi zararlar için 40.000,00-TL manevi tazminatın yalnızca davalı ...'dan kaza tarihi olan 23.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan yabancı plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacı ... ..., yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isterken yaya geçme kurallarına ve işaretlerine riayet etmediğinden, trafik kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesine tamamen kendisi sebebiyet vermiş ve %100 kusurlu bulunmuş olduğunu, davacının işbu kaza sonucunda herhangi bir maluliyetinin oluşup oluşmadığının ve maluliyet oranının ve ayrıca maluliyetin 23.07.2019 tarihli kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ATK 3. ihtisas kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının sürekli sakatlık raporu alana kadar ortaya çıkan bakıcı giderleri ile geçici iş göremezlik talepleri ve tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını, yabancı plakalı aracın kazada kusuru bulunsa dahi her halükarda gerek yeşil kart poliçesini düzenlemiş bulunan yabancı sigorta şirketinin gerekse bu şirket adına müvekkili ...’nun manevi tazminatlarla ilgili ve limit üstü taleplere ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi ve manevi tazminat istemli davasının ayrı ayrı reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu maddi vakıanın nerede meydana geldiği ile ilgili davanın aydınlatılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama esnasında tanzim edilen kusur raporunda, tek taraflı beyanlarla düzenlenen kaza tespit tutanağı esas alınarak hatalı bir kusur değerlendirilmesi yapıldığını, kazaya ilişkin ceza soruşturması yapılmadığından kazanın oluş şekline ilişkin detaylı bir araştırma yapılmadığını, kusura esas alınan kaza tespit tutanağı tahrip edilmiş bilgilerle tek taraflı beyanlar esas alınarak davalı sürücü beyanı ile kaza yerinde değil masa başında düzenlendiğini, tutanağın tanık beyanları ve olay mahallinin şartları ile çelişkili olduğunu,kazaya ilişkin saptırılmış anlatımlarla düzenlenmiş kaza tespit tutanağı ile hakkaniyetli bir yargılama yapılamayacağından kazaya ilişkin keşif yapılması bu dosyada zaruri olduğunu, dava dilekçesinde delillerin arasında, beyanlarda ve rapora itirazlarda ısrarla keşif incelemesi talep etmiş olunmasına karşın keşif yapılmadan yargılamaya son verildiğini, davalı sürücü yaya olan müvekkiline çarptığını, müvekkil kazanın ardından %18 malul kaldığını, davacının yaşı, olay yeri şartları, yaya öncelik kuralları dikkate alındığında araç sürücüsüne kusur verilmemesi yaya olan müvekkile tam kusur verilmesi zorlama, objektiflikten uzak, hukuki dayanaktan yoksun bir değerlendirme olduğunu, dosya mündericatında mevcut olan mütalaa rapor ile açık çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 23/07/2019 günü saat 17:50 sıralarında, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, İstanbul ili Fatih ilçesi ... Caddesini takiben ... istikametine doğru seyir halinde iken sağ tarafından, otobüs durakları önünden, yolu karşıya geçmek isteyen davacı yayaya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağında davacının 2918 sayılı KTK'nın 68/1-b/2 maddesi uyarınca kusurlu olduğu tespit edilmiş, ... plakalı araç sürücüsüne kusur verilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince Atk Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 03/08/2021 tarihli kusur raporuna göre, "23/07/2019 günü saat 17:50 sıralarında Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı... tescilli otomobili ile ... yönünden ... istikametine ... takiben seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada, gidiş istikametine göre yolun sağından kaplamaya giren yaya ...'a aracının sağ ayna kısmı ile sadmesi sonucu" kazanın meydana geldiği kabul edilerek yaya olan davacı ...'in geçişe başlamadan önce yolu yeterli ve gerekli şekilde kontrol etmesi, sol tarafından yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araçların varlığı halinde bu araçlar geçişlerini gerçekleştirdikten sonra kontrollü bir şekilde karşıya geçiş yapması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araca rağmen bu araç için kör nokta olarak bulunan sağ tarafından aracın önünden kontrolsüzce yola girip karşıya geçiş yapması sonucu meydana gelen olayda %100 asli kusurlu olduğu davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu kanaati bildirilmiştir.Davacı vekilinin rapora itiraz ederek harici olarak aldığı 11/03/2022 tarihli kusur mütalaa raporunu sunmuştur.Bu rapora göre davacı ...'in %25 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İ.T.Ü. Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan kusur raporuna göre; ATK Raporunda (03.08.2021 tarihli) yer alan kazanın oluşumuna iştirak olunduğu, kazanın oluşumunda davacının %100 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu yönünde rapor sunulduğu görülmüştür.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Mahkemece alınan ATK Trafik İhtisas ve İTÜ heyet kusur bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda davacı yayanın %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğu, kaza tespit tutanağına göre de davacının kusurlu olduğu, davalı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, haricen alınan kusur mütalâsına göre ise davalı sürücünün %75, davacının %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu durumda ATK Trafik İhtisas Dairesince ve İTÜ Makine fakültesince sunulan kusur raporunun birbiri ile örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü, alınan kusur raporuna göre de davacının tam kusurlu olması nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince ayrıca keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmamış olmasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı; bu durumda ... plakalı araç sürücüsüne yüklenecek bir kusur ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026