10. Hukuk Dairesi 2024/9346 E. , 2025/5231 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/723 E., 2024/1584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/554 E., 2023/699 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafın…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9346 E. , 2025/5231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/723 E., 2024/1584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/554 E., 2023/699 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 20.08.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: her ne kadar davacı vekili tarafından husumet Milli Savunma Bakanlığına yönlendirilmiş ise de 31.07.2016 tarihli ve 669 sayılı KHK’nın 106. maddesi uyarınca Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Asker Hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesi nedeniyle davanın Sağlık Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, 669 sayılı KHK gereğince Milli Savunma Bakanlığının taraf sıfatının kalmadığını, bu nedenle müvekkili ... açısından davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının dava dışı yüklenici firmaların işçisi olduğunu, çalışanların iş sağlığını ve güvenliğini sağlamakla asıl sorumlu olanın dava dışı yüklenici firma olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davanın kısmen kabulüne, 1- 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı ... Bakanlığına bağlı 3. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığına ait iş yerinde, yemek hazırlama ve sunma hizmetinin yanı sıra temizlik hizmetinin ifasını da üstlenen .... A.Ş. bünyesinde aşçı yardımcısı olarak çalışırken, 20.08.2014 tarihinde erat yemekhanesinde buzdolabının üzerindeki içinde yağ çözücü bulunan gıda analiz şişesi içindeki sıvıyı limon suyu zannederek içmesi sonucu yaralanması suretiyle iş kazası meydana gelmiş olduğu, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Ankara 47. İş Mahkemesinin 2021/120 Esas 2021/38 Karar sayılı kararı ile kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %20, dava dışı alt işveren ... A.Ş.'nin %60, davacı işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun ve davacının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %10,2 olduğunun tespit edildiği, yine BAM kararı ile davalı Bakanlığın, davaya konu edilen iş kazası nedeniyle meydana gelen zarardan dolayı sorumlu olduğunun kesinleştiği, davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, davalı tarafça yargılama aşamasında davanın ihbarı talebinde bulunulmadığı, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, davacının olay nedeni ile sürekli iş göremezlik kaybının oluştuğu, davacının gırtlak bölgesinin içtiği asit sebebiyle bir daha düzelmeyecek bir biçimde yanmış ve harap olması, tedavi süreci devam etmekte olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile paranın satın alma gücü birlikte dikkate alındığında, davacının uğradığı manevi zararın giderilmesi için 100.000,00 TL manevi tazminatın makul olduğu ve manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verildiği, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Müvekkilinin davaya konu iş kazası sonucunda astım - bronşit, alerjik astım, ağır uyku apnesi sendromu, yemek borusu, mide bağırsak harabiyetinden dolayı ömür boyu ayda 40-50 şişe şurup ve ilaç kullanarak hayatını idame ettirerek yaşayacak olduğunu, sürekli iş görmezlik oranı %10,2 olarak tespit edilmiş olsa da bu oranın gerçek maluliyetini yansıtmadığını, psikolojik olarak maluliyetinin çok daha yüksek olduğunu, gırtlak bölgesi içtiği asit sebebiyle bir daha düzelmeyecek bir biçimde yanmış ve harap olmuş, tedavi süreci devam etmekte olup yanan tahrip olan bölgenin iyileşme olasılığının da bulunmadığını, aşçılık mesleğini eskisi gibi icra etmek bir yana günlük yaşamındaki insani ihtiyaçlarını dahi karşılarken zorluk çekmekte olduğunu, kaldı ki davacıyı işten çıkardıklarını, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Mahkemece husumet, zamanaşımı ve diğer itirazlarının dikkate alınmamış olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirilmiş olduğundan davanın süre yönünden reddi gerektiğini, b. Davanın 669 sayılı Kanun gereğince Sağlık Bakanlığına yönlendirilmesi ve müvekkili Bakanlık açısından davanın husumet yokluğundan reddinin gerekmekte olduğunu, kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, 669 sayılı KHK gereğince Sağlık Bakanlığına tüm bilgi ve belgeler devir yapılmış olduğundan müvekkili Bakanlık nezdinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından dosyaya ibraz edilememiş olduğunu, davacının dava dışı yüklenici firmaların işçisi olduğunu, ihale makamı olan İdare ile fiili ve hukuki hiçbir bağları bulunmadığını, asıl sorumlunun dava dışı yüklenici firma olduğunu, ... ile davacının çalıştığı firma arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davanın, davacının nezdinde çalıştığı ve meydana gelen kazanın yaşandığı firma olan dava dışı Avira Gıda İnş. Araç Kiralama Taah.A.Ş.-Tam Sofraya ihbar edilerek gerekli tüm bilgi ve belgelerin toplanarak hüküm kurulması gerektiğini, c. İş kazasında dava dışı Konyaaltı Belediyesi ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin de kusurunun bulunduğunu, d. Hükmedilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, e. Alacağa işletilen faizin türü ve başlangıç tarihi yönünden de Mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.