11. Ceza Dairesi 2012/20537 E. , 2014/5133 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-TCK'nun 204/1 maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası, 2-TCK'nun 157/1,53/1,63 maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 5000 TL adli para cezası I- Sanık hakkında “dolandırıcılık" suçundan verilen karara karşı yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hak…
**11. Ceza Dairesi 2012/20537 E. , 2014/5133 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-TCK'nun 204/1 maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası, 2-TCK'nun 157/1,53/1,63 maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 5000 TL adli para cezası I- Sanık hakkında “dolandırıcılık" suçundan verilen karara karşı yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle mülga 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik " suçundan verilen karara karşı yapılan temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında, önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle; babasına ait çek karnesindeki iki adet çeki sahte olarak hazırlayıp imzalayarak, katılana verdiği iddiası ile açılan davada, sanığın, ... Hizmetleri adıyla ...k Aksaray İstanbul şubesindeki çek hesabının babasının adına olduğunu, katılana çeki teminat olarak verdiğini, babasının yerine de kendisinin imza attığını, babasına ait imza ve yazıların eli ürünü olduğunu, yapılan alışveriş nedeniyle çeklerin daha önceden teminat olarak verildiğini savunması, sanığın babası ...'un tanık olarak alınan beyanında ise bu savunmayı doğrulaması karşısında; çek karnesi sahibi olan babası tarafından çek düzenleme hususunda zımni bir yetki verildiği anlaşılan; sanığın üzerine atılı suçun, kast unsuru yönünden oluşmadığı cihetle beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Kabule ve uygulamaya göre de; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde 765 sayılı Yasa hükümlerine göre hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.