11. Ceza Dairesi 2010/14726 E. , 2010/15243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge verme suçundan; 213 sayılı VUK.nun 359/b-1 maddesi uyarınca 18 ay hapis cezası, CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan; 213 sayılı VUK.nun 359/a-2 maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası, CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına Bozmaya uyularak, yapılan duruşm
**11. Ceza Dairesi 2010/14726 E. , 2010/15243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge verme suçundan; 213 sayılı VUK.nun 359/b-1 maddesi uyarınca 18 ay hapis cezası, CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan; 213 sayılı VUK.nun 359/a-2 maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası, CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına Bozmaya uyularak, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında da açıklandığı üzere, iddianamedeki anlatıma ve dayanağı olan vergi suçu raporu ve ekleri içeriğine göre sanık hakkında 2000 ila 2003 takvim yıllarında “sahte fatura düzenlemek” suçlarından kamu davası açıldığı ve her takvim yılında işlenen suçların kendi içinde teselsül eden birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması yerine sahte belge düzenleme suçundan ayrı bir suç olan ve bu dava konusu yapılmayan muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek suçundan ve hangi takvim yılında işlenen suçla ilgili olduğu da belirtilmeksizin yazılı şekilde tek hüküm kurulması, 2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.4.2004 gün ve 47/101 sayılı kararında açıklandığı üzere vekalet ücretinin katılan yerine vekil yararına hükmolunması, 3-5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276.maddesiyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2.maddesi yönünden her hangi bir değerlendirme yapılmaması ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin uygulamama nedeni olarak gösterilen kasıtlı suçtan verilen mahkumiyet kararının adli sicilden silinme koşulları gerçekleşmiş olduğundan engel teşkil etmeyeceğinin gözetilmeyerek yetersiz gerekçe ile karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.